ANALAR AĞLAMASIN !
İki türlü anlamda "analar ağlamasın" diyorlar..!
İlki masumane bir düşünce ile demek istiyorlar ki ; " analar çocuklarını PKK teröründe kaybetmesin " ...
İkinciler ve çoğunluk AKİL'LER ise; bilerek ve isyeyerek demek istiyorlar ki ; "..hem ağlayacak ana kalmasın , hem ölecek oğul , hem de vatan kalmasın .
Yeterki, SN .T.Erdoğan başbakan KALSIN ,
Gülen cemaati rotasında devam etsin...!
ABD başkanı Obama'nın Ortadoğu'da emir ve arzuları yerine gelsin .B. Esad öldürülsün , Suriye parçalansın !
T.Erdoğan büyük başkan olsun ,
A.Öcalan özgür kalsın ,
Ulusal birlik yıkılsın , Atatürk ve Türk devrimleri son bulsun !
Kürdistan KURULSUN !
Öğlece; ne TC KALSIN ,
Ne terör , ne ağlanacak yurt,
Nede ağlayacak anneler kalsın !
Bir millet PARYALAŞSIN ! ARAPLAŞTIRILSIN..!
Kadını,T.Erdoğan kadını , erkeği Arap dökmesi olsun ..!
Türk'ler ,diğer deyişle Türk ULUSU, bayrağını ARABIN VE FARSIN BAYRAĞINA DÖNÜŞTÜRSÜN , Ortadoğu'nun beyaz yakalı şef garsonu OLSUN !
Yurttaşlar İSE , T.G.A ( tayyip, gülen,abdullah) ÜMMETİ olsun ! demek istiyorlar...!
"...analar ağlamasın" ve "barış" diyerek, ne kadar iyilik perisi insan olduklarını düşündürerek esas amacı gizliyorlar ! Başkalarının ve analarımızın hayatı ile ilgilendiklerini kanıtlayarak" YUKARIDA İŞARETLEDİĞİM ESAS AMACI GİZLEYEBİLDİKLERİNİ SANIYORLAR !
TV lerde gerile gerile ,gizli bir alay ile, "....çözüm nedir , siz söyleyin bakiim" diyorlar.
Sinsi ve ince ince sopa da gösteriyorlar.
Atatürk derseniz, size; "..gününü görürsün " demeye getiriyorlar. Ve size , sizi aşağılayan bir acıma duygusu fırlatıyorlar ! Sunucular bu söylemcilerin sözlerini kesmekten korkuyorlar!
"Mahallenin kabadayıları " her gün başımızı şişiriyorlar.... Şimdi bir kesim "AKİL ADAM" oldular ya ..!
"Mahallenin kabadayıları " bizatihi padişahımız tarafından taçlandırıldı ya !
Vay...vay....vay bize !!!!!
"Çözümü siz söyleyin bakiim" diyecekler ya !
Söylüyorum.
1- Demokratik hukuk devletinin bütün kurallarını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini noksansız uygulamak. Adalet ve hukukun bağımsızlığını ve egemenliğini ödünsüz ve mutlak sağlamak !
2- PKK TERÖRÜNÜ ULUSLARARASI HER TÜRLÜ ARAÇ , ZEMİN VE POLİTİK OYUN KARTI ve DENGE ÜLKELERİNİN DESTEĞİ İLE diplomatik arenaya oturttarak dış politikann bir nolu meselesi yapmak.
Başta ABD olmak üzere dünyadan, "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini talep etmek.
3- Bu duruşun ve talebin arkasında bir ulusun olduğunu her yol ve araç ile dünyaya duyurmak .
4- KOMŞU ülkelerle YANSIZ VE İYİNİYET İLE YANYANA DURMAK .
5-Bağımsız "kürdistan"ın kimin maşası olacağını haykırmak ! Böyle bir devletin ne demek olduğunu , finans sermayenin rolünü anlatmak ! Ve halkı kendisi için DOĞRU bilgilendirmek ..!
