2 / 734


![]() ![]()
Değerli üyeler ,
İzmir "Halk dayanıması" hareketini benimsemeye devam ediyorum . Kötülerin dayanışmasının karşısında iyilerin , diğer anlatımla ;halkın dayanışmasının doğruluğu tartışılamaz. Bu açıdan da sizi daha içten benimsiyorum.
Halk dayanışmasının gelişmesi için "katkı,görüş ve önermelerin" bildirilmesi talebinize yanıt verebilmek için önce 15 temmuz 2016 gecesine dek olan nesnel durumu kabaca dillendirmek istiyorum.
2002 kasım ayı genel seçiminde iktidara gelen AKP siyasi erki yani karşı devrimciler ve bilim düşmanları uzun yıllardır ciddi bir muhalefet ile karşılaşmadılar. Muhalefet ve baskı gurupları ile karşılaşmadıkları gibi , TC nin kuruluş amacının doğal yasası yada karakterine mutlak uyumlu davranması gereken bütün bakanlıklar ve kurumlar da bu nitelikte ki siyasi erki örtülü veya açık desteklemekte sakınca görmediler.. Direnç gösterilmediği gibi çok kolay olan yandaş tutum sergilemeyi daha uygun gördüler.
Siyasetin ve hayatın bütün değerlerinin yıkılmasına "ileri demokrasi" adını verdiler. Adalet ve hukuk bir cemaatin elinde diğer cemaatlerin çıkarlarına göre , toplam çıkarların da siyaset mafyalarına dağılım esaslarına göre işledi.. Halk şaşırdı , çaresizleşti. Laik , parlamenter sistem ve devlet aygıtları Ortadoğu'nun üçüncü sınıf liderliği gibi liderliklerin vesayetine terkedildi. Bu süreçte ve sürekli olarak yerli ve yaban çıkar merkezleri ve yaslandıkları efendi ülkeler TSK leri ile uğraştı. .. Saygınlığını tüketerek KIBRIS VE KÜRT sorununda ulusun talep ve direncini yok etmek istediler. Denizlerimizi ve boğazları serbestçe , kullanmak istediler. Önce TSK leri Balyoz , Ergenekon , Casusluk gibi uydurma davalarla zaafa düşürüldü. Sonra da 15 temmuz 2916 da bana göre ; din kökenli melez bir darbe ile yok edilmek istendi
Bir ulusun iyilik ve demokrasi barometresi olanEğitim- Öğretim gibi sistematik kurgulanacak , insanın doğal varlığını insanlaştırmayı hedefleyen ve bilime dayanması zorunlu olan " Milli eğitimimiz" tamamen uhrevi dayanaklardan gelişen besleme'ye ( BESLEME_ İTAATKAR HİZMETKARLAR ) dönüştürüldü Bu gerçek halk nezdinde iktidarın " dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz" söylemi ile fiili ve sosyolojik anlam kazandı. Her şey bu temelde yapılandırıldı. Yüzlerce dini vakif ve dernek kurularak , binlerce maaşlı gazeteci ve savunucu eliyle bir tür örtülü baskı merkezleri kuruldu.
Üretim ekonomisi kökten terkettirildi.. Paradan para kazanmak merkezi politikaya dönüştü.. Çalışan herkese kendi elleriyle ve kredi kartı marifeti ile geleceğine ipotek koyduruldu. Milyonlarca insan " "globalleşme" gerekçesi finans sermayeye teslim edildi. ..
Siyasi mafya gurupların yarışına uygun olarak TC İhale kanunu 167 kez değiştirildi. Emperyalizm ; düna finans kapital işbirliği hiçkimsenin itiraz edemeyeceği "kanal istanbul" ve köprüler gibi devasa yatırımları AKP iktidarının bizzat kendine; kendi ömrünün uzaması için propaganda olarak kullandırdı, kullandırıyor. Siyasi erk hazineyi pervasızca kullanıyor.. Muhalefet ise sadece susuyor. Konuşunca da beceriksizliği deşifre oluyor.
AKP nin senelerdir yapageldiği bu iç yapılanmaya uygun DIŞ politika uygulatıldı.. İktidarda ki AKP, Jeopolitik gerçeğimizi anlamadı.. , Ulusal çıkarlarımız ters yüz edilerek, garip hayaller peşine düştü. TC ni Osmanlı bakiyesi olarak, Ortadoğuda ki güya lider ülke olmak için ne lazımsa yapıldı. Ancak toplumsal talepler ve jeopolitik gerçekler bu isteği tanımazdı , tanımadı.. Kendi yatağından aktı , akıyor.
