Güneşi yeyüzüne indirenler gerçek sanatçılar bilim ve insan zekasıdır . Ahlak ve erdem bunların ürünüdür. Değerli Fazıl Say'a yapılanları ve gitmek zorunda bırakılmasını , yalnızlığını ayıplıyorum. Uygarlığın ve insanlığın geleceğinde siz olmayacaksınız !!Fazıl Say olacaktır ! Kötüleri iyiler yapan bir dünya insanlığın , sanatın ve bilimin eseridir. leyla erdem yiğit 2012 / nisan 22
11.15.2012
11.14.2012
Değerli OKUR ,
Aşağıda Selman Gök'ün ortak sıkıntılarımızı , hukuka dayalı demokrasi ve gönenç içinde yaşamak ilişkili sorunlarımızı dünya patronlarının emrine girip İSTİSMAR eden " deniz görmemiş " yurttaşlarımızın yanılgılarını ve nasıl kandırılıp , aldatıldıklarını okuyacaksınız . Saygı ile sunulur.
Aşağıda Selman Gök'ün ortak sıkıntılarımızı , hukuka dayalı demokrasi ve gönenç içinde yaşamak ilişkili sorunlarımızı dünya patronlarının emrine girip İSTİSMAR eden " deniz görmemiş " yurttaşlarımızın yanılgılarını ve nasıl kandırılıp , aldatıldıklarını okuyacaksınız . Saygı ile sunulur.
| ||||||||
11.12.2012
İNSAN BU ,
Hayallerin bunalım olduğunda
Gerçeği yalnızlığınla yaşadığında ,
Korkma yalnızlığından ,
Sosyalleşmek bazen fazla olur ,
Kör kuyu kapaksız kaldığında .
Bırakma yalnızlığını !
Terkedilen yalnızlık yoksulluktur !
Kanarken dağ , ova , yer, gök , sular
Ve toprak .
El sandığın tokmaktır omuzunda .
Yüreğinde tohum ektiğin arktır ,
akıp gider .
Ümidine su gelmez , yol şaşırır !
Solar , uçar , yiter düşlerin !
Bırakma yalnızlığını
birbaşına kal !
YAZAN : leyla erdem yiğit
12 KASIM 2012
11.10.2012
ATATÜRK , KAVRAMLAR VE YETKİLENDİRİLMİŞ İNSANLAR !
İnsandaki ortak duygu ve davranışların varlığını ileri sürerek insanlığın büyük önderleri ile kendisini yada kendilerinin "biat" ettiği parti , dernek gibi kurumların genel başkanlarını M.K. Atatük ile eşit değerde görmek ve bunu yaymaya çalışmak kişisel aymazlığın en katmerlisidir ! Ve ayıptır !
Nedeni şudur ;
Hırs insanda ortak duygudur. Ancak kalıcı değerler üretiyor ve bırakıyorsa o hırs olumlu ve istenilir hırs türüdür. Bunun da ancak dünya çapında ki akademik ve sosyal önderlerde bulunduğu doğrudur. ... Atatürk'te bu tür hırs vardı ! Bu gün kimi büyük yetkiler taşıyanlarda olduğu gibi hayatlarımızı abluka eden, siyah güç içeren ve yarınlara hiçbir değer bırakmayacak olan HIRS UYGULAMALARININ ; kalıcı değer üreten , bundan ötürü de asil bir duygu olan ATATÜRK HIRSI ile hiçbir benzerliği yoktur !
İkincisi Entellektüel olabilmek duygusudur.. Seçkin entellektüel olabilmek için merak duygusunun baskın olması şarttır .Ayrıca araştırmalardan elde edilen çıkarımları anlamak ve bilgi sahibi olmaktır.
Atatürk en büyük entellektüeldir.. İlk yurttaşlık kitabının ve liselerde okutulacak geometri kitabının yazarıdır. Her konuda genel olan tanımlama ve sözleri vardır.Yemek sofraları bu derinliğinin not edildiği yerlerdi. Bu nedenle Atatürk'ün yemek sofrasında bulunmak tarihi onur olmuştur. Binlerce kitap okumuştur..!
