KADIN DÜNYANIN ZENCİSİ Mİ ?
ORTA DOĞU'DA DAHA ÇOK ZENCİ Mİ ?
Kadının Bedenine ilişkin her tür kararda başkaları söz sahibidir.
Din 'lerin kadınların saçını başını örtmeyi emrettiğini söylüyorlar. Cinsiyet ayrımcılığı yoluyla " insan haklarını" kökten tanımıyorlar.
Ülkemiz de yüksek öğrenim gören kadın oranı % 2 dir.
Her yıl şiddet gören kadın sayısı hızla yükselmektedir.
Tecavüze uğrayan kadın sayısı olağanüstü fazladır.
Kürtaj isteyen kadın için kürtaj yasaklanmaktadır.
Tecavüze uğrayan kadın gebe kalırsa kürtaj yaptıramayacak.
Kadınlar zenci mi ? İkinci sınıf olmaktan usandılar !
Sağlık Bakanımız " tecavüzden " olmuş çocuğun kirli görülemeyeceğini" , kadının doğurması gerektiğini söylemiş , dolaylı yoldan tecavüz eden adamı aklamıştır. Tecavüzcüler "mukaddes bir iş" yaptıkları iletisi alarak kendileri ile övünebileceklerdir. Sayın bakan toplumun neye karşı geldiğini karıştırmaktadır. Sanki tecavüzden doğan çocuklar var , belli ve biz onları aşağılıyoruz gibi .
Ankara belediye başkanı , kürtaj isteyen kadın karnında ki çocuktan ne istiyor , öldürecekse "kendini öldürsün " diyerek kimsenin yapamayacağı zeka ışıltısı bir öneri getirmiştir. Kendini öldüren kadının cenini nasıl yaşayacak belli değildir ? Herhalde doğurduktan sonra " kendini öldürebilir " demek istemektedir. Bu öneri daha büyük zeka pırıltısıdır. Annesiz çocuk ne de iyi büyür değil mi ?
Başka bir "aydın" erkek ; "doğacak çocuk rızıkını da getirir" diyerek yoksulluğa ve fakirliğe çare getirmiştir.
Köle kadar sadık olmayan , eşitlik talep eden kadın " başkaldıran asi" kabul edilmektedir.
Gerçekliği önceleyen kadına "erkek" gibi yaftası vurularak cinsiyeti sapkınlaştırılarak aşağılanmaktadır.
Cinsiyetlere "Rol" biçilerek , hizmet eksenli rolde daha çok görevlendirilmektedir.
Erkek aldatır ve kuma ya da metres getirirse öldürülemez , " hiçte namussuz olmaz", kadın maazallah birine suiniyetsiz , hoşlanmış gibi bakmış olsa bile cezalandırılır. Cinsellik alanında görülebilecek herhangi bir insani kusurunda veya hatasında, yada sadakatsizliği halinde , dedikodu (söylenti) yolu ile de sadakatsiz anılan kadın rejm edilebilir , dövülür , öldürülebilir, bıçaklanır , işkence görebilir.
Özellikle müslüman ve laik olmayan ülkelerde kadın miras alamamaktadır. Bizde çağdaş hukuk gereği , kadının eşit miras hakkı olduğu halde mirasını eşitlik temelinde alan binde 0,5 tir.
Biliyor muydunuz , hayvanlarda çeşit çeşittir cinsellik. Doğanın gereği salt üremek olan " çiftleşmeye" hedeflidir. Örneğin , bir erkek aslanın karşısında en az ikiden fazla , üç/dört/beş dişi aslan sırasını bekler. Eğer , başka bir erkek aslan işe karışır ya da yaklaşır gibi olursa dölleyecek olan erkek aslan tarafından fena halde bertaraf edilir.
Tek aslan tarafından döllenen dişi aslanlar iş bitince apayrı yollardan birbirinden uzaklaşır. Erkek kıvrıla , kıvrıla , kükreyerek ayrılır.
