Sayfalar

7.17.2020


    İZMİR,
    Kapkaranlıkta yıldız,
    Gece karanlığında ay,
    Zamanın kofluğunda ışıksın.
    Sahilinde uçsuz yaşam sevinci,
    Sokakların begonya kokar,
    Köylerinde doğa dans eder.
    Yeşil kokudur , sarı yapraktır,
    Toprak dostlara dostur.
    Deniz bakar her yerden,
    Körfez selama durur kızıl ufuktan.
    Sofraların lezzettir.
    Kadehin önünde insandır her yer.
    Kadınların şık,
    Erkeklerin efendi,
    Çocukların kelebek kadar güzel,
    Gençler geleceğin markası,
    Yaşlılar Ege'nin imbatında dingin,
    Gelinlerin damatların kıvrak ve eşit,
    Hoşgörü ırmağı,
    Can dostların barınağısın.
    Güzellik anıtı
    İzmir, İZMİR, İZMİR!
    İzmir ne kadar mazbut,
    O kadar da mağrursun.
    2020 temmuz 14 salı günü .
    leyla erdem yiğit.
    Not; Şiir yeni kaleme alınmış ve yazın hırsızları için kayıt altına alınmıştır Gerektiğinde veya istismar edilip başka ad ile kullanıldığında mahkeme açılacaktır.

    Re: Yazınız hakkında

    Leyla Erdem Yiğit leylaerdemyigit@gmail.com

    29 Tem 2016 Cum 14:48
    Yanıtla
    Alıcı: bilgi
    Değerli yetkili, 
                   Anlamlı  ilginize teşekkür ediyorum. 
               Cevap yazımın uygun  gördüğünüz yerlerde yayınlanmasını  kabul ediyor , buna izin veriyorum. Hukukçu arkadaşımızın   olurunun alınmasının  doğru olacağını belirtiyor , peşinen teşekkürlerimi   bildiriyorum. 
    Esenlik dileklerim ve Saygılarımla 

    29 temmuz 2016 
    leyla erdem yiğit 
                  
















       


    28 Temmuz 2016 23:44 tarihinde <bilgi@halkdayanismasi.com> yazdı:
    Sayın Leyla Erdem Yiğit,cevap yazınız sadece bizlerin okuyarak kenara bırakmayacağı değerde. Bütün dayanışmacılarımızın okuyup bilgilenmesine katkı sağlaması için web sitemizde yayınlamayı düşünüyoruz. Eğer izin verirseniz,hukukçu arkadaşımızın olurunu alarak sitemizde ve Facebook sayfamızda yayınlayacağız. Cevabınızı bekliyoruz. Saygılarımızla.

