Aşağıdaki yazım 15 temmuz öncsinde 25 haziran 2016(bir yıl bir ay önce) günü yazılmıştır.
Tekrar Yayınlamayı uygun gördüm. Saygı ile
Tekrar Yayınlamayı uygun gördüm. Saygı ile
BALIKESİR , ANİDEN !
Bugün cennet köşesi bu sahil kasabasında; , Balıkesir 'de oturduğum 52 evler mahallesinden çok eski yıllardan tanıdığım bir sakine rasladım... Ben tanıyamadım , o tanıdı.! Kafeye oturakaldık uzun saatler... Doğrusu ya, biraz kırık duygu içinde ve alaza kalkan yürek yangını ile konuştum.
------ "Sizi gürmem ne kadar iyi oldu bilebilseniz " dedi.
------ Anlaşılıyor dedim.
------- Durmaksızın içimde yangın olan sizi görüp şimdi söyleyeceklerimi söylemek ve o zaman cahillerin ocağına odun attığım için özür dilemek bambaşka , Allahın lutfu oldu. "
-------- Çok geç ama !
-------- "OLSUN" dedi.
-------- İnsan bazen olağanüstü cehaletin iyiliği . erdemi, iradeyi ve aklı yenebileceğini zannetmesi karşısında yaşadığı derin acıları ürpererek hissediyor ve muhataplarına sadece acıyor .
Değerli okur ,
Bu raslantıyı, aşağıda ki tespitlerimi VE kısmen bazı gerçekleri paylaşmak için yazdım.
Bir kaç.gün sonra Ramazan - dini bayrami yaşayacağız. Dini bayramların olması değil, bu bayramların ve DİN'lerin arkasından insanlığın sessizce iftira YÖNTEMİ İLE KATLEDİLMESİ BÜYÜK SUÇTUR.....
Bu suçların bir numaralı yerlerinden biri TARİKAT VE CEMAAT CENNETİ OLAN BALIKESİR'DİR. Zamanın her partiden milletvekilleri açık ve gizli cemaat ve tarikatlerin onayından geçerdi... Özellikle 1985 / 98 yılları arasında, FETÖ ürgütünün önderliğinde bu günlerin iktidarı uğruna; Balıkesir'deki Atatürkçü ve aydınlanmacı okumuş kadınlar tek tek tüketildi.
Kimisi nin eşlerine "karın seni aldatıyor" , kimisinin eşlerine "kadın erkek değildir , siyasete karıştırılmaz" , kimisinin eşinin zaaflarını öne çıkararak , " BU DİNSİZ karını boşarsan , kazan dığın büyük şeyler olacak" dediler.....
Kamuda eşleri çalışan kadınlara kafesler kuruldu , tuzaklardan geçirildi..!
Bazılarını akşamın ilk karanlığında oturdukları lojmanlarda evine girerken arkadan sarılarak taciz ettiler.! Ve kaçtılar.
Bu ve bunun gibi her türlü kapana kıstırılan kadınlar yılmayınca eşlerinin çalıştıkları kurumlarda "eşin orospu gibi.." imajını ve değersizleştirme duygusunu esas yaptılar.
Buna ilk inanan sizin eşiniz olabilirdi , oldu da....! Buna ilk inanan komşunuz , arkadaşlarınız olabilirdi oldu da.
Ben şimdi AKP nin yalandan söylediği , hemde "dünya lideri" dedikleri ilk adamlarının ağzından dinlediğimiz;
"camide içki içtiler" ,
"baş örtülü bacımın üzerine işediler" ,
"....kadın yarım kadındır" ,
" kürtaj günahkarlıktır "
"kadının gülmesi ayıptır" gİbi ve benzeri bir çok yalanı dinlediğimde derinden derinden gizli nefretle gülümsüyorum..
TSK , diğer deyişle Askere açılan ..Fuhuş Casusluk, Ergenekon , Balyoz gibi davaları duyduğumda hiçbir biçimde şaşmadım. Hepsinin dipten uydurma olduğunu , vicdansızlık ve toplumsal çılgınlığın hiç anormal olmadığını biliyordum. Ayrıca uygun olan kurumlar ve kişilerin şizoit , psikonevrotik toplumsal kişilikieri alevlendirmek yoluyla nasıl kullandıklarını da çoktan biliyordum.
Bu gün , vaktiyle benim , benim gibilerin , aydın ve özellikle Kemalist dedikleri Atatürk'çü kadınların başına örülen tuzakların bin beteri bütün Türkiye ye örülüyor , vaaz ediliyor..
Dinledikçe acı duyuyorum..