Dünyanın dört buçuk milyar yıllık varoluşu süresinde " analık hukuku" nun yazılışından beri kadın başka , başka tanımlanmıştır. Başka başka yönlere evrilmiştir. Kadın; çok kocalı ana kraliçe iken ticaretin ve paranın keşfedilmesinden sonra durum erkeklerin çok eşliliği doğrultusunda değişmiştir. 20 bin yıl kadar önce yer dinlerinin gelmesi ve ticaret hayatının derinleşmesi ile kadın bu günkü tanımlamalara ve sosyal algısına ulaşmıştır. Günümüzde uygarlığa evrimin en belirgin işareti ; cinsiyetler arası eşitlik derecesinde , diğer deyişle kadın erkek ilişkisinde aranmakta , bu ilişkiden uygarlık endazesi saptanmaktadır. Batılı değerlerin de en başat ölçümlenmesi bu alandır.
Hayvanların uygarlaşmak ve evrimleşmek , şu ya da bu biçimde evrilmek gibi bir dertleri yoktur. Hiç olmamıştır. 4,5 milyar sene aynı biçimde ve aynı nitelikte yaşamaktadırlar. Ne para basarlar ne banka işletirler. Ne kitap yazarlar ne de kitap basarlar. Ne tekerlekten uçağa araç yaparlar , ne de yatak odası mobilyası alırlar. Ne üniversite açarlar , ne de üniversite okurlar. Ne din için savaşırlar , ne din'leri vardır. Ne savaşsız bir orman isterler , ne de gerektiğinde savaşa karşı olurlar. Ne ordular kurarlar , ne de gerektiğinde ordu gibi hucum etmekten çekinirler. Ne moda tasarımı yaparlar , ne de moda düşünürler. Ne hapishaneler açarlar , ne de yargılarlar. Ne hukuk üretirler .. ne de yargıç yetiştirirler. Ne de çağdaş hukukun üstünlüğüne dayanan toplum örgüsü isterler.. İki yol vardır . Ya yaşamak , ya ölmek ! İki yoldan ölmek aynı zamanda cezadır. , Yaşamak ise yemek , dışkılama , üremek ve uyumaktır. Bir milyar yıl sonra ne olur , bilemiyorum. Yer kabuğunda büyük değişimlerden, jeolojik başkalaşımlardan sonra bile , büyük çoğunluğu bugün ne ise bir milyar sene sonra da o olacak herhalde !
Ya insan aynı mı olacak ?
Bu gün hayvan gibi değilsek bir milyar yıl sonra da hayvan gibi olmayacağız , bu günden de çok başka olacak insan...Ancak, bu gün gibi bir milyar yıl sonra da bugünde kalanlar olacak elbet. Bu gün de dünde kalmış, bilinçaltı kodlamaların dışına çıkamamış, aşkın olamamış , "id" inin, diğer anlatımla doğasının üstüne çıkamamış, süperegosu yüksek olmayan ve insan varlığına değerler yükleyememiş erkekli dünya kadını zencileştiriyor. Hayatı paylaşırken de ruhu ve beyni ile dikleşen ve sertleşen, insanlaşamayan erkekler, ya da erk olmuş topluluklar dünyayı yönetmemelidir. Erkeğin, kadınla üremek veya "ben doyumu" gereği kurduğu, diğer deyişle hayvani temelli "ben, id" iktidarlığı orada kalmalıdır. Hayatı paylaşırken insanlaşmalıdır. İnsanlaşmaya ihtiyaç duyacak kadar değer yüklenmiş olmalıdır. Kadın kendi bedeni üzerinden yürütülen esareti kırmalıdır. Aynen zencilerin eşitlik mücadelesi gibi.
Döllenen dişi aslan gibi döllenen kadının mutlaka doğurması mı gerekiyor ?
leyla erdem yiğit
3 haziran 2012
ORTA DOĞU'DA DAHA ÇOK ZENCİ Mİ ?