15 Temmuz 2016 gecesine bu "gaflet" içinde gelindi.. Bana göre ve şimdiye dek anlayabildiğim verilerin ışığında 15 temmuz darbesi ; bir cemaatin marifeti ile TC üniter devletine hakim olmak, diğer cemaatleri emrine almak , müridler arası çekişmeyi sonlandırmak , Üniter devleti parçalamak ve PKK yı yeniden ihya ederek dinci federe bir TC ne dönüşmeyi hedeflemekteydi..
Bana göre AKP de normal bir siyasi parti değildir. Cemaat partisidir. Darbeyi yapan emperyalizmin emrinde ki FETÖ cemaati de; AKP nin içinde ki etkili bir kanattı. Emperyalizm bu defa AKP yi değil , DARBE yaptırarak Fetö'yü tercih edecekti olmadı .. Darbe bizzat TSK nın kendisi tarafından engellendi...Darbe girişimini "Halk önledi" denemez. "Halkın gücü , tankın gücünü yendi " söylemi sadece bir tesellidir.
Her gün darbeyi reddeden halka ilişkin yapılan ve medyadan izlediğimiz , dinlediğimiz abartılı halk popülizmi AKP iktidarının ve yönetenlerinin "bak ben ne kadar güçlüyüm" iletisi için olduğunu düşünüyorum. Her gece halkı meydanlarda tutmanın ise ; (beni seviyorlar , benim liderliğime ve yönettiğim AKP İKTİDARINA ihtiyaç var) demek istemenin ötesinde olup olmadığını henüz anlayabilmiş değilim. Zaman ile anlayabileceğim. .
Değerli üyeler , buraya kadar nesnel olmaya çalışarak durumumuzu açıklamaya çalıştım. Ancak , ben sahada olan gazeteci , bütün bilgi akışını alabilen bir kurumun görevlisi , ya da milletvekili değilim. Sırada ki bir yurttaşım. Elbette başka açıklamaların , bilgilerin , bileşkelerin ışığında yeni düşüncelerim olacak.
Şimdilik önerilerim başlığında şunları yazabilirim.
1- "halk dayanışması" kurulunun ilk görevi bu durumların doğru analiz edilmesine yol vermek, yöntembulmak olmalıdır.... Kitlelerin duyabileceği kanalları kullanmak ve halkoyu oluşturmaktır.
Neden , niçin , nasıl sorularını yanıtlayarak dayanışılan kümeleri aydınlatmak zorunludur.
2- Olacaklar ne olabilir ve ne yapmalıyız ? sorusu dört başı mükemmel tartışılmalıdır. Bütün görüşler saygı ile aklın süzgecine vurulmalıdır.
3- Gerçekten genişlemenin önemli bir yolu da şudur ; Gerçek aydınlanmacıları , erdemli insanları dayanışmaya katabilmek ve etkin saygı uyandıracak çekirdek gurubu oluşturabilmektir.
Üçüncü sınıf toplumlara özgü olan ; düşünmeden düşünce polisliği yapmaya fırsat vermemek şarttır ve gerekmektedir.
4- Mali durum için imece tartışılmalıdır.
5- Nutuk okunması çok iyidir. .Ancak örneklenmesi daha çok önemlidir. .
Laik rejimin ne olduğu , devlet ile siyasal iktidarların farkı pratikten anlatılmalıdır.
6- Tarihi geçmişinden öğrenmeyi ama ; geleceğinden anlamanın çok önem kazandığını bilmeli ve geleceğine hazırlanmak tercih edilmelidir.
7- M.K .Atatürk'ün bu günde, yarınlarda da geçerli olacak özellikle bağımsızlıkçı ve halkçı taraflarını siyasi örneklerle halka anlatmak gerekmektedir.
8- Keşke belediyelerimizin yardımlarını alarak HAYATIN PRATİĞİNDE ATATÜRK ENSTİTÜSÜ kurabilsek istemezmiydiniz ? Orada aydınlanmacı herkes görev alabilse faydalı olmaz mı ?
Halk dayanışması üyelerini tanıdıkça önerilerim olacaktır. Henüz elimde yeni düşünceleri oluşturacak özgün hiçbir veri yoktur.
Baki sevgi ve saygı ile.
leyla erdem yiğit
28 temmuz 2016
| |||||||