ÇOCUKLAR VE BİZ ,
Her gündüz vakti ; kimbilir ne zamandan bu yana çocuklara karşı süregeldiğini bilmediğimiz bir kötülüğü su yüzüne çıkarıyor. Yaygın biçimde duymuş oluyoruz. Dövünüyor , hayıflanıyor ve içimizde ağır bir acıyı hissediyoruz.
Çocuklar dünyanın kollarına emanet edilen canlılardır. Aynı zamanda insanın babasıdır.
Yıllardır ülkemizde pedagojik uygulamalar ve çocuk ruh sağlığına ilişkin yeni buluntular , veriler , kesin çıkarımlar konuşulmaz , konuşulamaz oldu.
Herkes her şeyi bilir oldu.Bilgiyle alay etmek , bilime karşı kabadayılık göstermek en tutulur yol oldu. Tercih edenler, para kazandı.
Eskilerde "Büsbütün", "sayın" gibi sözcükler Değerli siyasetçi B.Ecevit'in çok kullandığı sözcüklerdi . Toplumun da bu sözcükleri yerinde olup olmadan kullandığına tanık olurduk.
Şimdi ,;" Hayırlı cumalar, Allah'a emanet ol , Allah razı olsun , Eyvallah abi , Fıtratında var , Kadını eri korur, Çocuğu inançlı eğersen öyle olur, Allah zihin açıklığı versin, Kindar ve dindar olmak ülkümüzdür, Kadın kadın gibi olacak , erkek de görevini yapacak, Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz .Şer de , hayırda Allah!tandır" .".......... cümlelerini her an her yerde duyabilirsiniz.
Okuduğunuz bu deyimler bir tür budalalığın normalleşmesidir.
ÖRMEKLEYELİM,
HAYIRLI CUMALAR ; Cuma gününde "hikmet" aramak bu günün teknolojik ve tüketim dünyasında kendini kandırmak değil midir ?
Allah'a EMANET OL ; İnsanın bu dünyada kendini güvenli koşullara , iyi olanaklara , hak ve hukukun işlediği bir topluma emanet edebileceğini düşüneceği yerde "Allaha emanet olmayı" tercih etmesi insan aklına uyuyor mu? Bunu tercih etmek talep etmekten vazgeçen insan demek olmaz mı ? BU sözleri duyarak büyüyen çocuk namaz kılana mı , yoksa bilim adamına mı daha çok güven duyar? Talep etmeyi öğrenir mi öğrenmez mi ? , birey olur mu olmaz mı ?
"ALLAH RAZI OLSUN" Biz muhatabımız ın iyiliği için değil de Allah memnun olsun diye mi iyilik yaparız , yada yapmamız gerekir ? Allah bizi o zaman mı sevecek ? Allah'ın bu kadar küçük KABÜLLERE ihtiyacı var mı , olur mu ? Kime karşı kindar , kime karşı dindar olacağız ? İnsan düşmanlık duygularını doğuştan getirir mi ? Sonradan mı öğrenir ?
KADIN KADIN .GİBİ, ERKEK ERKEK GİBİ OLMALIDIR; İnsanı cinsiyete göre ayırarak yani ; " Kadın kadın gibi , erkek erkek gibi olacak"sözleri ile kastedilenlerin ne olduğu belli mi ? Herkes her an seks yapıyor da , bunun için kadın kadın gibi , erkek de erkek gibi mi olmalıdır ? Ne demek isteniyor ? Hayatın seksten başka biyolojik olan değerleri yok mu ? Bu sözleri duyark , gereklerini ailede görerek öğrenen çocuk öz benliğini hangi yönde ve nitelikte geliştirir ? Nasıl bir kişilik kazanır ? Temel güdülerini yönetmekte ve kullanmakta akıl - izan - vicdan kazanır mı ? Bilimin biyolojik olarak "çocuk" kabul ettiği yaşta özellikle kız ve erkek çocukların evlendirilmesi utanılacak kötü bir değer değil mi ? Neden bu gelenek terkedilmiyor ?
Öğretmen olduğunda KENDİSİNE tecavüz eden öğretmeninin aynı köyde hala çocuklarla birlikte çalıştığını görüp konuşan o çocuk esenlik içinde bir genç olduğunu düşünüyormusunuz ?
Suç kimin acaba ?
Osmanlı imparatorluğunda sosyal banka görevini gören VAKIFLAR ŞİMDİ; DİNİ SOSYAL KÜMELENME ve örtülü ekonomik paylaşım merkezlerine dönüştü. Ensar Vakfı da bunlardan biridir. Diğer dernekler gibi bir sivil toplum örgütüdür. Ekonomik kolaylıklar olsun diye "vakıf" haline getirilmiştir. Çeşitli yaşta kimsesiz yada kimseli ama bakıma muhtaç çocuklar sözde korunup , esirgenmektedir. Ancak bu konuda k çeşitli video ve haberleri dinleyip , okuduğunuz da göreceksiniz ki Ensar vakfın'daki çok sayıda erkek ve kız çocuğa (45 ) uzun süredir tecavüz edildiği doktor raporu ve TC savcılığınca saptanmıştır.