Ve Atatürk deha bir askerdir !
Atatürk karakteri yüksek , vicdanı beyaz , aklı çok , zekası deha olan , belki bin yıllarda gelebilecek , çağları etkileyen bir önderdir ve aklın mirasçısıdır !
ATATÜRK İNSAN AKLININ VE YÜKSEK VİCDANININ SANAT ŞAHASERİDİR..! Bu neden ile bugün olduğu gibi yarın da olacaktır. AMA , bu gün Atatürk'e EŞDEĞER ANLATILAN İNSANLARIN yarın da olması için nedenleri yoktur !
Muhafazakar çevrelerin okumuş yandaşlarının ve cemaatlerin çeşitli sözcülerinin bugünkü siyasi parti genel başkanlarını Atatürk ile eş değerde tutan söylemlerine ve siyasi erk'in başı olan yetkililerin Atatürk düzeyinde tanıtılmasına asla izin vermeyiniz.
Bu ayıptır !
Atatürk'ü saygı ile andığımız 10 kasım günü bugün ;onyedi (17) şehidimiz daha var !! Ulusumuzun acı içinde ki aklının ortasına ve yüreğine direnç , anlamak , beraberlik sabır ve utku diliyorum.
10.28.2012
CUMHURİYET İNSANLIĞI ,
İnsanlığın geçmişinde bazı aklıevvellerin söylediği ve inandırmaya çalıştığı gibi kolaylık , bilgisizlik ve cehaletin zaferleri yoktur. Tam aksine çile , acı ve işkence vardır ! Bazan bu katmer , katmer önünüze düşer ! Bu gün olduğu gibi ! Cumhuriyetin insanlığı tutsak oldu , erdemi ihanete uğradı ! Yarınlarda çocuklarının çekeceği sıkıntı , eza ve araplaşmış Türkiye'nin cefasını bugünün rahatlığına feda eden "umut kaynağı , gözbebeği " kurumlar bile ; iktidar sahiplerinin her tür isteğine teslim olmaktadır. Hem de mevcut Anayasanın açık hükümlerini İHLAL EDEREK ! Ne hazin bir şey bu !
Selam duran makam ve ikbal sahipleri ,
Selam duran , "biat" eden yüksek bürokratlar ,
"Ucube" lafının peşine takılıp sanatı lağvedenler ,
Sadece hoşa gitmek için dünya ölçeğinde sanatçımız Fazıl Say'ı mahkeme edenler ,
Orduları tutsak edilmiş , düşünürleri hapsedilmiş , ayakta ölüme durdurulmuş aydın ve bilim adamlarının çok sayıya ulaşan manzarası karşısında susan ve korkan Türkiye'de siz, "CUMHURİYET makamlarında ki ikbal sahipleri " sizler ......... direnmeyecek , söz etmeyecek , halkı doğruya ve erdeme çağırmayacakta sıradan bizler mi kurban olacağız ? Sıradan bizler mi Silivri'ye gideceğiz ...?
Siz ;ABD nin , PKK nın , AKP nin işbirliği yaparak ve Türk halkını aldatarak aklını bozguna uğratıp ele geçirdiği Türkiye Cumhuriyetinde Atatürk(kemalist) devrimlerinin derin insanlığını ve laik çağdaş toplumun hukuk ve adalet tutkusunu istismar ederek Cumhuriyetin tüm kurumlarını tepe tepe kullananların , babalarının çiftliğini idare eder gibi idare ederek Anayasa filan tanımayan siyasi erkin ( iktidarın) "ilelebet payidar" olacağını mı sanıyorsunuz ? Ne yazık size !
Bütün yalanlar çok ta uzak olmayan bir gün bu günün "utangaç" islamcı medyasınca da yazılacak çizilecek ! Yeter ki ABD AKP den vazgeçsin !
