Sayfalar

9.18.2025

 BU DEVRİN ROMANINI YAZMAK ZOR....!

                  Bu devrin romanını yazmak zorlaştı..! İnsanların büyük kısmı kum , kum. Düşünde ortaklık aramak yerine "ben" , davranımda derinlik ve istenç yerine sıradanlık , etikte genel kesinlikler yerine uydurulmuş edinimler , dürüstlük yerine bahane üretmek , açıklık yerine (Duvarını kapayarak) dikkat çelmek , insan olmak yerine güçlü görünmek doludizgin...at koşturuyor...! .             

                 Facebook'ta iki arkadaş yazışıyor. Belli ki biri birlerinden geçmiş bir davranım hesabının kendini ilgilendirmeyen bölümünden hesap soruyor. Yada sorguluyorlar.. Diğeri yanıtlıyor : " ..acıdım , acıdığım için... işte savunma mekanızması ..."

                  ABD 'NİN  ciddi üniversitelerinden birinde yapılan araştırmaya bakılırsa Facebook "gerginlik yaratıyormuş.  Gerginlik yaratacak herşey , her yol akıllıca  uygulamaya sunulmuş. Acıdığı için   başka , acımayanlar  başka...türlü teknik yollar var... İki kiyüzlü  olmak   teknikleşmiş  ! İstediğinizde  istemediğiniz birini ayıp olmasın diye "..bu kişiler görmesin" kategorisine alıp  , o kişiden şu, bu biçimde ( mustarip olan) ortak  arkadaş  yada ortak olmayanlrla ,  şarlatanlarla dedikodu mostürbasyonu yapabilirsiniz... Sonra da saygılar ile biten bir iletiyi  " paylaşımları göremeyen  arkadaşınıza" gönderirsiniz..."  Ya... sahi neredeydiniz bunca zaman..?..* diye sorarsa  ,onun ne kadar  herşeye burnunu soktuğunu v.s  diye suçlarsınız , nitelersiniz, dayanağınız olmasa bile..!

                Çoğunluğun açıklığı , içtenliği  , nezaketi ve tahammülü    zaten bilmeyen bir  toplum  bu yol ile nede güzel gerilir.?. Yukarıda  işaretlediğim  yazışmasında arkadaşına    "acıdığını "ve  "savunma mekanızmasına " kullandığını   belirten   profilin  acıdığı için   ne yaptığını  bilemiyorum.   Kimbilir..?       

                BİLİMCİLER acımanın yalnızca insana dair olmadığını söylüyorlar..

                Acımak ile sevgi kardeş mi sizce ..? İnsanda ( Acımak )  genetik elverişlilik  ve  sonuç almayı isteyen duygudur. Genelleştiğinde zorbalığa başkaldırmanın temelidir. Acımak bir nedenle de olsa insanlaşmaktır Ve acimak vicdanın terazisidir.  Sevgi ise soylu bir duygudur , öğrenilir..

                 Yaa siz ne diyorsunuz...?

                 Sizden nefret ediyorum diyebileni hiç sevebildiniz mi siz ?

                 Bu devrin romanını yazmak zorlaştı...Hayatlar gri , fluğ ve insanlar insanı hiç tanımAK İSTEMİYOR. Onaylanmak yada övülmek isteğinin erdemi öldürüldü, patoloji egemenleşti ..! "BEN" ŞİŞİRMEK sevgi oldu..! Eleştirmek cezanın temel gerekçesi .. Mavi renkte bir zorbalık hayat oldu..!  Determinizm  öldü..!  Tek doğrunun yerine  "çok doğru var" diyorlar. Aklı yerinden söküyorlar..! 

                Bu devrin romanını yazmak zor..! leyla erdem yiğit 16 eylül 2011.

9.01.2025


 EYLÜLDE İNSAN AŞKTIR.

Kaçıncı eylüldesiniz ?
Aşık olduğunuz son mu, ilk eylül mü ?
Sarının kırmızıya öfke fırlattığı eylüller,
Kaç sabah ıslak ıslaktı?
Kaç gün ışık ekti toprağa?
Siz gecenin lacivert rüzgarında,
Seherin yakomozlarında,
O eylül sabahında
Ve kalbimin tam ortasına,
Hangi eylül oturdunuz saydınız mı ?
Sulara düşürdüğüm sevinçlerim sarıya boyanmış
Gördünüz mü?
Sarı dünya bir aşk daha doğuracak duydunuz mu?
Yaklaş, biraz biraz daha yaklaş,
Sarımsı, kırmızımsı, biraz da maviye inat yeşilimsi
akşama az vakit kaldı.
Şimdiden gitme.
Yokluğun kalmasın geceye.
Işık eksinler şakaklarımızdan kayan giden eylüle.
leyla erdem yiğit
23 eylül 2013 Foça /İZMİR
Saat 10,00
TARİHTE BUGÜN

8.30.2025

 'BAYRAM MI GELDİ ?..

Çeliğe su verir gibi verdiler yalnızlığı , acıyı ,
Rengi alaca,
Kokusu buğur buğur..
Hiç kimse, hiç kimse kadar iyi değil .
Sevgi serap , iyilik hayal.
Olsun , birazda öncekiler gibi sen de oyalan
Bayram mı geldi ,
Dur, eylesin vicdan.
17 TEMMUZ 2015
leyla erdem yiğit'

8.17.2025

 İSTANBUL ,

İstanbul yedi tepeden akıyor.
Sulardan nakış ,
altın kollarından ufka dantel örüyor.
Havasında çam kokulu yeşil ,
Rüzgarında sarımtırak öfke ,
Akşamına çığlık ,
Sabahına sevinç bırakıyor.
İstanbul ,
Mağrur,
Cömert,
tutulamaz,
Gök yüzlü ağaç ve çiçek.
Ve İstanbul
Milyonlarca renklerden mağrur.
Geçmişin çehresinde muzaffer,
Hayattan daha fazla hayat ,
Aşk'tan daha fazla aşk..
İnsandan daha çok insan,
Doğadan daha fazla kıskanç,
Sarıyer , İstin'ye , Beykoz
Ve boğaz.
İstanbul yedi tepeden akıyor.
İstanbul İstanbul olalı direniyor.
Şişli / İst. 29 aralık 2011
leyla erdem yiğit
Gösterilecek istatistik yok



 İSTANBUL ,

İstanbul yedi tepeden akıyor.
Sulardan nakış ,
altın kollarından ufka dantel örüyor.
Havasında çam kokulu yeşil ,
Rüzgarında sarımtırak öfke ,
Akşamına çığlık ,
Sabahına sevinç bırakıyor.
İstanbul ,
Mağrur,
Cömert,
tutulamaz,
Gök yüzlü ağaç ve çiçek.
Ve İstanbul
Milyonlarca renklerden mağrur.
Geçmişin çehresinde muzaffer,
Hayattan daha fazla hayat ,
Aşk'tan daha fazla aşk..
İnsandan daha çok insan,
Doğadan daha fazla kıskanç,
Sarıyer , İstin'ye , Beykoz
Ve boğaz.
İstanbul yedi tepeden akıyor.
İstanbul İstanbul olalı direniyor.
Şişli / İst. 29 aralık 2011
leyla erdem yiğit