6-PKK terörü ile silahlı mücadelenin yanında, ekonomik ve siyasal mücadeleyi yüksek seviyede uygulamak ! İnsan olmak ortaklığının en büyük ortaklık olduğunu , etnik köken taleplerinin demokrasi ve hukuk ile ilgisiz olduğunu kanıtlayabilen açıklık ve politik uygulamalara hayat vermek !
7- Tartışılamayacak , inanç düzeyinde ki her tür konuyu bireyin kendisine bırakılmasının önemini kavramak ve kavratmak.
DEVLETİN DİN VE DİNLERLE İLGİSİNİN olmamasını , BİLİM VE AKLI ÖNCELEYEN POLİTİKALARA AĞIRLIK VERMESİNİ BAŞARMAK ÇÖZÜM için gereklidir.
8- Sanki, işkence ve kötü muamele şimdi hiç olmuyor da önceleri oluyor muş gibi , sanki kötü muamele ve işkence YALNIZCA Diyarbakır'da bir tek Kürt yurttaşlara olmuş, bunuda Türk'ler yapmış gibi , " ...hadi bakiim , çözümü söyleyin .." diyen ikinci CUMHURİYETÇİ azmanlar bilsinler ki ; bu ülkede herkes çile , işkence ve yoksulluk( FAKİRLİK) çekti , çekiyor..!
Kürtlere özel bir tavır gösterilmedi , gösterilemez di ...! Bu toplumsal doğallığa da aykırıdır. Kürt yurttaşlar çok kötü yaşadı da; biz Türk yurttaşlar saraylarda , bir eli balda, bir eli yağda yaşamadık...
Bu söylemler ne kadar ayıp , yalan ve düzeysizdir.
9- Toplumu aldatmayınız. Çözüm sürecinde ne olacak ?Apaçık anlatınız :
1- A.Öcalan özgür olacak mı ?
2- Üniter devlet bozulmayacak ise AYLARDIR Oslo'da VE İMRALI'DA Katil baş terörist ile görüşmeye ne gerek vardı...? Neyi görüştü...? Emir verseydi , Kandil'in SINIR ÖTESİNE geçmesini sessizce halledemezmiydi ?
BU BÜYÜK TANTANA , HEYETLER , MİTİNGLER, MEKTUPLAR olmazsa olmuyormuydu ?
üniter Devlet güvencesi devam ediyor mu?
3-Özerklik verilmeyecek,KARŞILIĞINDA başkanlık alınmayacaksa,
anayasanın değişmez maddeleri değişmeyecek, "Türk adı" kalkmayacaksa bu törenler , bu gidip gelmeler, bu "akil adamlar" neyi, neden , nasıl anlatacaklar ?
Türk ulusunun DİRENDİĞİ HER NEYSE, O NEDİR ?
TV lerde kıllı, kılsız göğüslerini açarak , yayvan yayvan , özensiz ve lümpen tavırlarla ;
"çözümü siz söyleyin bakiiim" dinleyelim diyen;
çıkar , şan şöhret ve siyaset şovmenlerine ,
"gazeteci müslümanlara",
böyük mü, böyükkkk yazar çizere SORULUR VE duyurulur!
leyla erdem yiğit
05 Nisan 2013
Güneşi yeyüzüne indirenler gerçek sanatçılar bilim ve insan zekasıdır . Ahlak ve erdem bunların ürünüdür. Değerli Fazıl Say'a yapılanları ve gitmek zorunda bırakılmasını , yalnızlığını ayıplıyorum. Uygarlığın ve insanlığın geleceğinde siz olmayacaksınız !!Fazıl Say olacaktır ! Kötüleri iyiler yapan bir dünya insanlığın , sanatın ve bilimin eseridir. leyla erdem yiğit 2012 / nisan 22
4.05.2013
3.20.2013
AĞIRBAŞLILIK !