Vaktiyle bizim başımıza gelenlerin son organize hali ve siyasi erk'i şimdi Türkiye'yi yönetiyor diye düşünüyorum.
Batılı ülkelerin aydınlanma öncesi yaşadığı Engizisyon İŞKENCELERİ ÇAĞIMIZDA , BU DÖNEMDE KILIF VE YÖNTEM DEĞİŞTİRDİ. Bunu BİZDE ilk uygulayan FETÖ ve benzerleri oldu. Kişilik ve kişilerden başladılar , kitlelere ulaştılar, sonra iktidar oldular.
Parayı yağmur gibi kullandılar. KULLANILMAYANLARI kumpasa aldılar.
Zehirlendik, değiştik , ayakta öldük !
PKK ile ulusun mücadelesini sömüren ve o'nun arkasında taraftar kazanan gerici erk ve FETÖ' NÜN eski kadim dostları olan ama ; şimdi düşmanmış gibi davranan güçlüler her Alah'ın oruç gününde BAS BAS bağırıyorlar .
Dinliyoruz !
Konuşan FETÖ başı olsaydı da aynı konuları aynı kişilerle , aynı açıdan konuşurdu . Değişen bir şey mi olurdu ?
Ben sekiz yaşında ki oğlumla vakti zmanında Blıkesir''i terk ettim. Resmi kuruluştan ayrıldım. İZMİR'DE KİT kuruluşuna girdim. Oraya da yetiştiler. Kooperatif yolu ile kurulmuş ve bitirilerek tapu alma zamanına geşmiş üç katlı yazlık villa evimi , şerefiye parasını ödemediğim , adresimi resmi yollardan bildirmediğim gerekçesi ile üyeliğime son verildi. Elimden alınan evimin üyelerin ortak faydasına sunulması kararına varıldığı bildirildi. Tam beş yıl gibi uzun zaman mahkeme marifeti ile, dişe diş bir mücadele ile evimi geri aldım. Tapusuna sahip oldum. Yönetim kurulunun hesi de Balıkesir'de adam, insan zannedilen D.S.İ BÖLGE müdürlüğünde mühendis ve idarecilerdi.
Çoğu da , tarafsız yansız ve solcu geçinirdi... "Yetmez ama evet"'çilerin ilk kuşaklarıydı... Atatürk'e ve TSK ne karşı olmayı dehşetli ilericilik zannederlerdi.... Ve vicdanları çıkarlarının eşiğinde biterdi.. Basit bir müdürlük mevkisine veremeyecekleri taviz olamazdı.. .! Bugünün mimarları olan, o zamanın cemaatin emrinde ki güya okumuşları BENİM ; cemaatin "vurun kahbeye" davranışlarına karşı verdiğim amansız mücadele ile deşifre olacaklarını düşündüler ve yeterince ezilmiş olduğumu sonucuna çıkardılar. Artık yazıp çizemiyeceğimi ve konuşamayacağım kanaatıne vardılar .
"Tamam , bırakın"... dediler..! .
Direncime hayran olan vicdanlılar da çıktı !
AYDINLIĞA ve erdem'e tutundum. , HALA BIRAKMIYORUM.
Değerli OKUR,
Bir geçmişi anlatırken zamanın BALIKESİR valisi OLAN Sayın Kemal Esensoy 'u şükranla anmaktan kendimi alamadım.
Ayrıca bir gün kamuoyunun bilgisine hazırladığım kitabunda uzun uzun yazacağım gibi ; uzun yıllar köşe yazısı yazdığım YENİ HABER gazetesi sahibi DEĞERLİ EKREM . Balıbek 'in manevi kişiliğine ve anılarına sonsuz saygılarımı belirtmek görevimdir. Eğer bu valinin ve E.Balıbek'in sessiz , gösterişsiz destekleri ve iradesi olmasaydı şimdiye yaşarmıydım, bilemiyorum. ...
O günlerde bir kara Asubayı genç bir adamı ; filankesin hanımına kötü baktı diye öldürmüşlerdi... Şehir günlerce yas tuttu ! Ağladı derin , derin ...!
Ben Balıkesir'i terkederek , sinerek KISMEN kurtuluş yolunu BULDUM.
Ya...... TC nin evlatları, temiz halkı, içtenlikli seçlinleri ve aydınlanmacıları nasıl bulacak ?
Görecek ve yaşayacağız.
Dünkü vicdansızlar bu günün karanlık mafyalarıdır. Bu günün tüm vicdansızları da yarının karanlığıdır ve mafyalarıdır. ... Bunları tanımak ve aydınlık için çalışmak oruç tutmak gibidir.
