Sayfalar

3.20.2013

AĞIRBAŞLILIK ! 

             Bir toplumun sessizliği  kötülüğünün kanıtı olamaz ! Ama  toplumun sessizliği sizin iyiliğinizin de kanıtı değildir. 
             Son kırksekiz saattir  medyanın çoğunluğu  " imralı, nevruz , Ankara'da  AKP VE Adalet  Bakanlığına  yapılan saldırıyı  tekrar tekrar  işliyorlar! Saldırının ;AKP nin  yetkin  üyelerince    barış sürecini sabote etmek isteyen   " ergenokon 'un "    işi olduğu tahlili yapıldı. 
             Elbet ya ! 
             Üniter devleti yavaş yavaş   parçalayabileceğinizi , 
             Ulusu aheste aheste  yıkabileceğinizi ,
             Laik cumhuriyet ve parlamenter rejimi  yumruklayarak  değiştirebileceğinizi ,
             Laik eğitim siteminin canına ot tıkayarak  devam edebileceğinizi 
             ve  büyük efendilerin gölgesinde  yalan  dağından   bangır bangır söyleşerek  SÜRGİT  % 50 alacağınızı sanıyorsunuzya  " oyun içinde oyun oynarken " ergenekon "  saldırdı demekte haklısınız ! 
             Elbet ya ! 
             Ergenokon  sanıkları için,    özelleşen savcılar "müebbet hapis" cezası  istedi  ya ! Halk ta bunu yedi ya !
             Sessizce  duruyor  !   
            Üniter devlete  hizmet  ederek  ve laik hukuk devletinin  onurunu   koruyarak  ,  ömrünün   tümünü bu   ide   ile   tüketen  genel kurmay başkanı ve   iyi  yetişmiş komutanların  SUÇLU olduklarına inandı  ya...!  
            Yarın nevruz ! 
             Sanki nevruz sadece  Diyarbakır ve çevresinde  yaşayanların  nevruzu gibiymiş gibi "diyarbakır " ile kalkıyor , diyarbakır ile yatıyoruz. 
             Nevruzu ( Cemre nin havaya , suya, toprağa düşmesi , baharın gelişi) karşılamak için  en  son teknikle  yapılandırılmış  meydan için milyonlarca  lira harcayan  Diyarbakır belediye başkanı  ve BDP ''ye  sormak gerekmez mi ? 
              Hani.... ağzınızı tiyatral  mimiğe büründüre büründüre  , muzaffer komutanlar gibi "nevroz"  deyip duruyosunuz ya....,  büyük paralar harcadığınız , beş  ton  odunu  yakacağınız  Diyarbakır   meydanlarında;   dans etmek , katilleri  "büyük lider yapabilmek için"  yıllardır harcadığınız  çabanın  birazını ;
gençlerin   eğitiminde  fırsat eşitliğine  harcasaydınız , 
birazını  "kadınların eşitliği" için sarfetseydiniz ,
birazını ağalığın  son bulması için  , 
birazını da toprak mülkiyetinin  hakça olmasını isteyip , feodalizmi  yıkmak için ;  biraz da  fabrika bacaları yükselmesi için   emek üretseydiniz  o şehirde,  bu gün  hayat nasıl olurdu ? İnsanlar   İnsan   olmak üzerinden  değilde ,   "kürdüm"  diye hak ve eşitlik istermiydi. ? 
