Sayfalar

7.20.2014




  • İSYAN,..!


                 Ben Cumhuriyetin ve uygarlığın, Atatürk devrimlerinin ve insanlığın eseriyim. Ülkemde; eğer bunlar olmasaydı ben de Afganistan'daki , Malezya'daki , Uzakdoğu''da ki kadınlar gibi yalnız GEN taşıyıcı olmak ve çocuk doğurmak için VAR olacaktım.
                  Dünyanın yükünü sırtlayan kadınlar ,
                  Okumuş, şehirli , köylü kadınlar,
                  Hastalıklı ruhunu doyuran ve yalnız kendisi için iyilik düşünen zorba yöneticilerin DİNCİ SİYASET propagandasına kanma , aldanma...!
    Doğal varlığımızı insanlaştıran bunlar değildir.. Doğal varlığımızı insanlaştıran uygarlıktır , laikliktir, yeterince paran olmasıdır , sanattır , bilim .ve akıl yoludur.
    Doğal varlığımızı türbanlayan , inancımıza etiket koyan i giderek bizi ayrıştıran ve hiçleştirecek olan her şeye karşı dur !
    Pasif gericiliğe ve cehalete geçit verme.
    Arap yarımadası , Ortadoğu kan, alaz ve ölüm yağmuru altında...!
    İNSANLIK DEĞİLDİR ORADA ÖLEN ...!
    ORADA ÖLDÜRÜLEN İNSANIN AKLIDIR.
                  "ULUS devletler öldü ! Entegre dünya da yaşıyoruz"diyenler ülkelerinin tüm varlığını paylaşan GAZAP yöneticiler ve onların yandaşlarıdır.
    ULUS DEVLETLER biterse dünya insanlığı biter. Bu büyük yalan, kan ve ölümü meşru kılmak için söylenmektedir.
                   Savaş kapımızı çalarsa önce kadınlar ve çocuklar ölecek...!
    RACONSUZ Kabadayıların YÖNETİMLERİNE SON VER...!
                   



    İSYAN zamanıdır...!
    İSYANIN SESİ kendini ve insanlığI kurtaracaktır.
    Uzat elini tutuşalım ,.İYİ BİR DÜNYA İÇİN.. !
    Leyla Erdem Yiğit 21 /Temmuz/2014
  • 7.04.2014


    GÜLÜM !

    Yıllar akmış saçlarından gülüm , karım !
    Parmaklarımdasın ! 
    Kalbin kalbim kadar taze mi ?
    SICAKLIĞIN güven yüklü !
    Kokuyorsun !
    Hayatı yüklenmekten YILMADIK
    YILMADIĞIMIZ İÇİN sevdik !
    Örgülerin gibi örgüdür.yaşamak !
    Uzan, yarına kalsın herşey !
    Sen varsın ya !
    Hayat akacak içimizden,
    Sevgi yıldızları doğdu her yanımızda
    Adımızı sormadılar , sormayacaklar
    Benim seni tanıdığım gibi tanıyacaklar ! 

    04. Temmuz 2014 / leyla erdem yiğit

    7.01.2014



    İZMİR, İZMİR !
    Güneşi gelin, gelini güneş İZMİR!
    Aşk büyütüyor ,
    Kadehimde kalma kıskanırlar !
    Yarın için kucakla beni, sevgine muhtacım !
    30 haziran 2914 leyla erdem yiğit 




    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ile eşi Birgül Feyzioğlu boşandılar. TBB Başkanı konuya dair bir açıklama yaptı. Feyzioğlu yaptığı açıklamada boşandığı eşi Birgül Feyzioğlu için övgü dolu sözler kullandı.


    O açıklamayı tam metin yayınlıyoruz:
    “Basında Medeni Durumumla Ilgili Bugün Çıkan Haberlerle İlgili Kamuoyuna Duyuru
    Eşim Birgül Feyzioğlu ile Nisan ayında, kızlarımızın da görüşlerini alarak, evlilik birliğimizi sonlandırmış bulunuyoruz.
    Birgül Hanımefendi, avukatlık ortağım, çocuklarımın annesi, dert ortağım, canımdan aziz bildiğim can yoldaşım, daima kutsallarımın en başında olmuştur ve nefes aldığım sürece öyle de olacaktır.
    Kendisine 28 yıllık dostluğumuzda "beni ben yaptığı ve yapmaya devam edeceği" ve hiçbir eşin dayanması kolay kolay mümkün olmayan insan üstü çalışma tempoma yıllarca hoşgörü gösterip, bütün mücadelelerimde yanımda yer aldığı için, bir değil bir kaç ömür bile yaşasam ödeyemeyeceğim şükran borcum vardır.
    Her Türk Ailesi gibi özel hayatını topluma açmaktan haz etmeyen bir aile olarak, bu gelişme hakkında bilgilendikten sonra yalnızca bizi ilgilendiren bu ayrılıkla ilgili ailemizi rencide edici ileri geri yorumlar yapılmamasını rica ederiz.
    Saygılarımızla.
    FEYZİOĞLU AİLESİ ADINA