Son on beş yılda tecavüz , şiddet ve diğer insanlık suçlarında binde bin beş yüz ARTIŞ olmuş Binlerce kadın öldürülmüş. Çare düşünmek zorundayız. Tüketim toplumunun ruh halini ve hoşlanma eşiklerini incelemek zorundayız. LAİK YAŞAYAN VE LAİK DÜŞÜNEN TOPLUM İLE DİNİ CEMAATÇİ TOPLUM arasında farkları ve durumları karşılaştırmak zorundayız. Hangisini tercih edeceğinize karar vermek zorundayız.
İNSANIN kendi AKLINI VE RUHUNU KORUYAN LAİK TOPLUM yapısı ve kamu kurumlarıdır. Kızılay bunlardan biridir. BİLEMEDİĞİ ve KENDİSİNDEN BAŞKA HER ŞEYİ KORUYAN VE KORUMAYI ÖĞRETEN kurumlar
İSE DİNİ CEMAAT KURUMLARIDIR.
Hangisi olsun ?
Hiç lafları kıvırtarak , duygusal dalgalar üreterek konuşmaya gerek yoktur.
Acınmak ve acımakla la yetinmek bir tür saflık olmaz mı ?
Çözüm; Çocukların eğitiminde, yetiştirilmesinde ve öğreniminde BilimseI YOL VE YÖNTEMLERİN TERCİH edilmesi ile bulunacaktır. .
Gerçek çare ; LAİK HUKUK DEVLETİNİN VE LAİK TOPLUMUN OLMASINDA, BÖYLECE BİREYİN BİREY OLABİLMESİNDE SAKLIDIR. .
Bu görüşün dışında ki ve çözüm ve analizler sadece bilgiç bahanelerdir. Sadece dünya gericiliğine hizmettir.
Çocukları korumak ve esirgemek insanlıktır. Bu görev kamu eliyle, bilimin rehberliğinde ve temiz vicdanın açıklığı kadar kadar açıklıkta yapılmalıdır.
Bunu yapamayan bir siyaset hayvanca bile değildir.
Bütün siyasetçileri insan olmaya çağırıyorum.
25 mart 2016 leyla erdem yiğit
Her gündüz vakti ; kimbilir ne zamandan bu yana çocuklara karşı süregeldiğini bilmediğimiz bir kötülüğü su yüzüne çıkarıyor. Yaygın biçimde duymuş oluyoruz. Dövünüyor , hayıflanıyor ve içimizde ağır bir acıyı hissediyoruz.
Çocuklar dünyanın kollarına emanet edilen canlılardır. Aynı zamanda insanın babasıdır.
Yıllardır ülkemizde pedagojik uygulamalar ve çocuk ruh sağlığına ilişkin yeni buluntular , veriler , kesin çıkarımlar konuşulmaz , konuşulamaz oldu.
Herkes her şeyi bilir oldu.Bilgiyle alay etmek , bilime karşı kabadayılık göstermek en tutulur yol oldu. Tercih edenler, para kazandı.
Eskilerde "Büsbütün", "sayın" gibi sözcükler Değerli siyasetçi B.Ecevit'in çok kullandığı sözcüklerdi . Toplumun da bu sözcükleri yerinde olup olmadan kullandığına tanık olurduk.
Şimdi ,;" Hayırlı cumalar, Allah'a emanet ol , Allah razı olsun , Eyvallah abi , Fıtratında var , Kadını eri korur, Çocuğu inançlı eğersen öyle olur, Allah zihin açıklığı versin, Kindar ve dindar olmak ülkümüzdür, Kadın kadın gibi olacak , erkek de görevini yapacak, Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz .Şer de , hayırda Allah!tandır" .".......... cümlelerini her an her yerde duyabilirsiniz.
Okuduğunuz bu deyimler bir tür budalalığın normalleşmesidir.
ÖRMEKLEYELİM,
HAYIRLI CUMALAR ; Cuma gününde "hikmet" aramak bu günün teknolojik ve tüketim dünyasında kendini kandırmak değil midir ?
Allah'a EMANET OL ; İnsanın bu dünyada kendini güvenli koşullara , iyi olanaklara , hak ve hukukun işlediği bir topluma emanet edebileceğini düşüneceği yerde "Allaha emanet olmayı" tercih etmesi insan aklına uyuyor mu? Bunu tercih etmek talep etmekten vazgeçen insan demek olmaz mı ? BU sözleri duyarak büyüyen çocuk namaz kılana mı , yoksa bilim adamına mı daha çok güven duyar? Talep etmeyi öğrenir mi öğrenmez mi ? , birey olur mu olmaz mı ?