Bir toplumun sessizliği kötülüğünün kanıtı olamaz ! Ama toplumun sessizliği sizin iyiliğinizin de kanıtı değildir.
Son kırksekiz saattir medyanın çoğunluğu " imralı, nevruz , Ankara'da AKP VE Adalet Bakanlığına yapılan saldırıyı tekrar tekrar işliyorlar! Saldırının ;AKP nin yetkin üyelerince barış sürecini sabote etmek isteyen " ergenokon 'un " işi olduğu tahlili yapıldı.
Elbet ya !
Üniter devleti yavaş yavaş parçalayabileceğinizi ,
Ulusu aheste aheste yıkabileceğinizi ,
Laik cumhuriyet ve parlamenter rejimi yumruklayarak değiştirebileceğinizi ,
Laik eğitim siteminin canına ot tıkayarak devam edebileceğinizi
ve büyük efendilerin gölgesinde yalan dağından bangır bangır söyleşerek SÜRGİT % 50 alacağınızı sanıyorsunuzya " oyun içinde oyun oynarken " ergenekon " saldırdı demekte haklısınız !
Elbet ya !
Ergenokon sanıkları için, özelleşen savcılar "müebbet hapis" cezası istedi ya ! Halk ta bunu yedi ya !
Sessizce duruyor !
Üniter devlete hizmet ederek ve laik hukuk devletinin onurunu koruyarak , ömrünün tümünü bu ide ile tüketen genel kurmay başkanı ve iyi yetişmiş komutanların SUÇLU olduklarına inandı ya...!
Yarın nevruz !
Sanki nevruz sadece Diyarbakır ve çevresinde yaşayanların nevruzu gibiymiş gibi "diyarbakır " ile kalkıyor , diyarbakır ile yatıyoruz.
Nevruzu ( Cemre nin havaya , suya, toprağa düşmesi , baharın gelişi) karşılamak için en son teknikle yapılandırılmış meydan için milyonlarca lira harcayan Diyarbakır belediye başkanı ve BDP ''ye sormak gerekmez mi ?
Hani.... ağzınızı tiyatral mimiğe büründüre büründüre , muzaffer komutanlar gibi "nevroz" deyip duruyosunuz ya...., büyük paralar harcadığınız , beş ton odunu yakacağınız Diyarbakır meydanlarında; dans etmek , katilleri "büyük lider yapabilmek için" yıllardır harcadığınız çabanın birazını ;
gençlerin eğitiminde fırsat eşitliğine harcasaydınız ,
birazını "kadınların eşitliği" için sarfetseydiniz ,
birazını ağalığın son bulması için ,
birazını da toprak mülkiyetinin hakça olmasını isteyip , feodalizmi yıkmak için ; biraz da fabrika bacaları yükselmesi için emek üretseydiniz o şehirde, bu gün hayat nasıl olurdu ? İnsanlar İnsan olmak üzerinden değilde , "kürdüm" diye hak ve eşitlik istermiydi. ?
Özgürlük ve eşitlik mücadelesinin etnik temel ile ne bağı vardır ?
Siz orada kürt/türk düşmanlığını işlemek yerine tecavüzcülerle , domuzbağı ile insan öldürenlerle MÜCADELE VERSEYDİNİZ , eroin kaçakçılığını görmezden gelmeyerek DİCLE üniversitesinde bilimin ve aklın egemenliğine çalışabilseydiniz ne olurdu ? Sanatı yeryüzünde uçurup , halk ile buluştursaydınız nasıl olurdu ? Size insana yakışmazmıydı ?
BDP deki ; ulusun üyelerinin bir kısmı için kötü laflar etmekten hiç sakınmayan birkaç kadın milletvekili ile "kadınlara eşitlik" tanıdığınızı herhalde ileri süremezsiniz. Binlerce ensest olayı ve gizil tecavüzcülerle mücadele etmeniz Katil A. Öcalan' a biad etmenizden daha İNSANCA değilmi idi ?