    BOŞANMA ......!
    Bana göre insanın vicdanı, karakterinin rengi , iradesini ödünç kullanıp kullanmadığı , daha doğrusu kötü bir dil ile söylersem " ne mal olduğunu" (cinsellik) libido ilişkisi olan insan ile arasında olan bitenler, söylemler ve tutumlar gösterir. 
    Diğer alanlar oldukça fluğ ve romantiktir. Bilinenin aksine libidal ilşkilerde romantizm yoktur. Kalitesi ve biyolojik yapısı ne ise oyle davranılır. 
    Bizde bu tür konular asla konuşulmadığı , tartışılmadığı için yitirdiğimiz ve kazanamadığımız değerler vardır.
    SN M.Feyzioğlu'nu aşağıda ki sözleri , mükemmel yaklaşımı . için kutlamak doğru olacak !
    Evlilik kadar, haklı nedenlerle olmak kaydı ile iyilik hali yaşamak için boşanmak ta çok normaldir.
    Ama bizde böyle mi ? Felaket haline dönüşüyor. Ailelerden biri hayatı, para ve maddi çıkardan ibaret algılıyorsa diğerinin boşanma isteğinİ tüccarca ELE ALIYOR , maddi çıkarlar elde ederek "evet" diyebiliyor.
    AŞK , SEVGİ VE LİBİDAL DÜRTÜ pazarlık metasına dönüşüyor.
    Nezaket, ölçülü dil kullanmak hayal olabiliyor.
    Düşmanca bir tutum ile taraflar birbirlerini kamuya açık yeriyor , tehdit edebiliyor.
    Bir taraf diğer tarafı manipüle edebiliyor. Zaaf içeren yanlarını değersizleştirmek için eğip , büküyor.
    Bu hal kuşkusuz okumuş , okumamış herkeste değişebiliyorsa da biçimde AYRI , özünde AYNI sürgit devam ediyor.
    Boşanmanın sadece kötülük halinde olabileceği kabul edilmektedir...Diğer hiçbir özel yada toplumsal olarak, sadece o çifti ilgilendirecek nedenlerle olabileceğini gelenekçi , Ortadoğu' lu toplumlarda insanlar düşünmemektedirler .
    Tabip ve öğretmen olan bir çiftin , kızlarının kayınvalidesi için " boşanmış bir kadın evlilik dersi veremez" demekten hiç utanmadıklarını gördüğümde birkaç yüz yıl sonra doğmuş olmayı düşünmüştüm.
    Oysa, boşanırken olan biten insanlığın faturasıdır. !
    .Ailelerin, eşlerin içtenlikle açık olacağı , herşeyi yeniden konuşacağı ve birbirlerini dinlemesi gerekli en önemli dönem boşanma dönemidir. Aksine bizde düşman mevzilere çekilerek boşanmalar gerçekleşmektedir.
    Tersi olabilseydi bu günkü iktidarlar , yöneticiler , hukukun sefaleti, büyük acılarımız asla olamazdı ki !
    Sn. Metin Feyzioğlu ve eşinin anlamlı , uygar hayat algısı ve davranışınn önünde saygı ile eğiliyorum.
    Dileğim bu tutumun toplumsal karakter kazanmasıdır.
    29 haziran 2014 / Leyla erdem yiğit

    5.16.2014



    SOMA 2014 /13 MAYIS ,

    Yeryüzü  kadar ağır  SOMA  !
    MADENCİNİN ÖLÜMÜ  ağır, çok ağır !
    Dağ kadar  ağır !
    Yaşaması kadar sessiz !
    Ve renksiz,  sadece ağır !
    Madencinin ÖLÜMÜ siyahtan  olur!
    Siyahlaştıkça  dünya  ısınır !
    Öldükçe   para  IRMAĞI  nehirleşir. !
    BU   nehir  MADENCİYE ÖLÜM..!
    Şirkete  PARADIR !
    İKTİDARA  YANDAŞ, TARAF, ÇIKAR, HAYATTIR.
    MADENCİNİN   SİYAH ÖLÜMÜ..!
    Güneşsiz, ışıksız yolculuktur  sonsuza !
    Çocukların  çığlığı , kadınların ateşi, babaların  yıkılması , .
    İnsanlığın   katilidir  Soma !
    leyla erdem yiğit / 2014 13 MAYIS 

    5.08.2014


    Sevgi...! 
    Sevginin kokusu . kendisi , rengi ve dokusu hayattır!
    Sevgiden HAYAT büyütmeniz dileğimle.

    leyla erdem yiğit / mayıs 2014  

    4.17.2014



    GÜNEŞE  KAN BULAŞTI !