% 50 oy alıyormuş .. Yalan !! Yazılımı ABD nin elinde ki bilgisayar oyunudur bu ! Seçim kamuflajdır. Eğer kitlesel direnç anlam kazanmazsa bundan sonra ki seçimlerde anlamsız olacaktır.
Ama, "araştırma şirketleri de % 50 gösteriyor . Nasıl olur" diyorsanız? Olur .. olur... Herkesi maaşa bağlarsınız ... yada % 50 çıkaracak soruları teknik oyunla sorarsınız , istediğiniz gibi sonuç elde edersiniz .
Aksi halde ; PKK güçlendikçe , şehitlerimiz arttıkça , hayat mutsuzlaştıkça AKP nin oyu mu artıyor ?
AKP nin oyu Türk ordusunu Silivri'ye tıkayıp , hayatları zehreyledikçe mi artıyor ? Ve ben bilemiyorum.
Hayır , hayır !
Asıl artan, sayıları çoğalan "biat" içinde ki kurumlardır .. ! Asıl tehlike " namussuz aydınlardır . Asıl artan ve tepe tepe çiğnenen Cumhuriyet insanlığıdır . Bu gizil tehlike içinizi burkuyor , geleceğin arabistan , afganistan , müslüman kardeşler karanlığını düşündürüyor mu ?
Bayramlarınız aydınlık olsun dileklerimle .
6.18.2012
YURTTAŞ SORUYOR,
Başka çare yok .
Gazeteciler sormuyor, para kazanmak ve şöhret derdindeler ?
Soru soran gazetecilerin başına gelenleri gördükçe korkuya sığınıp, güya çaresiz olduklarını ima ediyorlar.
Allı , şanlı, varsıl ve cakalı TV lerde genç kadın ya da erkek olmaktan başka hiç bir özellik taşımayan sunucu ve program yapımcıları edalı bakışlarla , bazen de " yalaka" bakışlarla yandan , arkadan sözüm ona soru soruyorlar. Hiçbir şeyi net anlamıyoruz. Aksine her tartışmadan siyasi erk'in iyi olduğu düşündürülüyor .Büyük oyun kartlarının nasıl karıldığını, Türkiye'nin nereye gittiği hiç anlaşılamıyor. İyisi mi yurttaş olarak doğrudan sormak.
1- Günlerce konuşulan , yazılan verilen şu söz doğrumudur ?
Mit- PKK Oslo görüşmelerinde siyasi erk'in "PKK ile çarpışan güvenlik görevlilerini cezalandıracak" sözü verildi mi ? Nasıl ve neden verildi ?
Bir kaç yıl önce Leyla Zana'nın; "Türk askerinin kanı derya gibi akmadıkça bu iş bitmez.." sözünün ne demek olduğu hiç soruldu mu ? Tartışıldı mı ?
Aynı Leyla Zana'nın şimdi; " bağımsız devlet kurmaktan vazgeçtik" söylemini kendisi mi dış desteklerden birisi mi ,başkası mı söyletiyor ?
Gerçekten güneydoğulu , kendisine "kürt" diyen yurttaşlar ayrılıkçılığı destekliyor mu ? Onlar'a kimler neleri , nasıl anlatıyor?
Geçmişte ve şimdi bizim gibi sade ve T.C yurttaşları arasında ne farklar var ve vardı?
Kaç işadamları , toprak ağaları, kaç varsıl aileleri , kaç tane gelmiş geçmiş milletvekillerine karşılık , "kürt" oldukları için olamamış insanları var ? Kaç tane aynı suçtan yargılanmış ve cezaları kürt diye fazla, az veya haksız verilmiş "kürt" ve Türk suçluları var ?
Kaç Türk kadın siyasetçilerine karşılık, kaç "kürt" kadın siyasetçileri var ? Kaç doktor, avukat , öğretmenlerine , illah.... karşılık , Türk olduğu için korunmuş ve bundan ötürü elde edemedikleri meslek mağdurları var mı ? Bu tür ve benzeri mahrumiyetin olduğunu nüfus sayısına göre bilen var mı ?