           Özgürlük ve eşitlik  mücadelesinin etnik temel ile ne bağı vardır ?
 Siz orada  kürt/türk  düşmanlığını  işlemek yerine  tecavüzcülerle , domuzbağı ile  insan öldürenlerle MÜCADELE VERSEYDİNİZ   , eroin kaçakçılığını  görmezden gelmeyerek    DİCLE üniversitesinde  bilimin ve aklın egemenliğine çalışabilseydiniz ne olurdu ? Sanatı yeryüzünde   uçurup , halk ile buluştursaydınız  nasıl olurdu ? Size insana  yakışmazmıydı ? 
           BDP deki ;   ulusun üyelerinin bir kısmı  için kötü laflar etmekten hiç sakınmayan birkaç  kadın milletvekili ile   "kadınlara eşitlik"   tanıdığınızı herhalde ileri süremezsiniz. Binlerce ensest olayı ve gizil tecavüzcülerle  mücadele etmeniz  Katil A. Öcalan' a    biad    etmenizden   daha    İNSANCA değilmi idi  ? 
Efendiler ve Tanrılar  SURİYE'DEN , İRAN'DAN, IRAK'TAN VE BİZ TÜRKİYE'DEN  koparılacak toprak parçası ile " kürdistan "  kurmak için  bizde de süreci başlattı , "..açılım" geldi.
Türk DEMEK CEZA-İ SUÇ'A dönüştü ! 
           Şimdi; güneydoğu' lu  yurttaşlara , size , katillere  ve  kendisini katillerin yanında hizmetkar görenlere seslensem başıma bela gelir mi ?
1- Toprağımızı asla vermeyeceğiz. Toprak  erdem , bağımsızlık ve insanlıktır !  Ya istiklal , ya ölüm ! 
2- Siz, KENDİNİZE  TÜRK DEĞİL DE KÜRT demek istiyorsanız , resmi aidiyet ve kimlik sayfalarında  kürt yazılmasını istiyorsanız yukarıda  belirttiğim  ülkelerin kesiştiği  bölgeye   göç edebilirsiniz , Talaban'i ile  yaşayabilirsiniz.
          Bu yazım DA   TÜRK sözcüğünün  TARİHTEN SÜZÜLEREK GELDİĞİNİ ANLATACAK DEĞİLİM. TARİHİ ANLAMI YÜKLENDİĞİNİ  VE İNSANLIK KADAR ESKİ  niteleme olduğunu  ama , IRK  anlamı olmadığını  ,  belli  ilkeler  VE DİL (türkçe)  BİRLİĞİNİN ADI OLDUĞUNU SAVUNACAK DEĞİLİM. 
Ancak , etnik kökeni ne olursa olsun TC ni kuran Anadolu  halkının üst kimliğine TÜRK   dendiğini  belirtmek zorundayım... Bunu  anayasadan çıkarmak  ve anayasamızın değiştirilemez ilk dört  maddesini   değiştirmek  siz kürt  yurttaşlara nasıl eşitlik ve özgürlük getirecek  ?   Sizin gibi ben , benim kadar siz , onun kadar biz EŞİT  değilmiyiz. ?
           Kötülükleri , iyilikleri  Kürt'e /  Türk'e göremi  ayarladılar ? 
Son on yılın  öncesinde   mahkemelerde sen Türk' müsün , Kürtmüsün  diye soran oldu mu ? 
           Sessizlik ,  bazı dönemlerde akıl demektir. Ama ,   "sessizliğin onay" demek olduğunu sanmak akıl değildir.  
           Ağıbaşlılıkla   , budalalığı karıştırmak ne kötüdür..... Halk  sessiz ise budala değil ki ! 

