Sayfalar

12.22.2025

 Değerli Yılmaz Özdil,

Demokrasi ve insanlık kahramanı UĞUR MUMCU, vaktiyle okuyucuların güven ve soluk almak kaynağıydı. Benim kuşağım olan 70-80 kuşağı U.MUMCU ve o'na yakın akademisyenler ile soluk alıyorduk. Onları okudukça ve dinledikçe İç dünyamız aydınlanıyor ve şimdi yaşadığımız günlerin filizlendiği alacakaranlığın koyulaşmasına karşı direnmek ve engel olmak gücü kazanıyorduk. GENÇLİK ve MASUM HALK; UĞUR Mumcu , A.TANER KIŞLALI, MUAMMER AKSOY, BAHRİYE ÜÇOK GİBİ AYDIN OLAN AKADEMİSYEN VE GAZETECİLERE, adalete , hukukun üstünlüğüne, vicdan kavramına ,erdemin - doğruluğun kazandıracağı sonsuz saygınlığa, Tanrı'ya inanır gibi inanıyordu. ONLAR YANSIZDI. "İRFANI HÜR VİCDANLARI HÜRDÜ"Başka anlatımla bilimseldiler. Bağımsız idiler. Ve çok çalışkan , EMEK veren İNSANLARDI. İnsanlık UTANMAYI bildiği için mi O AYDINLARI ÜRETTİ, YOKSA ONLAR ÇOK BÜYÜK OLDUKLARI İÇİN Mİ ORTAYA ÇIKMIŞLARDI bilemiyorum. 1980 12 EYLÜLÜNDEN ÇOK ÖNCEYDİ. EVLİLİĞİMİN ÇOCUKSUZ İLK DÖNEMLERİNDEYDİM. Ankara'da Kızılay'DA DİVAN OTELİ SİRASINDA Kİ CUMHURİYET GAZETESİNİN ANKARA BÜROSUNA SOĞUK BİR KIŞ GÜNÜ GİTTİM. KAPIDA Kİ GÖREVLİ'YE gazeteci Uğur Mumcu 'yu görmek istediğimi ilettim. Sıcak kanlı genç bir adam "tamam" dedi. Bir kaç dakika geçmedi dar bir yazı odasında UĞUR MUMCU karşısındaydım. Bir saate varan yığınla konuyu konuştuk. " iyi ki çocuğun yok, çocuğunla harap ederlerdi seni.." dedi. O zaman tarikat ve cemaatler henüz ürkek, çekimser, dikkatli ve lokal örgütleniyorlar, ancak mahalle temizlği yapıyorlardı. Bursa cemaat ve tarikatlerin konforlu olduğu kentlerimizden biriydi. Ben de "BURSA OLAY" GAZETESNDE köşe yazıları yazıyordum. Uğur MUMCU 'YA örnekler götürdüm. İnceledi, Büyük tevazu gösterdi birkaç köşe yazımı okudu bile.. Ömrümce unutamayacağım asalet dolu gözlerinde ki ışık keskinleşmişti. Analiz yaptı. Yüreklendirdi. Dayanamadım ağladım.. . O asaletli, aydın ve insan adam ile yeniden görüşmek üzere vedalaştım. Ogünden bu güne yıllar geçti. "12 EYLÜL 1980 DARBESİNİ" yaŞadım. MESLEĞİMDEN İKİ YIL İHRAÇ EDİLDİM. ÇİLE, EZA, ÖFKE, YAPAYALNIZLIK, CEHALET VE YALAN DERYASINDA BOĞLDUM.
Değerli Yılmaz Özdil, hayat kesitimden minik notumu sizin değerlendircek yüksek düzeyinize inanmam nedeniyle yazdım. Sizi, okumak için ÇOK TA zamanIMI AYIRMAZDIM. .Ta ki Sn İPEK ÖZBEY ile "Kırmızı Beyaz"programını özenle dinledikten sonra hakkınızda ki değerlendirmem tamamen değişti. Sizi ÇOK ZEKİ ,İNSAN, BİLİMSEL-analitik ve güvenilir buldum. 1990 yılından bu yana İZMİR'DEYİM. Mavişehir'de oturuyorum. . ABD de EMAYTİDE doktora yapmış, ŞİMDİ ABD OLAN TEK oğlum var. Kültürel derinliği var zannedilen bir mahallede oturuyorum. Burada demokrasiyi neden kuramadığımızı, 500 yıl daha kuramayacağımızı düşünmekten kendimi alamıyorum. Sizi görmek şansım olursa anlatacaklarım çok uzun olacak. Ortalama on bin lira aidat ödentisi ile AYLIK, 15 milyonu aşan finansman ile işletme projesi olan BİR SİTEDEYİM. BLOK yönetimleri İLE İÇ İÇE OLAN "AL GÜLÜM VER GÜLÜM " ALIŞVERİŞİNİN NORMALLEŞTİĞİ BLOK ve SİTE yönetimlerini irdelemenizi ne çok isterim. Size ulaşabilmek ümidiyle, sevgi ve saygılariımı bidiriyor, hayat sevinci diliyorum.
leyla erdem yiğit22 aralık 2025