Bunlar gerçekten "kürt" oldukları için , "kürt" dilinde eğitim göremedikleri için eziliyorlar mı ?
Ezilmek sınıfsal mı , yoksa etnik mi olur ? Sınıfsal ise, bağımsızlık veya özerklik istemek ne oluyor ? Yok etnik ise, "kürt" olduğu için ezilenler nerede ?
Bu etnik bir isyan mı , yoksa demokratik hakların ve hukuğun egemen olmadığını anlatmak mı ? İsyan değil diğeri ise, askere düşmanlık beslemek mümkün mü ? Ve PKK nın silahlı mücadelesi olur mu ? Biz diğer yurttaşlar da demokratik olmayan herşeyden yakınmıyormuyuz, hukuk'un olmayışından yakınmıyormuyuz ? Mesele bunlar mı , yoksa Anadolu toprak parçasını bölmek ve Irak 'ın kuzeyi ile birleşmek mi?
Varsayın ki (hayal edelim)batı bölgelerinde ki tüm (insanlar la) yurttaşlar la , güneydoğu bölgesinde ki tüm yurttaşlar yer değiştirdik . Malımızı , mülkümüzü , YAŞAM TARZIMIZI DA değiştirdik. Mesele biter mi ?
(Bu kez bizim için az çocukları var , ya da dinsiz diye bir bahane üretirler , bölünmeyi dayatırlar, çünkü meselenin amacı ne kendine "kürt" diyenlerin mutluluğu dur , ne de (Türkiye Cumhuriyetini kuran herkese Türk denir " hukuksal deyimin gereği) Türk'lerin mutluluğudur. Başka bir anlatımla demokrasi talebi ya da "demokratikleşmek" değildir..Bu sorun sadece T.C ni sömürge düzeyinde tutmak isteyen uluslararası güçlerin; birlikte bin yıllardır kokusuna vurgun olduğumuz topraklarımızı ve insan kalplerimizi ayırmak oyunudur.
Renklerimizi ,
acılarımızı,
türkülerimizi,
ağıtlarımızı,
sevinçlerimizi ve insan ortaklığımızın büyüttüğü tüm değerlerimizi bölmek oyunudur.
Bu büyük oyuna gelenleri ve siyasi çıkar sağlayanları iyi tanıyormusunuz ?
Dünyada hangi ülke etnik-ırkçı isyancıları "masada , akil adamlar marifeti ile " ikna etti ve isyanın gidişini çözdü ve durdurdu ?
Kendisine "kürt" diyen yurttaşlarımızı temsil ettiğini söyleyen BDP nin neden ; hiçbir biçimde siyasileşmiş yargıdan , özelleştirmek facialarından , YÖK ucubesinden , bilim ve fende geriliğimizden , Töre cinayetlerinden , din tacirliğinden, hayvancılığımızın mahvından , tarımın yıkımından ve işsizlikten yakınmıyor da "ana dilde eğitim isteğini ve özerkliği dayatıyor ?
Biz Anadolu insanlığı;tarihin hiçbir döneminde aptal olmadık . Bundan sonra da aptal olmayacağımızı başta siyasi erk , uluslar arası yetkeler ve siyasi erki kurtarmaya çalışan K.Kılıçdaroğlu biliyorlar mı ?
Ayrıca , K.Kılıçdaroğlu "öcalan'a istenen ev hapsi için " dört siyasi partinin onayı olursa; "başımız üzerine , evet" diyor ya , kendisine yurttaş olarak soruyorum;
SN.K.Kılıçdaroğlu, genel başkanı olduğunuz partinizin bir düşüncesi , ideolojisi yok mu ? Partinize özgü söyleyecek bir şeyiniz yokmu ? Siz, siyasi uydumusunuz ?
