Güneşi yeyüzüne indirenler gerçek sanatçılar bilim ve insan zekasıdır . Ahlak ve erdem bunların ürünüdür. Değerli Fazıl Say'a yapılanları ve gitmek zorunda bırakılmasını , yalnızlığını ayıplıyorum. Uygarlığın ve insanlığın geleceğinde siz olmayacaksınız !!Fazıl Say olacaktır ! Kötüleri iyiler yapan bir dünya insanlığın , sanatın ve bilimin eseridir. leyla erdem yiğit 2012 / nisan 22
7.01.2014
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ile eşi Birgül Feyzioğlu boşandılar. TBB Başkanı konuya dair bir açıklama yaptı. Feyzioğlu yaptığı açıklamada boşandığı eşi Birgül Feyzioğlu için övgü dolu sözler kullandı.
O açıklamayı tam metin yayınlıyoruz:
“Basında Medeni Durumumla Ilgili Bugün Çıkan Haberlerle İlgili Kamuoyuna Duyuru
Eşim Birgül Feyzioğlu ile Nisan ayında, kızlarımızın da görüşlerini alarak, evlilik birliğimizi sonlandırmış bulunuyoruz.
Birgül Hanımefendi, avukatlık ortağım, çocuklarımın annesi, dert ortağım, canımdan aziz bildiğim can yoldaşım, daima kutsallarımın en başında olmuştur ve nefes aldığım sürece öyle de olacaktır.
Kendisine 28 yıllık dostluğumuzda "beni ben yaptığı ve yapmaya devam edeceği" ve hiçbir eşin dayanması kolay kolay mümkün olmayan insan üstü çalışma tempoma yıllarca hoşgörü gösterip, bütün mücadelelerimde yanımda yer aldığı için, bir değil bir kaç ömür bile yaşasam ödeyemeyeceğim şükran borcum vardır.
Her Türk Ailesi gibi özel hayatını topluma açmaktan haz etmeyen bir aile olarak, bu gelişme hakkında bilgilendikten sonra yalnızca bizi ilgilendiren bu ayrılıkla ilgili ailemizi rencide edici ileri geri yorumlar yapılmamasını rica ederiz.
Saygılarımızla.
FEYZİOĞLU AİLESİ ADINA
BOŞANMA ......!
Bana göre insanın vicdanı, karakterinin rengi , iradesini ödünç kullanıp kullanmadığı , daha doğrusu kötü bir dil ile söylersem " ne mal olduğunu" (cinsellik) libido ilişkisi olan insan ile arasında olan bitenler, söylemler ve tutumlar gösterir.
Diğer alanlar oldukça fluğ ve romantiktir. Bilinenin aksine libidal ilşkilerde romantizm yoktur. Kalitesi ve biyolojik yapısı ne ise oyle davranılır.
Bizde bu tür konular asla konuşulmadığı , tartışılmadığı için yitirdiğimiz ve kazanamadığımız değerler vardır.
SN M.Feyzioğlu'nu aşağıda ki sözleri , mükemmel yaklaşımı . için kutlamak doğru olacak !
Evlilik kadar, haklı nedenlerle olmak kaydı ile iyilik hali yaşamak için boşanmak ta çok normaldir.
Ama bizde böyle mi ? Felaket haline dönüşüyor. Ailelerden biri hayatı, para ve maddi çıkardan ibaret algılıyorsa diğerinin boşanma isteğinİ tüccarca ELE ALIYOR , maddi çıkarlar elde ederek "evet" diyebiliyor.
AŞK , SEVGİ VE LİBİDAL DÜRTÜ pazarlık metasına dönüşüyor.
Nezaket, ölçülü dil kullanmak hayal olabiliyor.
Düşmanca bir tutum ile taraflar birbirlerini kamuya açık yeriyor , tehdit edebiliyor.
Bir taraf diğer tarafı manipüle edebiliyor. Zaaf içeren yanlarını değersizleştirmek için eğip , büküyor.
Bu hal kuşkusuz okumuş , okumamış herkeste değişebiliyorsa da biçimde AYRI , özünde AYNI sürgit devam ediyor.
Boşanmanın sadece kötülük halinde olabileceği kabul edilmektedir...Diğer hiçbir özel yada toplumsal olarak, sadece o çifti ilgilendirecek nedenlerle olabileceğini gelenekçi , Ortadoğu' lu toplumlarda insanlar düşünmemektedirler .