Efendiler ve Tanrılar SURİYE'DEN , İRAN'DAN, IRAK'TAN VE BİZ TÜRKİYE'DEN koparılacak toprak parçası ile " kürdistan " kurmak için bizde de süreci başlattı , "..açılım" geldi.
Türk DEMEK CEZA-İ SUÇ'A dönüştü !
Şimdi; güneydoğu' lu yurttaşlara , size , katillere ve kendisini katillerin yanında hizmetkar görenlere seslensem başıma bela gelir mi ?
1- Toprağımızı asla vermeyeceğiz. Toprak erdem , bağımsızlık ve insanlıktır ! Ya istiklal , ya ölüm !
2- Siz, KENDİNİZE TÜRK DEĞİL DE KÜRT demek istiyorsanız , resmi aidiyet ve kimlik sayfalarında kürt yazılmasını istiyorsanız yukarıda belirttiğim ülkelerin kesiştiği bölgeye göç edebilirsiniz , Talaban'i ile yaşayabilirsiniz.
Bu yazım DA TÜRK sözcüğünün TARİHTEN SÜZÜLEREK GELDİĞİNİ ANLATACAK DEĞİLİM. TARİHİ ANLAMI YÜKLENDİĞİNİ VE İNSANLIK KADAR ESKİ niteleme olduğunu ama , IRK anlamı olmadığını , belli ilkeler VE DİL (türkçe) BİRLİĞİNİN ADI OLDUĞUNU SAVUNACAK DEĞİLİM.
Ancak , etnik kökeni ne olursa olsun TC ni kuran Anadolu halkının üst kimliğine TÜRK dendiğini belirtmek zorundayım... Bunu anayasadan çıkarmak ve anayasamızın değiştirilemez ilk dört maddesini değiştirmek siz kürt yurttaşlara nasıl eşitlik ve özgürlük getirecek ? Sizin gibi ben , benim kadar siz , onun kadar biz EŞİT değilmiyiz. ?
Kötülükleri , iyilikleri Kürt'e / Türk'e göremi ayarladılar ?
Son on yılın öncesinde mahkemelerde sen Türk' müsün , Kürtmüsün diye soran oldu mu ?
Sessizlik , bazı dönemlerde akıl demektir. Ama , "sessizliğin onay" demek olduğunu sanmak akıl değildir.
Ağıbaşlılıkla , budalalığı karıştırmak ne kötüdür..... Halk sessiz ise budala değil ki !
leyla erdem yiğit
21 mart 2013
1.17.2013
CHP, GÜNEŞİ YERYÜZÜNE İNDİRENLERİN PARTİSİ OLAMADI !
Ünlü gazeteci M.Ali.Birand'ın ölüm gününde CHP den söz etmek şaşırtmasın sizi. Dünyanın ünlü gazetecileri ünlü siyasetçilerin eserleridir.
Türkiye'nin bu güne dek haklı ün sahibi olmuş büyük siyasetçileri oldu. Cumhuriyetin olgun ve eşit tutumu sayesinde oldu bu. Bu günkü gibi cehaletin oluk oluk aktığı , saça sakala bulanmış ya da defileye çıkar gibi frapan ve çekici hazırlanmış gazeteciler gibi gazetecileri baştacı yapsaydı cumhuriyet, herhalde çoktan çökmüş olurduk ! Bu günkü gibi başbakanlar ve yetkili kudretliler yazdıkları , çizdikleri için herkesi hergün, etkisinde oldukları inkar edilemez yargıya götürselerdi " duayen " gazeteciler olurmuydu...? Ünlü siyasetçilerden B.Ecevit, S. Demirel, E.İnönü ve D.Baykal bilgi , düzey ve entellektüel kalibreleri ile ünlü gazetecileri yarattılar. Bu günkü gibi her türlü düzeyin sözkonusu olmadığı , öngörülerin hiç gerekmediği gazetecilik geçerli olsaydı hiç ünlü gazeteciler olurmuydu ?