Bu sıcaklarda aç kalmayı , susuz kalmayı hiçbir Tanrı ve elçisi onaylamaz !
Saygı ile.
25 haziran 2016
Bugün cennet köşesi bu sahil kasabasında; , Balıkesir 'de oturduğum 52 evler mahallesinden çok eski yıllardan tanıdığım bir sakine rasladım... Ben tanıyamadım , o tanıdı.! Kafeye oturakaldık uzun saatler... Doğrusu ya, biraz kırık duygu içinde ve alaza kalkan yürek yangını ile konuştum.
------ "Sizi gürmem ne kadar iyi oldu bilebilseniz " dedi.
------ Anlaşılıyor dedim.
------- Durmaksızın içimde yangın olan sizi görüp şimdi söyleyeceklerimi söylemek ve o zaman cahillerin ocağına odun attığım için özür dilemek bambaşka , Allahın lutfu oldu. "
-------- Çok geç ama !
-------- "OLSUN" dedi.
-------- İnsan bazen olağanüstü cehaletin iyiliği . erdemi, iradeyi ve aklı yenebileceğini zannetmesi karşısında yaşadığı derin acıları ürpererek hissediyor ve muhataplarına sadece acıyor .
Değerli okur ,
Bu raslantıyı, aşağıda ki tespitlerimi VE kısmen bazı gerçekleri paylaşmak için yazdım.
Bir kaç.gün sonra Ramazan - dini bayrami yaşayacağız. Dini bayramların olması değil, bu bayramların ve DİN'lerin arkasından insanlığın sessizce iftira YÖNTEMİ İLE KATLEDİLMESİ BÜYÜK SUÇTUR.....
Bu suçların bir numaralı yerlerinden biri TARİKAT VE CEMAAT CENNETİ OLAN BALIKESİR'DİR. Zamanın her partiden milletvekilleri açık ve gizli cemaat ve tarikatlerin onayından geçerdi... Özellikle 1985 / 98 yılları arasında, FETÖ ürgütünün önderliğinde bu günlerin iktidarı uğruna; Balıkesir'deki Atatürkçü ve aydınlanmacı okumuş kadınlar tek tek tüketildi.
Kimisi nin eşlerine "karın seni aldatıyor" , kimisinin eşlerine "kadın erkek değildir , siyasete karıştırılmaz" , kimisinin eşinin zaaflarını öne çıkararak , " BU DİNSİZ karını boşarsan , kazan dığın büyük şeyler olacak" dediler.....
Kamuda eşleri çalışan kadınlara kafesler kuruldu , tuzaklardan geçirildi..!
Bazılarını akşamın ilk karanlığında oturdukları lojmanlarda evine girerken arkadan sarılarak taciz ettiler.! Ve kaçtılar.
Bu ve bunun gibi her türlü kapana kıstırılan kadınlar yılmayınca eşlerinin çalıştıkları kurumlarda "eşin orospu gibi.." imajını ve değersizleştirme duygusunu esas yaptılar.
Buna ilk inanan sizin eşiniz olabilirdi , oldu da....! Buna ilk inanan komşunuz , arkadaşlarınız olabilirdi oldu da.
Ben şimdi AKP nin yalandan söylediği , hemde "dünya lideri" dedikleri ilk adamlarının ağzından dinlediğimiz;
"camide içki içtiler" ,
"baş örtülü bacımın üzerine işediler" ,
"....kadın yarım kadındır" ,
" kürtaj günahkarlıktır "
"kadının gülmesi ayıptır" gİbi ve benzeri bir çok yalanı dinlediğimde derinden derinden gizli nefretle gülümsüyorum..
TSK , diğer deyişle Askere açılan ..Fuhuş Casusluk, Ergenekon , Balyoz gibi davaları duyduğumda hiçbir biçimde şaşmadım. Hepsinin dipten uydurma olduğunu , vicdansızlık ve toplumsal çılgınlığın hiç anormal olmadığını biliyordum. Ayrıca uygun olan kurumlar ve kişilerin şizoit , psikonevrotik toplumsal kişilikieri alevlendirmek yoluyla nasıl kullandıklarını da çoktan biliyordum.
Bu gün , vaktiyle benim , benim gibilerin , aydın ve özellikle Kemalist dedikleri Atatürk'çü kadınların başına örülen tuzakların bin beteri bütün Türkiye ye örülüyor , vaaz ediliyor..
Dinledikçe acı duyuyorum..
Vaktiyle bizim başımıza gelenlerin son organize hali ve siyasi erk'i şimdi Türkiye'yi yönetiyor diye düşünüyorum.