Size; CHP gibi bir partinin onurlu ve vatansever geçmişini , büyük Atatürk'ün laik , bilimsel ve akıl mirasının en önemli siyasi örgütü olan CHP'yi paryalaştırmak hakkını kim verdi? Sizin buna gücünüzün yetmeyeceğini kimse söylemedi mi ?
Başka alanlar da , genel sorularla devam edelim.
4+4+4 eğitim yasasında seçmeli ders olarak neden hak ve özgürlükler alanı içeren, "hukuk okur, yazarlığı" başlığı altında bir ders te konulmadı ? Hani din ve inanç özgürlüğü korunuyor ya , hak ve hukuk kavramı çok mu kötü de korunmuyor ?
Laik devlet kendi eliyle , İmam ve hatip yetiştirir mi , seçmeli de olsa din ve değerler dersi verir mi ? Yoksa bunu özel teşebbüse mi bırakır ?
Bu iktidar ve devlet bu ülkenin % 98 çoğunluğun müslüman olduğunu nereden biliyor ? Bunun ciddi kanıtı var mı ? Bu ülkede başka din'lerden insanlar veya inançsız olanlar olamaz mı ?
TÜBA'ya bilim adamını atamak yerine bilim adamlarının kendi aralarında saptayacakları ölçüler çerçevesinde seçmek neden benimsenmiyor ? Bilim alanı işlerinde bilim insanı olmayan siyasi yetkeler daha mı akıllı oluyor?
Ülkemiz de yargı siyasallaşmamış ise ve "ileri demokrasi" varsa neden adalet bakanı siyasi bir kişilik ve adalet kurumlarının başı ve yetkeni ?
Ülkemiz de Silivri , Ergenekon, Hasdal ve benzerleri davalar siyasi davalar değilse, neden "özel yetkili mahkemeler" de görülüyor ? Bu mahkemeler TV den apaçık yayınlanarak halkın dinlemesi sağlanmıyor. Bunun aleniyet ilkesinin gereği olacağı unutuluyor. istenmiyor ?Eğer , orada ki tutuklular suçlu iseler halkın bunları tanımasında nasıl bir sakınca vardır ? Aksine; TV lerden yayınlanacak , halka açık yapılan mahkemeler ile toplumsal vicdanın geliştirilmesini sağladığınızda, gelecekte ya da bu gün olabilecek bu tür suçların zemini zayıflamaz mı ? Tutuklanan asker, gazeteci, aydın, düşünür, akademisyen , bilim adamı SUÇLU İSELER "ileri demokrasi" gereği halkın duruşmaları TV den izleyerek bu suçları kavraması neden istenmiyor ?
On yıllarca hastasının doktorunu öldürdüğü görülmeyen bu toplumda özellikle son on yıldır birdenbire hasta ya da hasta sahiplerince doktorlara karşı uygulanan şiddet ve öldürmelere hangi durumlar neden oluyor. Bu halk eskiden deli değildi de, şimdi mi deli oldu ?
Getirilen sağlık sisteminin ve doktoru değersizleştirme algısının hiç mi suçu yok ?
Bu ülkede maliye politikalarının halk için politika olduğunu söyleyebilirmiyiz ?
Bu politikalar yurttaştan dolaylı olarak kaç kalemden vergi alıyor ?
Elektirik , su, haberleşme ve sağlık gibi insanın temel ihtiyaçlarında kaç ayrı vergi alıyor ? Bu adalet mi ?
Benzinde vergi alıyor , ayrıca ulaşım için bindiğiniz aracın biletlerinden de ikinci vergiyi sizden alıyor . Her taraf ve hayat ticari hile ve vergi dolmuşu değil mi ?
Bir tek mutlu emekli ve çalışan varmı dır ?
Bu ülkede işsiz ve gizli işsiz sayısı nedir bilen var mı ?
Kadınların bedenine ilişkin "kürtaj/sezeryan" gibi düzenlemeleri gümbür, gümbür söyleyenler , kadınların miras hukukundan yararlanıp yararlanmadığını hiç dile getirmiyorlar , neden ?