Siyasetçiler de , gazetecilerde , hayatın her türlü alanı bozguna uğratıldı, bozuldu ! CHP en çok bozuldu ! Üzerinden her biçimde oyun kuruldu, uygulandı ! Genel başkanı tuhaf oldu! Tutumu ve söyledikleri ile köklerinden koptu, aşureye dönüştü. Akıllı gazetecilerin donanımlı olmak gereği duymadığı CHP oldu. Yazar çizeri, keşfedemeyen ve güneşi yeryüzüne indiren nice zeki, donanımlı, nesnel, insan, çalışkan ve eleştirel insanlarla tüm bağlarını kopartan kulüp gibi bir şeye dönüştü.
Genel başkanına iletmek isterim ki ;
Halkçılık kravatsız gezmekle , saça sakala dolanmakla , kadınları vitrinde kullanmakla ve bilgiliyi yadsımakla olmaz !
CHP lilik;Üniter devletin dünya dengeleri , dünya barışı için koşul ve denge olduğunu yüksek sesle konuşmamakla olmaz ! TESEV aklı ile susarak olmaz.
CHP lilik ; başkaları istedi diye ulusun aleyhine anayasa yapmakla olmaz !
CHP 'lilik; ne dediği anlaşılmamakla olmaz !
Güneşi yeryüzüne indiren laik düşün sahibi sanatçılar, işçiler, yazarlar çizerler, sıradan insanlar,bilim adamları ve üreten herkes ile birleşemez , konuşamaz , politika üretemez ise CHP lilik OLMAZ !
Ve ayrılıkçılığa , giderek iç kavgaya ve şiddete yol açabilecek , topraklarımızı bölecek her türlü siyasete ve arkasındakilere karşı duramaz iseniz CHP tükenir , sizi de CHP yi de arasak bulamayız ! Sizin gitmeniz uğur getirse de CHP nin tükenmesi ulusun ve Türkiye Cumhuriyetinin tükenmesi demektir ve felakettir. Bunun için nesnel koşulları üretmeyiniz. Bunu istememek , dilememek ile önleyemeyiz.
leyla erdem yigit
17 OCAK 2013
Ünlü gazeteci M.Ali.Birand'ın ölüm gününde CHP den söz etmek şaşırtmasın sizi. Dünyanın ünlü gazetecileri ünlü siyasetçilerin eserleridir.
Türkiye'nin bu güne dek haklı ün sahibi olmuş büyük siyasetçileri oldu. Cumhuriyetin olgun ve eşit tutumu sayesinde oldu bu. Bu günkü gibi cehaletin oluk oluk aktığı , saça sakala bulanmış ya da defileye çıkar gibi frapan ve çekici hazırlanmış gazeteciler gibi gazetecileri baştacı yapsaydı cumhuriyet, herhalde çoktan çökmüş olurduk ! Bu günkü gibi başbakanlar ve yetkili kudretliler yazdıkları , çizdikleri için herkesi hergün, etkisinde oldukları inkar edilemez yargıya götürselerdi " duayen " gazeteciler olurmuydu...? Ünlü siyasetçilerden B.Ecevit, S. Demirel, E.İnönü ve D.Baykal bilgi , düzey ve entellektüel kalibreleri ile ünlü gazetecileri yarattılar. Bu günkü gibi her türlü düzeyin sözkonusu olmadığı , öngörülerin hiç gerekmediği gazetecilik geçerli olsaydı hiç ünlü gazeteciler olurmuydu ?
Siyasetçiler de , gazetecilerde , hayatın her türlü alanı bozguna uğratıldı, bozuldu ! CHP en çok bozuldu ! Üzerinden her biçimde oyun kuruldu, uygulandı ! Genel başkanı tuhaf oldu! Tutumu ve söyledikleri ile köklerinden koptu, aşureye dönüştü. Akıllı gazetecilerin donanımlı olmak gereği duymadığı CHP oldu. Yazar çizeri, keşfedemeyen ve güneşi yeryüzüne indiren nice zeki, donanımlı, nesnel, insan, çalışkan ve eleştirel insanlarla tüm bağlarını kopartan kulüp gibi bir şeye dönüştü.