Kadının Bedenine ilişkin her tür kararda başkaları söz sahibidir.
Din 'lerin kadınların saçını başını örtmeyi emrettiğini söylüyorlar. Cinsiyet ayrımcılığı yoluyla " insan haklarını" kökten tanımıyorlar.
Ülkemiz de yüksek öğrenim gören kadın oranı % 2 dir.
Her yıl şiddet gören kadın sayısı hızla yükselmektedir.
Tecavüze uğrayan kadın sayısı olağanüstü fazladır.
Kürtaj isteyen kadın için kürtaj yasaklanmaktadır.
Tecavüze uğrayan kadın gebe kalırsa kürtaj yaptıramayacak.
Kadınlar zenci mi ? İkinci sınıf olmaktan usandılar !
Sağlık Bakanımız " tecavüzden " olmuş çocuğun kirli görülemeyeceğini" , kadının doğurması gerektiğini söylemiş , dolaylı yoldan tecavüz eden adamı aklamıştır. Tecavüzcüler "mukaddes bir iş" yaptıkları iletisi alarak kendileri ile övünebileceklerdir. Sayın bakan toplumun neye karşı geldiğini karıştırmaktadır. Sanki tecavüzden doğan çocuklar var , belli ve biz onları aşağılıyoruz gibi .
Ankara belediye başkanı , kürtaj isteyen kadın karnında ki çocuktan ne istiyor , öldürecekse "kendini öldürsün " diyerek kimsenin yapamayacağı zeka ışıltısı bir öneri getirmiştir. Kendini öldüren kadının cenini nasıl yaşayacak belli değildir ? Herhalde doğurduktan sonra " kendini öldürebilir " demek istemektedir. Bu öneri daha büyük zeka pırıltısıdır. Annesiz çocuk ne de iyi büyür değil mi ?
Başka bir "aydın" erkek ; "doğacak çocuk rızıkını da getirir" diyerek yoksulluğa ve fakirliğe çare getirmiştir.
Köle kadar sadık olmayan , eşitlik talep eden kadın " başkaldıran asi" kabul edilmektedir.
Gerçekliği önceleyen kadına "erkek" gibi yaftası vurularak cinsiyeti sapkınlaştırılarak aşağılanmaktadır.
Cinsiyetlere "Rol" biçilerek , hizmet eksenli rolde daha çok görevlendirilmektedir.
Erkek aldatır ve kuma ya da metres getirirse öldürülemez , " hiçte namussuz olmaz", kadın maazallah birine suiniyetsiz , hoşlanmış gibi bakmış olsa bile cezalandırılır. Cinsellik alanında görülebilecek herhangi bir insani kusurunda veya hatasında, yada sadakatsizliği halinde , dedikodu (söylenti) yolu ile de sadakatsiz anılan kadın rejm edilebilir , dövülür , öldürülebilir, bıçaklanır , işkence görebilir.
Özellikle müslüman ve laik olmayan ülkelerde kadın miras alamamaktadır. Bizde çağdaş hukuk gereği , kadının eşit miras hakkı olduğu halde mirasını eşitlik temelinde alan binde 0,5 tir.
Biliyor muydunuz , hayvanlarda çeşit çeşittir cinsellik. Doğanın gereği salt üremek olan " çiftleşmeye" hedeflidir. Örneğin , bir erkek aslanın karşısında en az ikiden fazla , üç/dört/beş dişi aslan sırasını bekler. Eğer , başka bir erkek aslan işe karışır ya da yaklaşır gibi olursa dölleyecek olan erkek aslan tarafından fena halde bertaraf edilir.
Tek aslan tarafından döllenen dişi aslanlar iş bitince apayrı yollardan birbirinden uzaklaşır. Erkek kıvrıla , kıvrıla , kükreyerek ayrılır.