leyla erdem yiğit 
21 mart 2013 
             


1.17.2013

CHP,  GÜNEŞİ YERYÜZÜNE İNDİRENLERİN PARTİSİ OLAMADI !
               Ünlü  gazeteci M.Ali.Birand'ın  ölüm gününde  CHP den söz etmek  şaşırtmasın sizi. Dünyanın ünlü gazetecileri  ünlü siyasetçilerin  eserleridir. 
                Türkiye'nin   bu güne dek  haklı ün sahibi olmuş büyük siyasetçileri oldu. Cumhuriyetin olgun ve eşit tutumu sayesinde oldu bu. Bu günkü gibi cehaletin  oluk oluk aktığı  , saça sakala bulanmış ya da  defileye çıkar gibi  frapan ve çekici hazırlanmış  gazeteciler gibi  gazetecileri baştacı yapsaydı cumhuriyet,  herhalde çoktan  çökmüş   olurduk ! Bu günkü gibi  başbakanlar ve  yetkili kudretliler  yazdıkları , çizdikleri için  herkesi hergün,  etkisinde oldukları  inkar edilemez yargıya götürselerdi  " duayen " gazeteciler olurmuydu...? Ünlü siyasetçilerden   B.Ecevit, S. Demirel, E.İnönü  ve  D.Baykal  bilgi , düzey ve entellektüel   kalibreleri ile   ünlü gazetecileri  yarattılar. Bu günkü gibi   her türlü düzeyin sözkonusu olmadığı  , öngörülerin hiç gerekmediği  gazetecilik geçerli olsaydı hiç ünlü gazeteciler olurmuydu ? 
               Siyasetçiler de , gazetecilerde , hayatın her türlü alanı  bozguna uğratıldı, bozuldu !  CHP en çok bozuldu ! Üzerinden her biçimde oyun kuruldu, uygulandı ! Genel başkanı tuhaf  oldu! Tutumu ve söyledikleri  ile  köklerinden koptu, aşureye dönüştü. Akıllı  gazetecilerin  donanımlı olmak gereği duymadığı CHP oldu. Yazar çizeri, keşfedemeyen ve  güneşi yeryüzüne indiren nice  zeki, donanımlı, nesnel, insan, çalışkan ve  eleştirel  insanlarla tüm bağlarını kopartan  kulüp gibi bir şeye dönüştü. 
                 Genel başkanına iletmek isterim ki ;
                 Halkçılık kravatsız gezmekle , saça sakala dolanmakla , kadınları vitrinde kullanmakla ve   bilgiliyi  yadsımakla   olmaz !
                CHP lilik;Üniter devletin dünya dengeleri , dünya barışı için koşul ve denge olduğunu  yüksek sesle konuşmamakla  olmaz !  TESEV aklı ile susarak olmaz. 
                CHP lilik ; başkaları istedi diye ulusun aleyhine anayasa yapmakla olmaz ! 
                CHP 'lilik; ne dediği anlaşılmamakla olmaz ! 
                Güneşi yeryüzüne indiren laik düşün sahibi sanatçılar, işçiler, yazarlar çizerler, sıradan insanlar,bilim adamları ve üreten herkes ile birleşemez , konuşamaz , politika üretemez ise CHP lilik OLMAZ ! 




                 Ve  ayrılıkçılığa , giderek iç kavgaya ve şiddete yol açabilecek , topraklarımızı  bölecek her türlü siyasete  ve arkasındakilere  karşı duramaz iseniz CHP  tükenir , sizi  de CHP yi de arasak bulamayız ! Sizin gitmeniz uğur getirse de CHP nin tükenmesi ulusun ve Türkiye Cumhuriyetinin tükenmesi demektir ve felakettir. Bunun için  nesnel koşulları üretmeyiniz. Bunu istememek  ,  dilememek ile önleyemeyiz. 

leyla erdem yigit
17 OCAK 2013 
            

12.29.2012

YENİ YILDA  DAHA  ÇOK  MU UTANACAĞIM.!. 
          