"ALLAH RAZI OLSUN" Biz muhatabımız ın iyiliği için değil de Allah memnun olsun diye mi iyilik yaparız , yada yapmamız gerekir ? Allah bizi o zaman mı sevecek ? Allah'ın bu kadar küçük KABÜLLERE ihtiyacı var mı , olur mu ? Kime karşı kindar , kime karşı dindar olacağız ? İnsan düşmanlık duygularını doğuştan getirir mi ? Sonradan mı öğrenir ?
KADIN KADIN .GİBİ, ERKEK ERKEK GİBİ OLMALIDIR; İnsanı cinsiyete göre ayırarak yani ; " Kadın kadın gibi , erkek erkek gibi olacak"sözleri ile kastedilenlerin ne olduğu belli mi ? Herkes her an seks yapıyor da , bunun için kadın kadın gibi , erkek de erkek gibi mi olmalıdır ? Ne demek isteniyor ? Hayatın seksten başka biyolojik olan değerleri yok mu ? Bu sözleri duyark , gereklerini ailede görerek öğrenen çocuk öz benliğini hangi yönde ve nitelikte geliştirir ? Nasıl bir kişilik kazanır ? Temel güdülerini yönetmekte ve kullanmakta akıl - izan - vicdan kazanır mı ? Bilimin biyolojik olarak "çocuk" kabul ettiği yaşta özellikle kız ve erkek çocukların evlendirilmesi utanılacak kötü bir değer değil mi ? Neden bu gelenek terkedilmiyor ?
Öğretmen olduğunda KENDİSİNE tecavüz eden öğretmeninin aynı köyde hala çocuklarla birlikte çalıştığını görüp konuşan o çocuk esenlik içinde bir genç olduğunu düşünüyormusunuz ?
Suç kimin acaba ?
Osmanlı imparatorluğunda sosyal banka görevini gören VAKIFLAR ŞİMDİ; DİNİ SOSYAL KÜMELENME ve örtülü ekonomik paylaşım merkezlerine dönüştü. Ensar Vakfı da bunlardan biridir. Diğer dernekler gibi bir sivil toplum örgütüdür. Ekonomik kolaylıklar olsun diye "vakıf" haline getirilmiştir. Çeşitli yaşta kimsesiz yada kimseli ama bakıma muhtaç çocuklar sözde korunup , esirgenmektedir. Ancak bu konuda k çeşitli video ve haberleri dinleyip , okuduğunuz da göreceksiniz ki Ensar vakfın'daki çok sayıda erkek ve kız çocuğa (45 ) uzun süredir tecavüz edildiği doktor raporu ve TC savcılığınca saptanmıştır.
Son on beş yılda tecavüz , şiddet ve diğer insanlık suçlarında binde bin beş yüz ARTIŞ olmuş Binlerce kadın öldürülmüş. Çare düşünmek zorundayız. Tüketim toplumunun ruh halini ve hoşlanma eşiklerini incelemek zorundayız. LAİK YAŞAYAN VE LAİK DÜŞÜNEN TOPLUM İLE DİNİ CEMAATÇİ TOPLUM arasında farkları ve durumları karşılaştırmak zorundayız. Hangisini tercih edeceğinize karar vermek zorundayız.
İNSANIN kendi AKLINI VE RUHUNU KORUYAN LAİK TOPLUM yapısı ve kamu kurumlarıdır. Kızılay bunlardan biridir. BİLEMEDİĞİ ve KENDİSİNDEN BAŞKA HER ŞEYİ KORUYAN VE KORUMAYI ÖĞRETEN kurumlar
İSE DİNİ CEMAAT KURUMLARIDIR.
Hangisi olsun ?
Hiç lafları kıvırtarak , duygusal dalgalar üreterek konuşmaya gerek yoktur.
Acınmak ve acımakla la yetinmek bir tür saflık olmaz mı ?
Çözüm; Çocukların eğitiminde, yetiştirilmesinde ve öğreniminde BilimseI YOL VE YÖNTEMLERİN TERCİH edilmesi ile bulunacaktır. .
Gerçek çare ; LAİK HUKUK DEVLETİNİN VE LAİK TOPLUMUN OLMASINDA, BÖYLECE BİREYİN BİREY OLABİLMESİNDE SAKLIDIR. .
Bu görüşün dışında ki ve çözüm ve analizler sadece bilgiç bahanelerdir. Sadece dünya gericiliğine hizmettir.
Çocukları korumak ve esirgemek insanlıktır. Bu görev kamu eliyle, bilimin rehberliğinde ve temiz vicdanın açıklığı kadar kadar açıklıkta yapılmalıdır.
Bunu yapamayan bir siyaset hayvanca bile değildir.
Bütün siyasetçileri insan olmaya çağırıyorum.
25 mart 2016 leyla erdem yiğit