Genel başkanına iletmek isterim ki ;
Halkçılık kravatsız gezmekle , saça sakala dolanmakla , kadınları vitrinde kullanmakla ve bilgiliyi yadsımakla olmaz !
CHP lilik;Üniter devletin dünya dengeleri , dünya barışı için koşul ve denge olduğunu yüksek sesle konuşmamakla olmaz ! TESEV aklı ile susarak olmaz.
CHP lilik ; başkaları istedi diye ulusun aleyhine anayasa yapmakla olmaz !
CHP 'lilik; ne dediği anlaşılmamakla olmaz !
Güneşi yeryüzüne indiren laik düşün sahibi sanatçılar, işçiler, yazarlar çizerler, sıradan insanlar,bilim adamları ve üreten herkes ile birleşemez , konuşamaz , politika üretemez ise CHP lilik OLMAZ !
Ve ayrılıkçılığa , giderek iç kavgaya ve şiddete yol açabilecek , topraklarımızı bölecek her türlü siyasete ve arkasındakilere karşı duramaz iseniz CHP tükenir , sizi de CHP yi de arasak bulamayız ! Sizin gitmeniz uğur getirse de CHP nin tükenmesi ulusun ve Türkiye Cumhuriyetinin tükenmesi demektir ve felakettir. Bunun için nesnel koşulları üretmeyiniz. Bunu istememek , dilememek ile önleyemeyiz.
leyla erdem yigit
17 OCAK 2013
12.29.2012
YENİ YILDA DAHA ÇOK MU UTANACAĞIM.!.
En çok kırksekiz saat sonra yeni bir yıl gelecek. 2013 yılı..!
İnsanlık hayallerini yineleyebilmek , acılarını tüketebilmek, sevinçlerini katmerleştirmek için zamanı anlamlandırmaktadır. O'na bir yığın önem atfetmektedir. Oysa, zaman bize sadece tanıklık yapar! Zamanı şu yada bu biçimde anlamlaştıran biziz! 2012 yılı önceki yıllardan tanıklığa devam etti !
2013 yılı da tanıklığı sürdürecek !
Yinede utanmayacağız kötülük yapmaktan,
toplumu aldatmaktan,
yalan üretmekten ,
haksız zengin olmaktan,
adaleti öldürmekten utanmamayı sürdürecekmiyiz ?
TSK ya doğal olmayan, gizli erek taşıyan düşmanlıktan, hukuk nedir ? sorusunu sormamaktan utanmayacakmıyız ?
Hiçbir şeyi merak etmemekten,
Sanatı ve gerçek sanatçıyı ölmeye sürmekten,
insanlığın duygu ve estetik eyilimine düşman olmaktan,
kişilik bozuğu siyasi demeçleri baştacı yapmaktan ve o'na karşı durmamaktan,
acımak duygusunu yitirmekten,
bilimi ıskalamaktan,
erdemi,ahlakı minnacık beyin sınırlarına sıkıştırmaktan, yada "inançların gölgesinde" yorumlamak bizi utandırmamaya devam mı edecek ?
" Aman bize birşey olmasın .." gerekçesi ile dil bozuntusu , şivesi anlaşılmaz, ne dediği hiç anlaşılmaz, dedikodu düzeyinde bile zeka ve nesnellik içermeyen " hükumet" yanlısı konuşmacıları TV lere çıkartarak bizimle alay eden medyanın varlığından,
774 lira olan asgari ücretten,
4+4+4 eğitim siteminden ,
Üniversite giriş sınavında bilimle uzak/yakın ilişkisi olmayan din bilgisi / yada inançardan en az dört adet soru sormaktan,
Şiddetin her türlüsünün geçerlenmesinden, sıklaşmasından, insanlığımızın erinçsiz ezilmesinden utanmamayı marifet mi bileceğiz yeni yılda ?