Kadınlar mirasını alabiliyor mu ?
Kadınlar eşit ücret alabiliyor mu ?
Kadınların öğrenim düzeyi nedir ?
Bilen var mı ?
Kadınların ne kadarının kendi sosyal güvencesi var ?
Araştırmalar günde beş kadının öldürüldüğünü kaydediyor , bunun üzerine giden mekanizmaları hiç duydunuz mu ?
Şimdilik sorular bu kadar. Her pazartesi "Yurttaş Soruyor" köşesinden, yurttaş sormaya devam edecek ?
leyla erdem yiğit
2012 /19 haziran
Başka çare yok .
Gazeteciler sormuyor, para kazanmak ve şöhret derdindeler ?
Soru soran gazetecilerin başına gelenleri gördükçe korkuya sığınıp, güya çaresiz olduklarını ima ediyorlar.
Allı , şanlı, varsıl ve cakalı TV lerde genç kadın ya da erkek olmaktan başka hiç bir özellik taşımayan sunucu ve program yapımcıları edalı bakışlarla , bazen de " yalaka" bakışlarla yandan , arkadan sözüm ona soru soruyorlar. Hiçbir şeyi net anlamıyoruz. Aksine her tartışmadan siyasi erk'in iyi olduğu düşündürülüyor .Büyük oyun kartlarının nasıl karıldığını, Türkiye'nin nereye gittiği hiç anlaşılamıyor. İyisi mi yurttaş olarak doğrudan sormak.
1- Günlerce konuşulan , yazılan verilen şu söz doğrumudur ?
Mit- PKK Oslo görüşmelerinde siyasi erk'in "PKK ile çarpışan güvenlik görevlilerini cezalandıracak" sözü verildi mi ? Nasıl ve neden verildi ?
Bir kaç yıl önce Leyla Zana'nın; "Türk askerinin kanı derya gibi akmadıkça bu iş bitmez.." sözünün ne demek olduğu hiç soruldu mu ? Tartışıldı mı ?
Aynı Leyla Zana'nın şimdi; " bağımsız devlet kurmaktan vazgeçtik" söylemini kendisi mi dış desteklerden birisi mi ,başkası mı söyletiyor ?
Gerçekten güneydoğulu , kendisine "kürt" diyen yurttaşlar ayrılıkçılığı destekliyor mu ? Onlar'a kimler neleri , nasıl anlatıyor?
Geçmişte ve şimdi bizim gibi sade ve T.C yurttaşları arasında ne farklar var ve vardı?
Kaç işadamları , toprak ağaları, kaç varsıl aileleri , kaç tane gelmiş geçmiş milletvekillerine karşılık , "kürt" oldukları için olamamış insanları var ? Kaç tane aynı suçtan yargılanmış ve cezaları kürt diye fazla, az veya haksız verilmiş "kürt" ve Türk suçluları var ?
Kaç Türk kadın siyasetçilerine karşılık, kaç "kürt" kadın siyasetçileri var ? Kaç doktor, avukat , öğretmenlerine , illah.... karşılık , Türk olduğu için korunmuş ve bundan ötürü elde edemedikleri meslek mağdurları var mı ? Bu tür ve benzeri mahrumiyetin olduğunu nüfus sayısına göre bilen var mı ?
Bunlar gerçekten "kürt" oldukları için , "kürt" dilinde eğitim göremedikleri için eziliyorlar mı ?
Ezilmek sınıfsal mı , yoksa etnik mi olur ? Sınıfsal ise, bağımsızlık veya özerklik istemek ne oluyor ? Yok etnik ise, "kürt" olduğu için ezilenler nerede ?
