uz 2016 da çok acılı ve kanlı verdi.
YEŞİL KUŞAK projesi şu idi ; ( Toplum; bilimin öncülüğünden çok ve önce DİN'İN öncülüğünü kabul edecek.)... .BİLİM YEDEK , DİN ESAS OLACAK ..
İktidar erkini elinde tutan bütün siyasetler bu anlayışa göre davrandılar. Yeşil Kuşak projesini güçlendirdiler. Siyasi iktidarların OY almabilmesinin en iyi yolu oldu. Yıllar geçtikçe kurumlar ve kuruluşlar tümüyle bu projeye hayat vermeyi görev bildi .... Aksini düşünen ve davrananlar tutuklandı , sürüldü , mahalle baskısı gördü Kadın ise "orospu" , erkek ise "ibne" olarak tanımlandı..... Sessiz ve iki yüzlü dedikodular gerçek bilindi... 27 mayıs 1960 ihtilaline karşı olmak , asker düşmanlığı Yeşil Kuşağın temel çıkış yöntemlerinden biriydi.
Yeşil Kuşak toplumun veya ulusun tepesindekilerden alta doğru , alttakilerden de üste doğru akış yöntemi ile işledi... LAİKLİĞİ tam ve katıksız savunan hiç kimse milletvekili , ünlü gazeteci, sanatçı , "kanaat önderi" , saygın yurttaş , işadamı , yazar , VS. olamadı, Olabilmesine asla fırsat verilmedi. Toplumun vicdanı olmayan ve olamayanlara aydın , nitelik dışı lumpenlere sanatçı, çıkarcı maskaralıklara şovmen denildi.. ...KALİTE VE NİTELİK YAVAŞ YAVAŞ HAYATTAN KOVULUR OLDU.. Böylece iyilik değil kötülükler meşrulaştı.
İnsanlığın bütün değerlerine kezzap atıldı..
Kardeşler kardeşleri , komşu komşuları , babalar oğulları , oğullar hiçkimseyi , yetkili yetkisizleri , yetkisizler yetkilileri , kısacası kimse kimseyi sevmez oldu .. Öfke büyütüldü , haset esas oldu.. Anomaliler normalleşti ..Anormallik normal olanı altetti .
Toplumun hayat ufkunU kapkara bir duman bürüdü.. !
Seneler önce; İzmir - Karşıyaka çarşısında tam CHP binasının önünde BİR GÜN sesimin yettiğince "...Ya..karanlığı, ya aydınlığı tercih edeceksiniz " diye bağırarak zamanın gerici iktidar uygulamalarını yeren bir bildiriye imza istiyordum ve çağrı dağıtıyordum. Kümeler halinde biriken yurttaşlar imzalıyordu. Genç bir kadın ile erkek .. sempati ile yaklaştılar ;
---- "Korkmuyormusunuz "? dedi kadın
---- Hayır
---- "O zaman DİNİ cemaatleri anlayamamışsınız". diye karşılık verdi.
Anlasaydık böyle mi olurdu diye düşünmeden edemedim.
TC nin toplumuna ; "Bir tek Cemaatleri SEVİN VE ALLAH İLE ALDATIN " emrini veriyorlardı .. Bu emiri dinleyenler zengin oluyordu. İktidar oluyordu. Devlet gücüne devşiriliyordu...
Yıllar sonra Türk ulusunun insanları BİLİMİN ÖNCÜLÜĞÜNÜ artık gönülden reddeden HALE GELDİ.. .
Artık ,Türkiye topraklarında yaşayanların IŞİD, ELNUSRA , HİZBULLAH gibi siyasileşmiş ve üniter devleti bölecek PKK - PYD gibi terör guruplarına KAN verebilecek dini guruplar için münbit hale geldi. Bu hale uygun bir iktidar gerekliydi
Ve AKP yaratıldı. İktidar yapıldı.. Böylece 15 temmuz melez darbesi gecesine gelindi. Şimdi herkes herşeyi anlamaya çalışıyor.
Yeşil kuşağın eseriyiz
Bakalım OHAL YEŞİL KUŞAĞIN İHYASINA MI , TC nin İHYASINA MI ÇALIŞACAK ?