Üniter devletimizi yıkmak , güneydoğumuzun topraklarını parçalamak için anayasayı değiştirmeyi düşünenleri korumak ve kollamaktan,
Silivri'de , Silivri kampında ki hukuk garebeti duruşmalardan ve insanlık ayıbından,
Devlet gücünde "suç" üretmekten!
Yüzlerce aydın, bilim adamı ve namuslu insanlara, siyasi erk'in gücü ile üretilen bu suçları yapıştırarak Silivri zindanlarında tutuklamak,
kimisinin ölümüne ve kimisinin de ayakta ölmesinden rahatsızlık duymamayı sürdürecekmiyiz ?
Etnik ayırımcılıktan,emperyalizme karşı duran Suriye'yi arkadan hançerlemekten,Suriye ile bizim ulusal çıkarlarımızın ve toprak bütünlüğümüzün sıkı ilişkisini tersyüz ederek halkı aldatmaktan!
ODTÜ de başlayan akıl ve vicdan çığlığını, bilimin ve üniversal etiğin tespitlerini bastırmak için her türlü söylemden çekinmeyen yöneticileri alkışlamaktan!
Cemaat ve cumhuriyet toplumunu ayırtetmemekten, aynı imiş gibi algılatmaktan!
Tekbir sesleri ile yürüyüş ve protesto hakkını kullanan gençlere yada halka güleryüzlü güvenlik ilişkisi uygun görülürken , yürütülen iç ve dış politikaları protesto eden ve gerçeği açıklayan gençlere ölümcül bibergazı sıkmaktan,tutuklamaktan , evlerini basmaktan, hayatlarını iğdiş ederek perperişan etmekten!
Yığınla yandaş, uydurulmuş yazar, düşünür, ticaret ve çıkar soytarısını ulusun başına "patriotlar" gibi bela etmekten!
Ve ulusu peşkeş çekmekten!
Hizbullah / "allahın askerlerinin" parti kuracak kadar semirtilmesinden!
Arapların mahalle tavrı ve dinsel kültürü ile dedikodu siyasetini "icra"etmekten UTANMIYORLAR , UTANMIYORUZ, UTANMADIK! 2013 yeni yılda da UTANMAYACAĞIZ!
Tek şey diliyorum gelen yeni yılda ! Esenlik ve UTANMADAN YAŞAMAK !
Esenlik ve UTANMAK DİLİYORUM 2013 TEN !
En çok kırksekiz saat sonra yeni bir yıl gelecek. 2013 yılı..!
İnsanlık hayallerini yineleyebilmek , acılarını tüketebilmek, sevinçlerini katmerleştirmek için zamanı anlamlandırmaktadır. O'na bir yığın önem atfetmektedir. Oysa, zaman bize sadece tanıklık yapar! Zamanı şu yada bu biçimde anlamlaştıran biziz! 2012 yılı önceki yıllardan tanıklığa devam etti !
2013 yılı da tanıklığı sürdürecek !
Yinede utanmayacağız kötülük yapmaktan,
toplumu aldatmaktan,
yalan üretmekten ,
haksız zengin olmaktan,
adaleti öldürmekten utanmamayı sürdürecekmiyiz ?
TSK ya doğal olmayan, gizli erek taşıyan düşmanlıktan, hukuk nedir ? sorusunu sormamaktan utanmayacakmıyız ?
Hiçbir şeyi merak etmemekten,
Sanatı ve gerçek sanatçıyı ölmeye sürmekten,
insanlığın duygu ve estetik eyilimine düşman olmaktan,
kişilik bozuğu siyasi demeçleri baştacı yapmaktan ve o'na karşı durmamaktan,
acımak duygusunu yitirmekten,
bilimi ıskalamaktan,
erdemi,ahlakı minnacık beyin sınırlarına sıkıştırmaktan, yada "inançların gölgesinde" yorumlamak bizi utandırmamaya devam mı edecek ?