Tabip ve öğretmen olan bir çiftin , kızlarının kayınvalidesi için " boşanmış bir kadın evlilik dersi veremez" demekten hiç utanmadıklarını gördüğümde birkaç yüz yıl sonra doğmuş olmayı düşünmüştüm.
Oysa, boşanırken olan biten insanlığın faturasıdır. !
.Ailelerin, eşlerin içtenlikle açık olacağı , herşeyi yeniden konuşacağı ve birbirlerini dinlemesi gerekli en önemli dönem boşanma dönemidir. Aksine bizde düşman mevzilere çekilerek boşanmalar gerçekleşmektedir.
Tersi olabilseydi bu günkü iktidarlar , yöneticiler , hukukun sefaleti, büyük acılarımız asla olamazdı ki !
Sn. Metin Feyzioğlu ve eşinin anlamlı , uygar hayat algısı ve davranışınn önünde saygı ile eğiliyorum.
Dileğim bu tutumun toplumsal karakter kazanmasıdır.
29 haziran 2014 / Leyla erdem yiğit
Bana göre insanın vicdanı, karakterinin rengi , iradesini ödünç kullanıp kullanmadığı , daha doğrusu kötü bir dil ile söylersem " ne mal olduğunu" (cinsellik) libido ilişkisi olan insan ile arasında olan bitenler, söylemler ve tutumlar gösterir.
Diğer alanlar oldukça fluğ ve romantiktir. Bilinenin aksine libidal ilşkilerde romantizm yoktur. Kalitesi ve biyolojik yapısı ne ise oyle davranılır.
Bizde bu tür konular asla konuşulmadığı , tartışılmadığı için yitirdiğimiz ve kazanamadığımız değerler vardır.
SN M.Feyzioğlu'nu aşağıda ki sözleri , mükemmel yaklaşımı . için kutlamak doğru olacak !
Evlilik kadar, haklı nedenlerle olmak kaydı ile iyilik hali yaşamak için boşanmak ta çok normaldir.
Ama bizde böyle mi ? Felaket haline dönüşüyor. Ailelerden biri hayatı, para ve maddi çıkardan ibaret algılıyorsa diğerinin boşanma isteğinİ tüccarca ELE ALIYOR , maddi çıkarlar elde ederek "evet" diyebiliyor.
AŞK , SEVGİ VE LİBİDAL DÜRTÜ pazarlık metasına dönüşüyor.
Nezaket, ölçülü dil kullanmak hayal olabiliyor.
Düşmanca bir tutum ile taraflar birbirlerini kamuya açık yeriyor , tehdit edebiliyor.
Bir taraf diğer tarafı manipüle edebiliyor. Zaaf içeren yanlarını değersizleştirmek için eğip , büküyor.
Bu hal kuşkusuz okumuş , okumamış herkeste değişebiliyorsa da biçimde AYRI , özünde AYNI sürgit devam ediyor.
Boşanmanın sadece kötülük halinde olabileceği kabul edilmektedir...Diğer hiçbir özel yada toplumsal olarak, sadece o çifti ilgilendirecek nedenlerle olabileceğini gelenekçi , Ortadoğu' lu toplumlarda insanlar düşünmemektedirler .
Tabip ve öğretmen olan bir çiftin , kızlarının kayınvalidesi için " boşanmış bir kadın evlilik dersi veremez" demekten hiç utanmadıklarını gördüğümde birkaç yüz yıl sonra doğmuş olmayı düşünmüştüm.
Oysa, boşanırken olan biten insanlığın faturasıdır. !
.Ailelerin, eşlerin içtenlikle açık olacağı , herşeyi yeniden konuşacağı ve birbirlerini dinlemesi gerekli en önemli dönem boşanma dönemidir. Aksine bizde düşman mevzilere çekilerek boşanmalar gerçekleşmektedir.
Tersi olabilseydi bu günkü iktidarlar , yöneticiler , hukukun sefaleti, büyük acılarımız asla olamazdı ki !
Sn. Metin Feyzioğlu ve eşinin anlamlı , uygar hayat algısı ve davranışınn önünde saygı ile eğiliyorum.
Dileğim bu tutumun toplumsal karakter kazanmasıdır.
29 haziran 2014 / Leyla erdem yiğit
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
.jpg)