Dünyanın dört buçuk milyar yıllık varoluşu süresinde " analık hukuku" nun yazılışından beri kadın başka , başka tanımlanmıştır. Başka başka yönlere evrilmiştir. Kadın; çok kocalı ana kraliçe iken ticaretin ve paranın keşfedilmesinden sonra durum erkeklerin çok eşliliği doğrultusunda değişmiştir. 20 bin yıl kadar önce yer dinlerinin gelmesi ve ticaret hayatının derinleşmesi ile kadın bu günkü tanımlamalara ve sosyal algısına ulaşmıştır. Günümüzde uygarlığa evrimin en belirgin işareti ; cinsiyetler arası eşitlik derecesinde , diğer deyişle kadın erkek ilişkisinde aranmakta , bu ilişkiden uygarlık endazesi saptanmaktadır. Batılı değerlerin de en başat ölçümlenmesi bu alandır.
Hayvanların uygarlaşmak ve evrimleşmek , şu ya da bu biçimde evrilmek gibi bir dertleri yoktur. Hiç olmamıştır. 4,5 milyar sene aynı biçimde ve aynı nitelikte yaşamaktadırlar. Ne para basarlar ne banka işletirler. Ne kitap yazarlar ne de kitap basarlar. Ne tekerlekten uçağa araç yaparlar , ne de yatak odası mobilyası alırlar. Ne üniversite açarlar , ne de üniversite okurlar. Ne din için savaşırlar , ne din'leri vardır. Ne savaşsız bir orman isterler , ne de gerektiğinde savaşa karşı olurlar. Ne ordular kurarlar , ne de gerektiğinde ordu gibi hucum etmekten çekinirler. Ne moda tasarımı yaparlar , ne de moda düşünürler. Ne hapishaneler açarlar , ne de yargılarlar. Ne hukuk üretirler .. ne de yargıç yetiştirirler. Ne de çağdaş hukukun üstünlüğüne dayanan toplum örgüsü isterler.. İki yol vardır . Ya yaşamak , ya ölmek ! İki yoldan ölmek aynı zamanda cezadır. , Yaşamak ise yemek , dışkılama , üremek ve uyumaktır. Bir milyar yıl sonra ne olur , bilemiyorum. Yer kabuğunda büyük değişimlerden, jeolojik başkalaşımlardan sonra bile , büyük çoğunluğu bugün ne ise bir milyar sene sonra da o olacak herhalde !
Ya insan aynı mı olacak ?
Bu gün hayvan gibi değilsek bir milyar yıl sonra da hayvan gibi olmayacağız , bu günden de çok başka olacak insan...Ancak, bu gün gibi bir milyar yıl sonra da bugünde kalanlar olacak elbet. Bu gün de dünde kalmış, bilinçaltı kodlamaların dışına çıkamamış, aşkın olamamış , "id" inin, diğer anlatımla doğasının üstüne çıkamamış, süperegosu yüksek olmayan ve insan varlığına değerler yükleyememiş erkekli dünya kadını zencileştiriyor. Hayatı paylaşırken de ruhu ve beyni ile dikleşen ve sertleşen, insanlaşamayan erkekler, ya da erk olmuş topluluklar dünyayı yönetmemelidir. Erkeğin, kadınla üremek veya "ben doyumu" gereği kurduğu, diğer deyişle hayvani temelli "ben, id" iktidarlığı orada kalmalıdır. Hayatı paylaşırken insanlaşmalıdır. İnsanlaşmaya ihtiyaç duyacak kadar değer yüklenmiş olmalıdır. Kadın kendi bedeni üzerinden yürütülen esareti kırmalıdır. Aynen zencilerin eşitlik mücadelesi gibi.
Döllenen dişi aslan gibi döllenen kadının mutlaka doğurması mı gerekiyor ?
leyla erdem yiğit
3 haziran 2012