29 temmuz 2016
leyla erdem yiğit
YEŞİL KUŞAK projesi şu idi ; ( Toplum; bilimin öncülüğünden çok ve önce DİN'İN öncülüğünü kabul edecek.)... .BİLİM YEDEK , DİN ESAS OLACAK ..
İktidar erkini elinde tutan bütün siyasetler bu anlayışa göre davrandılar. Yeşil Kuşak projesini güçlendirdiler. Siyasi iktidarların OY almabilmesinin en iyi yolu oldu. Yıllar geçtikçe kurumlar ve kuruluşlar tümüyle bu projeye hayat vermeyi görev bildi .... Aksini düşünen ve davrananlar tutuklandı , sürüldü , mahalle baskısı gördü Kadın ise "orospu" , erkek ise "ibne" olarak tanımlandı..... Sessiz ve iki yüzlü dedikodular gerçek bilindi... 27 mayıs 1960 ihtilaline karşı olmak , asker düşmanlığı Yeşil Kuşağın temel çıkış yöntemlerinden biriydi.
Yeşil Kuşak toplumun veya ulusun tepesindekilerden alta doğru , alttakilerden de üste doğru akış yöntemi ile işledi... LAİKLİĞİ tam ve katıksız savunan hiç kimse milletvekili , ünlü gazeteci, sanatçı , "kanaat önderi" , saygın yurttaş , işadamı , yazar , VS. olamadı, Olabilmesine asla fırsat verilmedi. Toplumun vicdanı olmayan ve olamayanlara aydın , nitelik dışı lumpenlere sanatçı, çıkarcı maskaralıklara şovmen denildi.. ...KALİTE VE NİTELİK YAVAŞ YAVAŞ HAYATTAN KOVULUR OLDU.. Böylece iyilik değil kötülükler meşrulaştı.
İnsanlığın bütün değerlerine kezzap atıldı..
Kardeşler kardeşleri , komşu komşuları , babalar oğulları , oğullar hiçkimseyi , yetkili yetkisizleri , yetkisizler yetkilileri , kısacası kimse kimseyi sevmez oldu .. Öfke büyütüldü , haset esas oldu.. Anomaliler normalleşti ..Anormallik normal olanı altetti .
Toplumun hayat ufkunU kapkara bir duman bürüdü.. !
Seneler önce; İzmir - Karşıyaka çarşısında tam CHP binasının önünde BİR GÜN sesimin yettiğince "...Ya..karanlığı, ya aydınlığı tercih edeceksiniz " diye bağırarak zamanın gerici iktidar uygulamalarını yeren bir bildiriye imza istiyordum ve çağrı dağıtıyordum. Kümeler halinde biriken yurttaşlar imzalıyordu. Genç bir kadın ile erkek .. sempati ile yaklaştılar ;
---- "Korkmuyormusunuz "? dedi kadın
---- Hayır
---- "O zaman DİNİ cemaatleri anlayamamışsınız". diye karşılık verdi.
Anlasaydık böyle mi olurdu diye düşünmeden edemedim.
TC nin toplumuna ; "Bir tek Cemaatleri SEVİN VE ALLAH İLE ALDATIN " emrini veriyorlardı .. Bu emiri dinleyenler zengin oluyordu. İktidar oluyordu. Devlet gücüne devşiriliyordu...
Yıllar sonra Türk ulusunun insanları BİLİMİN ÖNCÜLÜĞÜNÜ artık gönülden reddeden HALE GELDİ.. .
Artık ,Türkiye topraklarında yaşayanların IŞİD, ELNUSRA , HİZBULLAH gibi siyasileşmiş ve üniter devleti bölecek PKK - PYD gibi terör guruplarına KAN verebilecek dini guruplar için münbit hale geldi. Bu hale uygun bir iktidar gerekliydi
Ve AKP yaratıldı. İktidar yapıldı.. Böylece 15 temmuz melez darbesi gecesine gelindi. Şimdi herkes herşeyi anlamaya çalışıyor.
Yeşil kuşağın eseriyiz
Bakalım OHAL YEŞİL KUŞAĞIN İHYASINA MI , TC nin İHYASINA MI ÇALIŞACAK ?
29 temmuz 2016
leyla erdem yiğit