          En çok  kırksekiz saat sonra   yeni bir yıl gelecek. 2013 yılı..! 
          İnsanlık  hayallerini  yineleyebilmek , acılarını tüketebilmek, sevinçlerini  katmerleştirmek için  zamanı  anlamlandırmaktadır. O'na bir yığın  önem atfetmektedir. Oysa, zaman  bize sadece tanıklık yapar! Zamanı  şu yada bu biçimde anlamlaştıran biziz! 2012 yılı  önceki yıllardan tanıklığa devam etti !
2013 yılı da tanıklığı sürdürecek !  
Yinede utanmayacağız kötülük yapmaktan, 
toplumu aldatmaktan, 
yalan  üretmekten , 
haksız zengin olmaktan, 
adaleti öldürmekten  utanmamayı sürdürecekmiyiz ? 
TSK ya doğal olmayan, gizli erek taşıyan  düşmanlıktan, hukuk nedir ? sorusunu sormamaktan utanmayacakmıyız ? 
Hiçbir şeyi merak etmemekten,
Sanatı ve gerçek sanatçıyı ölmeye sürmekten,
insanlığın duygu ve estetik  eyilimine  düşman olmaktan,
kişilik bozuğu siyasi demeçleri baştacı yapmaktan ve o'na karşı durmamaktan,
acımak duygusunu  yitirmekten,
bilimi ıskalamaktan, 
erdemi,ahlakı minnacık beyin sınırlarına sıkıştırmaktan, yada "inançların gölgesinde" yorumlamak  bizi utandırmamaya devam mı edecek ?
 " Aman bize birşey olmasın .."  gerekçesi ile  dil   bozuntusu  , şivesi anlaşılmaz, ne dediği hiç anlaşılmaz, dedikodu düzeyinde bile zeka ve nesnellik  içermeyen  " hükumet" yanlısı konuşmacıları TV lere çıkartarak bizimle alay eden  medyanın varlığından,
774 lira olan asgari ücretten,
4+4+4 eğitim siteminden ,
Üniversite giriş sınavında  bilimle uzak/yakın ilişkisi olmayan din bilgisi / yada  inançardan en az dört adet  soru sormaktan, 
Şiddetin her türlüsünün  geçerlenmesinden, sıklaşmasından,  insanlığımızın erinçsiz ezilmesinden utanmamayı marifet mi bileceğiz yeni yılda ? 
Üniter devletimizi  yıkmak , güneydoğumuzun topraklarını  parçalamak  için anayasayı   değiştirmeyi düşünenleri  korumak ve kollamaktan,
Silivri'de , Silivri kampında ki hukuk garebeti  duruşmalardan  ve insanlık ayıbından,
Devlet gücünde   "suç" üretmekten!  
Yüzlerce aydın, bilim adamı ve namuslu insanlara, siyasi erk'in gücü ile üretilen bu suçları yapıştırarak  Silivri zindanlarında tutuklamak,
kimisinin ölümüne ve kimisinin de ayakta ölmesinden  rahatsızlık duymamayı  sürdürecekmiyiz ? 
           Etnik ayırımcılıktan,emperyalizme karşı duran Suriye'yi arkadan hançerlemekten,Suriye ile bizim ulusal çıkarlarımızın ve toprak bütünlüğümüzün sıkı ilişkisini tersyüz ederek halkı aldatmaktan!
          ODTÜ de başlayan akıl ve vicdan  çığlığını, bilimin ve üniversal  etiğin tespitlerini   bastırmak için her türlü  söylemden  çekinmeyen  yöneticileri alkışlamaktan! 
          Cemaat ve cumhuriyet toplumunu ayırtetmemekten, aynı imiş gibi algılatmaktan! 
         Tekbir sesleri ile yürüyüş ve protesto hakkını kullanan  gençlere yada halka   güleryüzlü  güvenlik ilişkisi  uygun görülürken ,   yürütülen iç ve dış politikaları protesto eden ve  gerçeği açıklayan gençlere ölümcül bibergazı sıkmaktan,tutuklamaktan , evlerini basmaktan, hayatlarını  iğdiş ederek  perperişan etmekten!
Yığınla  yandaş, uydurulmuş yazar, düşünür, ticaret ve çıkar soytarısını ulusun başına "patriotlar" gibi bela etmekten! 
Ve ulusu peşkeş çekmekten! 
Hizbullah / "allahın askerlerinin" parti kuracak kadar semirtilmesinden!      
Arapların mahalle tavrı  ve dinsel  kültürü ile dedikodu siyasetini  "icra"etmekten  UTANMIYORLAR ,  UTANMIYORUZ,  UTANMADIK! 2013 yeni yılda da  UTANMAYACAĞIZ! 
Tek şey diliyorum gelen yeni  yılda ! Esenlik ve UTANMADAN  YAŞAMAK !  



Esenlik ve UTANMAK  DİLİYORUM 2013 TEN ! 