Bu etnik bir isyan mı , yoksa demokratik hakların ve hukuğun egemen olmadığını anlatmak mı ? İsyan değil diğeri ise, askere düşmanlık beslemek mümkün mü ? Ve PKK nın silahlı mücadelesi olur mu ? Biz diğer yurttaşlar da demokratik olmayan herşeyden yakınmıyormuyuz, hukuk'un olmayışından yakınmıyormuyuz ? Mesele bunlar mı , yoksa Anadolu toprak parçasını bölmek ve Irak 'ın kuzeyi ile birleşmek mi?
Varsayın ki (hayal edelim)batı bölgelerinde ki tüm (insanlar la) yurttaşlar la , güneydoğu bölgesinde ki tüm yurttaşlar yer değiştirdik . Malımızı , mülkümüzü , YAŞAM TARZIMIZI DA değiştirdik. Mesele biter mi ?
(Bu kez bizim için az çocukları var , ya da dinsiz diye bir bahane üretirler , bölünmeyi dayatırlar, çünkü meselenin amacı ne kendine "kürt" diyenlerin mutluluğu dur , ne de (Türkiye Cumhuriyetini kuran herkese Türk denir " hukuksal deyimin gereği) Türk'lerin mutluluğudur. Başka bir anlatımla demokrasi talebi ya da "demokratikleşmek" değildir..Bu sorun sadece T.C ni sömürge düzeyinde tutmak isteyen uluslararası güçlerin; birlikte bin yıllardır kokusuna vurgun olduğumuz topraklarımızı ve insan kalplerimizi ayırmak oyunudur.
Renklerimizi ,
acılarımızı,
türkülerimizi,
ağıtlarımızı,
sevinçlerimizi ve insan ortaklığımızın büyüttüğü tüm değerlerimizi bölmek oyunudur.
Bu büyük oyuna gelenleri ve siyasi çıkar sağlayanları iyi tanıyormusunuz ?
Dünyada hangi ülke etnik-ırkçı isyancıları "masada , akil adamlar marifeti ile " ikna etti ve isyanın gidişini çözdü ve durdurdu ?
Kendisine "kürt" diyen yurttaşlarımızı temsil ettiğini söyleyen BDP nin neden ; hiçbir biçimde siyasileşmiş yargıdan , özelleştirmek facialarından , YÖK ucubesinden , bilim ve fende geriliğimizden , Töre cinayetlerinden , din tacirliğinden, hayvancılığımızın mahvından , tarımın yıkımından ve işsizlikten yakınmıyor da "ana dilde eğitim isteğini ve özerkliği dayatıyor ?
Biz Anadolu insanlığı;tarihin hiçbir döneminde aptal olmadık . Bundan sonra da aptal olmayacağımızı başta siyasi erk , uluslar arası yetkeler ve siyasi erki kurtarmaya çalışan K.Kılıçdaroğlu biliyorlar mı ?
Ayrıca , K.Kılıçdaroğlu "öcalan'a istenen ev hapsi için " dört siyasi partinin onayı olursa; "başımız üzerine , evet" diyor ya , kendisine yurttaş olarak soruyorum;
SN.K.Kılıçdaroğlu, genel başkanı olduğunuz partinizin bir düşüncesi , ideolojisi yok mu ? Partinize özgü söyleyecek bir şeyiniz yokmu ? Siz, siyasi uydumusunuz ?
Size; CHP gibi bir partinin onurlu ve vatansever geçmişini , büyük Atatürk'ün laik , bilimsel ve akıl mirasının en önemli siyasi örgütü olan CHP'yi paryalaştırmak hakkını kim verdi? Sizin buna gücünüzün yetmeyeceğini kimse söylemedi mi ?
Başka alanlar da , genel sorularla devam edelim.
4+4+4 eğitim yasasında seçmeli ders olarak neden hak ve özgürlükler alanı içeren, "hukuk okur, yazarlığı" başlığı altında bir ders te konulmadı ? Hani din ve inanç özgürlüğü korunuyor ya , hak ve hukuk kavramı çok mu kötü de korunmuyor ?