    Re: Dayanışma adına

    Leyla Erdem Yiğit leylaerdemyigit@gmail.com

    28 Tem 2016 Per 19:24
    Yanıtla
    Alıcı: bilgi
    Değerli  üyeler , 
                  Halk  dayanıması" hareketini  benimsemeye devam ediyorum . Kötülerin dayanışmasının  karşısında  iyilerin , diğer anlatımla ;halkın dayanışmasının  doğruluğu tartışılamaz. Bu  açıdan da sizi  daha içten benimsiyorum. 
                  Halk  dayanışmasının   gelişmesi için "katkı,görüş ve önermelerin"  bildirilmesi talebinize  yanıt  verebilmek   için önce 15 temmuz 2016 gecesine dek olan nesnel  durumu kabaca  dillendirmek  istiyorum. 
                 2002 kasım ayı  genel seçiminde    iktidara gelen  AKP siyasi   erki  yani  karşı devrimciler  ve bilim düşmanları  uzun yıllardır  ciddi bir muhalefet ile karşılaşmadılar. Muhalefet ve baskı gurupları ile karşılaşmadıkları gibi  ,  TC nin  kuruluş amacının  doğal yasası yada karakterine   mutlak uyumlu davranması gereken  bütün  bakanlıklar  ve kurumlar da bu nitelikte ki siyasi erki   örtülü veya açık desteklemekte   sakınca görmediler.. Direnç gösterilmediği gibi  çok kolay olan yandaş  tutum  sergilemeyi   daha uygun gördüler.  
    Siyasetin  ve hayatın bütün değerlerinin yıkılmasına  "ileri demokrasi" adını verdiler. Adalet ve hukuk bir cemaatin elinde diğer cemaatlerin çıkarlarına göre ,   toplam çıkarların da  siyaset  mafyalarına dağılım esaslarına göre  işledi.. Halk şaşırdı ,  çaresizleşti. Laik , parlamenter sistem  ve devlet aygıtları   Ortadoğu'nun üçüncü sınıf liderliği   gibi   liderliklerin     vesayetine terkedildi. Bu süreçte  ve sürekli olarak  yerli ve yaban çıkar  merkezleri  ve yaslandıkları   efendi ülkeler TSK leri ile uğraştı. .. Saygınlığını tüketerek KIBRIS VE KÜRT   sorununda   ulusun talep ve direncini  yok etmek  istediler. Denizlerimizi ve  boğazları   serbestçe , kullanmak istediler.    Önce  TSK leri    Balyoz , Ergenekon , Casusluk gibi uydurma davalarla    zaafa düşürüldü.  Sonra da 15 temmuz  2916 da bana göre ;    din kökenli  melez  bir darbe ile yok edilmek istendi  
                Bir ulusun   iyilik  ve demokrasi  barometresi olan Eğitim- Öğretim  gibi sistematik  kurgulanacak ,  insanın doğal varlığını insanlaştırmayı hedefleyen   ve bilime dayanması zorunlu olan  " Milli eğitimimiz"  tamamen   uhrevi dayanaklardan  gelişen besleme'ye ( BESLEME_ İTAATKAR  HİZMETKARLAR ) dönüştürüldü  Bu gerçek  halk nezdinde  iktidarın " dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz"  söylemi ile  fiili ve sosyolojik anlam kazandı.    Her şey bu temelde yapılandırıldı. Yüzlerce dini vakif ve dernek kurularak , binlerce maaşlı   gazeteci ve savunucu eliyle  bir tür   örtülü  baskı  merkezleri  kuruldu. 
                  Üretim ekonomisi   kökten terkettirildi.. Paradan para kazanmak merkezi politikaya dönüştü.. Çalışan herkese   kendi elleriyle  ve  kredi kartı  marifeti ile   geleceğine  ipotek koyduruldu.   Milyonlarca  insan  " "globalleşme"  gerekçesi  finans  sermayeye teslim edildi. ..  
              Siyasi mafya   gurupların  yarışına uygun olarak TC İhale kanunu  167  kez  değiştirildi. Emperyalizm ; düna   finans kapital işbirliği  hiçkimsenin itiraz edemeyeceği  "kanal istanbul" ve köprüler gibi  devasa   yatırımları    AKP iktidarının  bizzat  kendine; kendi   ömrünün uzaması  için   propaganda   olarak  kullandırdı, kullandırıyor. Siyasi erk hazineyi  pervasızca  kullanıyor.. Muhalefet ise  sadece susuyor. Konuşunca da  beceriksizliği   deşifre oluyor. 
                 AKP  nin    senelerdir  yapageldiği  bu   iç yapılanmaya uygun   DIŞ  politika   uygulatıldı..  İktidarda ki   AKP, Jeopolitik   gerçeğimizi  anlamadı.. , Ulusal çıkarlarımız   ters yüz edilerek, garip hayaller  peşine düştü. TC ni   Osmanlı bakiyesi olarak, Ortadoğuda ki  güya   lider ülke olmak için  ne lazımsa yapıldı. Ancak  toplumsal   talepler   ve jeopolitik  gerçekler  bu isteği tanımazdı , tanımadı.. Kendi   yatağından aktı , akıyor. 
                15 Temmuz 2016  gecesine  bu  "gaflet"  içinde gelindi.. Bana göre  ve şimdiye dek anlayabildiğim verilerin ışığında   15 temmuz darbesi ;     bir  cemaatin marifeti   ile  TC  üniter devletine   hakim olmak, diğer cemaatleri  emrine almak  , müridler arası  çekişmeyi sonlandırmak ,  Üniter  devleti parçalamak  ve   PKK yı yeniden ihya ederek  dinci  federe  bir TC  ne dönüşmeyi   hedeflemekteydi.. 
                  Bana  göre  AKP de  normal bir siyasi parti değildir. Cemaat partisidir. Darbeyi yapan  emperyalizmin emrinde ki FETÖ cemaati de; AKP nin  içinde ki etkili bir kanattı. Emperyalizm   bu defa  AKP yi değil , DARBE  yaptırarak   Fetö'yü tercih edecekti olmadı ..  Darbe  bizzat TSK nın kendisi tarafından  engellendi...Darbe girişimini   "Halk önledi" denemez. "Halkın gücü , tankın gücünü yendi " söylemi  sadece bir tesellidir.  
                 Her gün  darbeyi  reddeden  halka ilişkin yapılan   ve   medyadan  izlediğimiz , dinlediğimiz abartılı halk popülizmi AKP iktidarının ve yönetenlerinin  "bak ben ne kadar güçlüyüm"  iletisi için olduğunu düşünüyorum.   Her gece halkı meydanlarda tutmanın  ise ; (beni seviyorlar , benim liderliğime ve yönettiğim  AKP İKTİDARINA  ihtiyaç var) demek istemenin   ötesinde olup olmadığını  henüz anlayabilmiş değilim.  Zaman ile  anlayabileceğim. .   
                Değerli üyeler , buraya kadar  nesnel  olmaya çalışarak durumumuzu  açıklamaya çalıştım.  Ancak ,  ben sahada olan gazeteci ,  bütün bilgi  akışını alabilen  bir kurumun  görevlisi , ya da  milletvekili değilim. Sırada ki  bir yurttaşım.  Elbette başka  açıklamaların , bilgilerin , bileşkelerin  ışığında  yeni düşüncelerim  olacak. 
    Şimdilik  önerilerim başlığında şunları yazabilirim. 
                 1- "halk dayanışması" kurulunun     ilk görevi   bu durumların doğru analiz edilmesine  yol vermek, yöntembulmak olmalıdır....  Kitlelerin duyabileceği  kanalları kullanmak ve halkoyu oluşturmaktır. 
    Neden , niçin , nasıl   sorularını  yanıtlayarak dayanışılan kümeleri aydınlatmak  zorunludur. 
                2-  Olacaklar ne olabilir  ve ne yapmalıyız  ? sorusu  dört başı  mükemmel tartışılmalıdır. Bütün görüşler saygı ile  aklın süzgecine vurulmalıdır. 
                 3- Gerçekten   genişlemenin  önemli bir yolu da şudur ;  Gerçek aydınlanmacıları ,  erdemli  insanları   dayanışmaya katabilmek  ve   etkin saygı   uyandıracak çekirdek gurubu oluşturabilmektir. 
    Üçüncü sınıf  toplumlara özgü   olan ;  düşünmeden  düşünce polisliği   yapmaya  fırsat vermemek   şarttır ve gerekmektedir. 
               4- Mali durum için imece  tartışılmalıdır. 
               5- Nutuk okunması çok iyidir. .Ancak  örneklenmesi   daha çok önemlidir. . 
    Laik  rejimin ne olduğu , devlet ile  siyasal iktidarların  farkı    pratikten  anlatılmalıdır.  
               6- Tarihi   geçmişinden öğrenmeyi  ama  ;  geleceğinden  anlamanın çok  önem  kazandığını  bilmeli  ve  geleceğine hazırlanmak   tercih edilmelidir.
              7- M.K .Atatürk'ün   bu günde, yarınlarda da   geçerli olacak   özellikle  bağımsızlıkçı  ve halkçı taraflarını siyasi örneklerle   halka anlatmak gerekmektedir. 
              8-  Keşke  belediyelerimizin yardımlarını alarak   HAYATIN  PRATİĞİNDE   ATATÜRK ENSTİTÜSÜ   kurabilsek istemezmiydiniz ?  Orada    aydınlanmacı   herkes   görev alabilse   faydalı olmaz mı ?  
    Halk dayanışması   üyelerini tanıdıkça  önerilerim  olacaktır. Henüz  elimde  yeni düşünceleri   oluşturacak özgün hiçbir veri yoktur. 
                Baki  sevgi ve saygı ile. 