                Güneşi kana buladılar ! Güneşe KARA ÇALDILAR ! Güneşe kötülükler bıraktılar ! Güneş hayatımızı dona bırakıyor!
                Dün ortaklıkları bu günün düşmanlığı oldu ! HALK SAFLAŞTIRILIYOR !
    Milyonlarca  olan  biz yurtseverler ve insan gibi yaşamak azmi olanlar,  onları dinlemek zorunda kalıyoruz.
                Bilimsel tezler piyasa malı oldu. Para ile yazdırıyor mezun oluyorsun ! 
                MİT YASASI ÇIKMAK ÜZERE ! 
                NE KADAR AĞIR VE KİŞİYE ÖZEL CASUSLUK , İSTİHBARAT ve KÖTÜLÜK DEVLETİNE DÖNÜŞTÜĞÜMÜZÜ KİMSE DİLE GETİRMİYOR , GETİREMİYOR !
                Kişiye özel devlet olur mu , oldu işte..!
    Kişiye özel olan bu devlet 12 eylüle de başka dönemlere de benzemeyecek !
    Ve istediğince süre güç kendinde olacak !
    "FAİLİ MEÇHULLERİ" DUYMAYACAĞIZ BİLE!
    İstediği kimsenin hayat sevinci tüketilecek !
    Güçlü , hukuksuz ve sıradan karakterli ama meşrulaiştırılan devlet mafyası ruhunuzu ve aklınızı teslim alacak !
    Kısacası sanatsal bir dil ile güneşe kan bulaştı ! Güneşte kan var !
    Sosyal paylaşım sitelerinde  paylaşımlara bakıyorum ! Yazık ! Bu konu yok gibi !
    Ne olur....! Bakın görün , duyun , anlatın !
    Bilim adamları , sanatçılar , aydınlar, yazarlar , okumuşlar , aydın kadınlar ,köylüler, şehirliler, bil cümle çalışanlar..!
    Duyun , görün, anlatın !
                Yurt toprakları bölünecek sessizce , duymayacağız..! Duyup konuşan MİT ağına düşecek !
    Özerklik ve ikili federe idare şekli AÇIK , MEŞRU , YAYGIN BİÇİMDE İLAN EDİLECEK ..!
    Karşı gelen en sıradan yurttaş bile MİT AĞINDA EZİLECEK !
    Biri cumhurbaşkanı , diğeri başbakankığa devam etmek isteyecek..! Sanki sadece onlara mecburmuşuz gibi kabul edeceğiz !
    Etmeyen MİT ağında sarmal sarmal öğütülecek !
    Türban DİCLE ÜNİVERSİTESİNDEN KAMUNUN HER DALINA YAYILACAK ARTIK !
    Cumhuriyetin uygar giysileri ve kültürel yapılanmasına muhalefetin marifeti ile son verildi ya ..! Önce TBMM DE sonra her alanda türbanlanacağız ! Namusumuz paketlenecek ve biz biad etmeye başlayacağız. " KİNDAR VE DİNDAR NESİL MARİFETİ İLE DE ARAP DÜNYASININ LİDERİ TÜRKİYE OLACAK !
    YENİ OSMANLI MELEZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ TAM YOL İLERLEYECEK !
    FEDERE KÜRT VE TÜRK HALKLARI CUMHURİYET TÜRKİYE'Sİ İNŞA ETMEK SÜRECİ VE YENİ ORTAÇAĞ HAYAT OLACAK !
    Ve sonunda cemaatler ile hükümet güçleri BARIŞ yapacaklar !
               Muhalefet karikatür haline devam edecek , akıl yürülükten tam ve mutlak kalkacak !
               
    Halk yeniden ve cesaret le sokaklarda meşru sesini yükseltmelidir ! O ses gökleri yarmalı , bulutları yok etmeli, , güneşteki kan ve kötülüğü temizlemeli , YENİ ORTAÇAĞ sona ermelidir.
    Ama nasıl ?
    Hangi muhalefet ile !
    Hangi parlamenterlerle ?
    Hangi yol haritası ile ?
    Hangi önder ile ?
    Hangi , hangi, hangi kimlerle ?
    İYİSİ Mİ , HALKIN YAYGIN VE KENDİLİĞİNDEN HARAKETİ İLE YÜKSELEN MUHALEFETİ DESTEKLENMELİ VE YÜKSELTİLMELİDİR.
    leyla erdem yiğit / 16 nisan 2014