Batılı ülkelerin aydınlanma öncesi yaşadığı Engizisyon İŞKENCELERİ ÇAĞIMIZDA , BU DÖNEMDE KILIF VE YÖNTEM DEĞİŞTİRDİ. Bunu BİZDE ilk uygulayan FETÖ ve benzerleri oldu. Kişilik ve kişilerden başladılar , kitlelere ulaştılar, sonra iktidar oldular.
Parayı yağmur gibi kullandılar. KULLANILMAYANLARI kumpasa aldılar.
Zehirlendik, değiştik , ayakta öldük !
PKK ile ulusun mücadelesini sömüren ve o'nun arkasında taraftar kazanan gerici erk ve FETÖ' NÜN eski kadim dostları olan ama ; şimdi düşmanmış gibi davranan güçlüler her Alah'ın oruç gününde BAS BAS bağırıyorlar .
Dinliyoruz !
Konuşan FETÖ başı olsaydı da aynı konuları aynı kişilerle , aynı açıdan konuşurdu . Değişen bir şey mi olurdu ?
Ben sekiz yaşında ki oğlumla vakti zmanında Blıkesir''i terk ettim. Resmi kuruluştan ayrıldım. İZMİR'DE KİT kuruluşuna girdim. Oraya da yetiştiler. Kooperatif yolu ile kurulmuş ve bitirilerek tapu alma zamanına geşmiş üç katlı yazlık villa evimi , şerefiye parasını ödemediğim , adresimi resmi yollardan bildirmediğim gerekçesi ile üyeliğime son verildi. Elimden alınan evimin üyelerin ortak faydasına sunulması kararına varıldığı bildirildi. Tam beş yıl gibi uzun zaman mahkeme marifeti ile, dişe diş bir mücadele ile evimi geri aldım. Tapusuna sahip oldum. Yönetim kurulunun hesi de Balıkesir'de adam, insan zannedilen D.S.İ BÖLGE müdürlüğünde mühendis ve idarecilerdi.
Çoğu da , tarafsız yansız ve solcu geçinirdi... "Yetmez ama evet"'çilerin ilk kuşaklarıydı... Atatürk'e ve TSK ne karşı olmayı dehşetli ilericilik zannederlerdi.... Ve vicdanları çıkarlarının eşiğinde biterdi.. Basit bir müdürlük mevkisine veremeyecekleri taviz olamazdı.. .! Bugünün mimarları olan, o zamanın cemaatin emrinde ki güya okumuşları BENİM ; cemaatin "vurun kahbeye" davranışlarına karşı verdiğim amansız mücadele ile deşifre olacaklarını düşündüler ve yeterince ezilmiş olduğumu sonucuna çıkardılar. Artık yazıp çizemiyeceğimi ve konuşamayacağım kanaatıne vardılar .
"Tamam , bırakın"... dediler..! .
Direncime hayran olan vicdanlılar da çıktı !
AYDINLIĞA ve erdem'e tutundum. , HALA BIRAKMIYORUM.
Değerli OKUR,
Bir geçmişi anlatırken zamanın BALIKESİR valisi OLAN Sayın Kemal Esensoy 'u şükranla anmaktan kendimi alamadım.
Ayrıca bir gün kamuoyunun bilgisine hazırladığım kitabunda uzun uzun yazacağım gibi ; uzun yıllar köşe yazısı yazdığım YENİ HABER gazetesi sahibi DEĞERLİ EKREM . Balıbek 'in manevi kişiliğine ve anılarına sonsuz saygılarımı belirtmek görevimdir. Eğer bu valinin ve E.Balıbek'in sessiz , gösterişsiz destekleri ve iradesi olmasaydı şimdiye yaşarmıydım, bilemiyorum. ...
O günlerde bir kara Asubayı genç bir adamı ; filankesin hanımına kötü baktı diye öldürmüşlerdi... Şehir günlerce yas tuttu ! Ağladı derin , derin ...!
Ben Balıkesir'i terkederek , sinerek KISMEN kurtuluş yolunu BULDUM.
Ya...... TC nin evlatları, temiz halkı, içtenlikli seçlinleri ve aydınlanmacıları nasıl bulacak ?
Görecek ve yaşayacağız.
Dünkü vicdansızlar bu günün karanlık mafyalarıdır. Bu günün tüm vicdansızları da yarının karanlığıdır ve mafyalarıdır. ... Bunları tanımak ve aydınlık için çalışmak oruç tutmak gibidir.
Bu sıcaklarda aç kalmayı , susuz kalmayı hiçbir Tanrı ve elçisi onaylamaz !
Saygı ile.
25 haziran 2016