    leyla  erdem yiğit 
    28 temmuz 2016
     
     
     


    27 Temmuz 2016 19:26 tarihinde <bilgi@halkdayanismasi.com> yazdı:
    Sevgili Leyla Erdem Yiğit,

    Sizi 22 Haziran'da hayata geçirdiğimiz Halk Dayanışması-İzmir'e katıldığınızda "Yolumuz Mustafa Kemal'in yoludur,yaptığımız ve yapacağımız herşeyi NUTUK'tan öğreniyor ve uyguluyoruz. Bu nedenle başarısızlık söz konusu değildir,ama hepimizin yükü çok ağırdır. Sizleri bağımsızlık yolunda çok çalışmaya davet ediyoruz" diyerek karşılamıştık.

    15 Temmuz 2016 gecesi ve sonrasında yaşananlar  endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu  ve bunlarla  başa çıkmak için seçtiğimiz yolun doğruluğunu gösterdi.

    Bu kaos ortamında bilgi ve deneyim paylaşımlarıyla ortak akla ulaşma çabalarımızı hızlandırmalıyız.

    Dayanışmamızı genişletebilmek için katkılarınızı, görüş ve önerilerinizi en  kısa zamanda bildirmenizi önemle rica ederiz.

    Saygılarımızla,

    Halk Dayanışması

    2.18.2019

    YASAK....
    Kaleme yasak var,
    Ne ışık var , ne SEVİ , ne de BİZ varız.
    Gücün tokmağı var , kapımız kırık.
    Gitti mi İNSAN..? Ya .. O AŞK ..?
    O acı , sırada mı ?
    Pusuda kim var..?
    Eyy..VİCDAN (!) neden üryansın..?
    Eyy İNSAN ! Güneşin neden kayıp..?
    18 Şubat - 2011 İZMİR
    leyla erdem yiğit.