12.18.2012


gençler ,
Siz geleceksiniz 
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız ! 
Çocuklarımızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın  hayat nehri sizsiniz ! 
Sadece siz! 
Nehirler kurumaz ki , kurumamış ! 
Ama sakın, size bir şey  olmasın!
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız! 
Vicdansızlar buna dayansalar da ! 
leyla erdem yiğit 
19 aralık 2012 /İzmir 

                                                                             
ODTÜ'DE OLAYLAR ÇIKTI..! 
İzleme Sayısı: 13,760
              Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı Göktürk Uydusu’nu fırlatma töreni öncesinde ODTÜ’de öğrencilerle polis arasında çatışmalar çıktı. ODTÜ kampüsü içindeki Teknokent’te yapılacak tören alanına yaklaştırılmayan sol görüşlü öğrencilerle polis arasında çatışma çıktı. Polis öğrencileri dağıtmak için panzerden tazyikli su ve biber gazı ile müdahele ediyor. KURGU: Levent SERT
gençler ,
Siz geleceksiniz ! 
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız ! 
Çocuklarınızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın hayat nehri sizsiniz . 
Sadece siz  !
Nehirler kurumaz ki , kurumamış ! 
Ama size bir şey olursa 
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız ! 
Vicdansızlar dayansa da ! 

12.05.2012

KADIN MI DEDİN  ?
       Atatürk'ün devlet  başkanlığı döneminde , 1934 yılının  5 aralık günü olan  bugün;  kadınlarımıza  seçmek , seçilmek hakkı  verildi. Bu hak ;İsviçre , Almanya ve Fransa gibi batılı  ülkelerinden çok önce verlmesine  karşın  bugün ; o ülkelerin kadınları bizim kadınlarımızdan daha çok mutluluk  ve eşitlik içindedirler .
              Bağımsız yargı ,  diğer bir deyişle bağımsız devlet  ve  gerçekten hukuk  sitemimiz olmayınca  biz kadınları kullanıyorlar !
              Kimi dinlerin günahı ve ayıbın nesnesi olarak , kimi    "erkeğinin  hizmetkarı" görülerek , kimi çocuklarının cankurtaran simidi olarak , kimi de  kadının kendisinin  değil ,   başkalarının "namusu"  olarak kullanıyorlar .
              Kadınlar bu konumlandırma ve anlam yüklemenin  arkasında ki  siyasi ve sosyal  patolojiyi  kavrayamayınca kimi öğle , kimi böyle hayatlar var ! 
              Kadınlar kendilerine  , sonra herkese ve dünyaya ; "önce insanmıyım , yoksa önce kadınmıyım?"  sorusunu  sormalıdır.  Büyük Atatürk  bu soruyu sormamız ve sorabilmemiz için  ümmetten yurttaşlığa , imparatorluktan  ulusa  getirdi bizi .  Oysa şimdi;   yurttaşlıktan ümmetçiliğe   dönüştürülmenin her türlü  yolları deneniyor ! Bunun propagandası  yapılıyor , azmi gösteriliyor (!), hukuk lağvediliyor.
               Kadınlar, kadınlar, kadınlar  bunun  fakındamısınız ? 
               Cehalet en çok kadınları  sarmalar , savaş en çok kadınlara tecavüz eder ! Karanlığı, en çok gericilik üretir .
               Farkındamıyız !  
5 aralık 2012    
         
             
       
             

11.28.2012


GÜNEYDOĞUMUZU   PARÇALAMAK  İSTİYORLAR !

