Sn.Metin Aydoğan
Yazar ve düşünür
İzmir / Karşıyaka
Değerli Metin Bey,
16 nisan 2017 tarihinde referanduma sunulan anayasa değişikliğine karşı herhangi bir siyasi kurum , gurup yada dernek adına değil , sade yurttaş olarak ; "NEDEN HAYIR oyu verilmesi" gerektiğine ilişkin çalışmalara devam ediyorum.
Zaman zaman Konfüçyüz'ün "En zor şey karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır" söylemini düşündüren süreçlerde, sizin kaleme aldığınız, "hayır de.. " yada "evet de.. " gibi emir kipli içerik ve yazım taşımayan bildirimleriniz yararlı oldu. Özellikle kararsız yurttaşlarımızın tartışıp bir karara varmasına yol açtı. Bir sayfalık okuncada aydınlatan, ama dayatmayan dil ustalığınız ve içerik düzeyi güvenilir bulundu ve talep buldu.
Menemen ,Aliağa,Şakran, Dikili ,Ayvalık-Altınova hattında çok sayıda dostlarımızla, arkadaş ve aşina çevreler ile buluşma olanağı buldum. İşçi, teknisyen, çiftçi, (büyük baş hayvan yetiştiren)besici. balıkçı, yüksek eğitimli kadın ve erkekler, orta ve üst kentli meslek sahibi insanlar , askerlerler , akademisyenler ile tartştım ve konuştum. Hepsinin "bu bildiri dayatmıyor, aksine öğretip açıklıyor"ortak fikrinde buluştuğuna tanıklık yaptım...Din'i ve tarihi aydınlatmalarınız ilgi gördü Değerlendirmeleriniz taktir edildi.
Değerli Metin Bey,
Günümüzde insanlar bigiyi arıyorlar, hikmeti değil. Oysa bilgi geçmiş, diğer deyişle mazidir. Hikmet ise gelecektir. Karşı karşya olduğumuz referandum hikmetini analiz etmek ve anlamayı başarmak; geçmişi sizin kadar doğru ve anlaşılır yazan aydınların ve devrimcilerin varlığına bağlı. Bize ışık olduğunuz için teşekkürler ediyorum.
Dünyada "sessizliğin filozofu" olarak tanınan besteci ,müzisyen ve ayrıca felsefe incelemeleri bulunan JOHN CAGE diyor ki ; "..Karşımıza çıkan her türlü sorumluluğu sessisce kabul edivermek kendimize karşı en büyük sorumsuzluktur" Bu kez ulusumuzun ehil çoğunluğu, 16 nisan günü halkoylamasında geleceğine yüklenmek istenen siyahın ve zorbalığın sorumluluğunu "sessizce kabul" etmedi. Red duygusunun kendine karşı en büyük sorumluluk olduğunun şiddetle farkına varmış kanaatim giderek güçleniyor. Gezdiğim her yerde ve konuk olduğum her evde "hayır"da vicdan sevincinin, "evet" te durağan duygunun yaşandığını görüyorum.
Başta; Bitmeyen Oyun adlı kitabınız olmak üzere, M.Kemal Atatürk'e ilişkin kitap,yazı ve makalelerinizden söz etmek mecburiyetinde kaldığımı da belirtmek isterim.
İzlenimlerimi ancak bugün yazabildiğim için bağışlayın beni.
Eşiniz Müzeyyen hanıma, genç akademisyen kızınıza ve size esen hayat dileklerimi bildiriyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
28 mart 2017
leyla erdem yiğit
İzmir- Karşıyaka