Laik devlet kendi eliyle , İmam ve hatip yetiştirir mi , seçmeli de olsa din ve değerler dersi verir mi ? Yoksa bunu özel teşebbüse mi bırakır ?
Bu iktidar ve devlet bu ülkenin % 98 çoğunluğun müslüman olduğunu nereden biliyor ? Bunun ciddi kanıtı var mı ? Bu ülkede başka din'lerden insanlar veya inançsız olanlar olamaz mı ?
TÜBA'ya bilim adamını atamak yerine bilim adamlarının kendi aralarında saptayacakları ölçüler çerçevesinde seçmek neden benimsenmiyor ? Bilim alanı işlerinde bilim insanı olmayan siyasi yetkeler daha mı akıllı oluyor?
Ülkemiz de yargı siyasallaşmamış ise ve "ileri demokrasi" varsa neden adalet bakanı siyasi bir kişilik ve adalet kurumlarının başı ve yetkeni ?
Ülkemiz de Silivri , Ergenekon, Hasdal ve benzerleri davalar siyasi davalar değilse, neden "özel yetkili mahkemeler" de görülüyor ? Bu mahkemeler TV den apaçık yayınlanarak halkın dinlemesi sağlanmıyor. Bunun aleniyet ilkesinin gereği olacağı unutuluyor. istenmiyor ?Eğer , orada ki tutuklular suçlu iseler halkın bunları tanımasında nasıl bir sakınca vardır ? Aksine; TV lerden yayınlanacak , halka açık yapılan mahkemeler ile toplumsal vicdanın geliştirilmesini sağladığınızda, gelecekte ya da bu gün olabilecek bu tür suçların zemini zayıflamaz mı ? Tutuklanan asker, gazeteci, aydın, düşünür, akademisyen , bilim adamı SUÇLU İSELER "ileri demokrasi" gereği halkın duruşmaları TV den izleyerek bu suçları kavraması neden istenmiyor ?
On yıllarca hastasının doktorunu öldürdüğü görülmeyen bu toplumda özellikle son on yıldır birdenbire hasta ya da hasta sahiplerince doktorlara karşı uygulanan şiddet ve öldürmelere hangi durumlar neden oluyor. Bu halk eskiden deli değildi de, şimdi mi deli oldu ?
Getirilen sağlık sisteminin ve doktoru değersizleştirme algısının hiç mi suçu yok ?
Bu ülkede maliye politikalarının halk için politika olduğunu söyleyebilirmiyiz ?
Bu politikalar yurttaştan dolaylı olarak kaç kalemden vergi alıyor ?
Elektirik , su, haberleşme ve sağlık gibi insanın temel ihtiyaçlarında kaç ayrı vergi alıyor ? Bu adalet mi ?
Benzinde vergi alıyor , ayrıca ulaşım için bindiğiniz aracın biletlerinden de ikinci vergiyi sizden alıyor . Her taraf ve hayat ticari hile ve vergi dolmuşu değil mi ?
Bir tek mutlu emekli ve çalışan varmı dır ?
Bu ülkede işsiz ve gizli işsiz sayısı nedir bilen var mı ?
Kadınların bedenine ilişkin "kürtaj/sezeryan" gibi düzenlemeleri gümbür, gümbür söyleyenler , kadınların miras hukukundan yararlanıp yararlanmadığını hiç dile getirmiyorlar , neden ?
Kadınlar mirasını alabiliyor mu ?
Kadınlar eşit ücret alabiliyor mu ?
Kadınların öğrenim düzeyi nedir ?
Bilen var mı ?
Kadınların ne kadarının kendi sosyal güvencesi var ?
Araştırmalar günde beş kadının öldürüldüğünü kaydediyor , bunun üzerine giden mekanizmaları hiç duydunuz mu ?
Şimdilik sorular bu kadar. Her pazartesi "Yurttaş Soruyor" köşesinden, yurttaş sormaya devam edecek ?
leyla erdem yiğit
2012 /19 haziran
Kaydol:
Yorumlar (Atom)