             Sayın  Başbakan  " muhteşem yüzyıl" TV dizisi için, bizim ecdadımız böyle değil ......."  benzeri sözler söyledi ya , aman allah... ! Memleketin her boyda ve her akılda  medyası bu sözleri tartışıyor !  
            Sanki  dış politika ve bağımsızlık  meselemiz imiş gibi  .
            Sanki, başbakanın  YÖK için getirilmek istenen,  ancak şirketler bu anlayış ve ilkelerle yönetilir  dedirtten   yasa tasarısını beyenmediğini  söylemiş gibi .
            Sanki,   her  dereceli okullarımızda  ve kurumlarda  " giysi serbestliği" adı altında  türban  takmanın  serbest  bırakılması    imiş gibi . 
           Sanki , onlarca  bilimadamı , asker ve düşünürün  vicdanın  ortayerinden  , gücün ve kudretin orta yerine çekilerek  aylardır tutuklu oldukları   konusu gibi imişçesine ! 
Sanki  patriotlar için  , Suriye'nin  direnişi  ve  dünya   dengelerinin   GÜÇLÜ BACAKLARINDAN BİRİ  olan  üniter yapımızın büyük önemi  üzerine   akılcı bir şey söylemiş gibi .
           Sanki  sinsi ve  yakıcı  süren pahalılık  , acımasız  ve adaletsiz  gelir  dağılımı için bir şey söylemiş gibi .   Memleket  "muhteşem yüzyıl'ı"  tartışıyor ! 
          Medya  ve  azman  yazarlar  ,  ünlüler  ve  iğrenç   duygu üreten   ikiyüzlülük   ne kadar  ürkütüyor insanı ! 
           Oysa  Güneydoğu'muzu   parçalayacaklar ! Buna  ilişkin   ciddi bir tartışma var mı ?
Eğer,    yeni anayasa  yapılanması  gerçeğe dönüştürülmez ise,  yani  hergün en az bir şehit ile sessiz ve aparatif   dozda  kan akıtmak yöntemi  ile  insanlığı yıldırarak ,  " kürt yurttaşlara  özerk yönetim  sağlamak gerekir"   dedirterek  , sonra da    IRAK , SURİYE , TÜRKİYE 'den     koparacakları   topraklarda  bu ülkelerin kürtlerini birleştirerek  kurulması hayal edilen  "kürdistan  "  kurmak mümkün olmaz ise ; başka bir  yol denenecektir . 
Bu deneme şudur ; bütünlük içinde  dikkatle çözümleme yaptığımızda  bazen  ip uçlarını  yaşadığımız  gibi ,  güneydoğumuzda   halk ayaklanması denenecektir. Bu  ayaklanma  TC  güvenlik güçlerince  bastırılmak istenince de ;  
 ____...dur.. ! Yoksa patriotları  uçaklarınıza karşı  kafanızda patlatırız... diyecekler.  Böylece  güç,  "kürdistan "   hayali  kuranlara geçecek  ,  üniter devletin   VE AYNI ZAMANDA  LAİK  TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN   sonu olacaktır.
Bu olasılıkların   bu gün kuşkulu bulunabilmesi  yakın gelecekte doğru olmayacağı demek değildir. Böyle olmasa  Suriye 'den gelecek "tehdit" nedir ki , NATO'DAN patriot isteyelim !  Sayın başbakanın  " Akçakale'ye bomba düşürenlerin  yarın başka şeyler yapmayacağının garantisi yok "...demesi  tehditlerin büyüyebileceğini  işaret ediyor olsa bile ! 
Aydınlar !
Sanatçılar !
Muhalefet !
Üniversiteliler ! 
Gençler !
Köylüler !
Kadınlar! 
İşadamları ,
Okumuşlar ! 

" MUHTEŞEM YÜZYILI " tartışmayınız ! Başbakanın beyenmemek hakkı vardır. Bu hakkı  kullanmıştır . Haklı olup olmadığı zamanın süzgecinden geçtiğinde anlaşılır . 
           Sanat; tamtakır  dozda tartışarak  ne anlaşılır ne algılanır ! 
           Sanat üst yapı kurumudur !  O   kurum bağımsızdır  ve hayatımızın önünden gider. Başbakanlar  birşeyler dediğinde sanatın doğal yapısı  altüst olmaz. Siz bırakın bunları , 
" tuttu memleketin siyatik ağrısı " 
Memlekete ;" bir don , bir fanila al(alım)..." 
           İnsanlaşmak  ortaklığı dışında  tüm sıfatlar   ( türk , kürt gibi illah ...)   için  kavgaya tutuşmanın  akıldışı ve efendilerin  çıkarına olduğunu  öğrendiğimizde  geç kalmamış olmamızı  diliyor , istiyorum. 28 kasım 2012



                    

11.15.2012

SÖZLER ,

Anladımki ; küçük adamların büyük görünmesi  tarihin ağır hastalığıdır . leyla erdem yiğit 


Bir konu hakkında bilginiz yoksa , merakınız da yoktur . Ersan Doğan 


".......bazen insan öğlesine özlenir ki , özlenen bilse bunu yokluğundan utanır .." Aziz Nesin