" Aman bize birşey olmasın .." gerekçesi ile dil bozuntusu , şivesi anlaşılmaz, ne dediği hiç anlaşılmaz, dedikodu düzeyinde bile zeka ve nesnellik içermeyen " hükumet" yanlısı konuşmacıları TV lere çıkartarak bizimle alay eden medyanın varlığından,
774 lira olan asgari ücretten,
4+4+4 eğitim siteminden ,
Üniversite giriş sınavında bilimle uzak/yakın ilişkisi olmayan din bilgisi / yada inançardan en az dört adet soru sormaktan,
Şiddetin her türlüsünün geçerlenmesinden, sıklaşmasından, insanlığımızın erinçsiz ezilmesinden utanmamayı marifet mi bileceğiz yeni yılda ?
Üniter devletimizi yıkmak , güneydoğumuzun topraklarını parçalamak için anayasayı değiştirmeyi düşünenleri korumak ve kollamaktan,
Silivri'de , Silivri kampında ki hukuk garebeti duruşmalardan ve insanlık ayıbından,
Devlet gücünde "suç" üretmekten!
Yüzlerce aydın, bilim adamı ve namuslu insanlara, siyasi erk'in gücü ile üretilen bu suçları yapıştırarak Silivri zindanlarında tutuklamak,
kimisinin ölümüne ve kimisinin de ayakta ölmesinden rahatsızlık duymamayı sürdürecekmiyiz ?
Etnik ayırımcılıktan,emperyalizme karşı duran Suriye'yi arkadan hançerlemekten,Suriye ile bizim ulusal çıkarlarımızın ve toprak bütünlüğümüzün sıkı ilişkisini tersyüz ederek halkı aldatmaktan!
ODTÜ de başlayan akıl ve vicdan çığlığını, bilimin ve üniversal etiğin tespitlerini bastırmak için her türlü söylemden çekinmeyen yöneticileri alkışlamaktan!
Cemaat ve cumhuriyet toplumunu ayırtetmemekten, aynı imiş gibi algılatmaktan!
Tekbir sesleri ile yürüyüş ve protesto hakkını kullanan gençlere yada halka güleryüzlü güvenlik ilişkisi uygun görülürken , yürütülen iç ve dış politikaları protesto eden ve gerçeği açıklayan gençlere ölümcül bibergazı sıkmaktan,tutuklamaktan , evlerini basmaktan, hayatlarını iğdiş ederek perperişan etmekten!
Yığınla yandaş, uydurulmuş yazar, düşünür, ticaret ve çıkar soytarısını ulusun başına "patriotlar" gibi bela etmekten!
Ve ulusu peşkeş çekmekten!
Hizbullah / "allahın askerlerinin" parti kuracak kadar semirtilmesinden!
Arapların mahalle tavrı ve dinsel kültürü ile dedikodu siyasetini "icra"etmekten UTANMIYORLAR , UTANMIYORUZ, UTANMADIK! 2013 yeni yılda da UTANMAYACAĞIZ!
Tek şey diliyorum gelen yeni yılda ! Esenlik ve UTANMADAN YAŞAMAK !
Esenlik ve UTANMAK DİLİYORUM 2013 TEN !
12.18.2012
gençler ,
Siz geleceksiniz
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız !
Çocuklarımızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın hayat nehri sizsiniz !
Sadece siz!
Nehirler kurumaz ki , kurumamış !
Ama sakın, size bir şey olmasın!
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız!
Vicdansızlar buna dayansalar da !
leyla erdem yiğit
19 aralık 2012 /İzmir
İzleme Sayısı: 13,760
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı Göktürk Uydusu’nu fırlatma töreni öncesinde ODTÜ’de öğrencilerle polis arasında çatışmalar çıktı. ODTÜ kampüsü içindeki Teknokent’te yapılacak tören alanına yaklaştırılmayan sol görüşlü öğrencilerle polis arasında çatışma çıktı. Polis öğrencileri dağıtmak için panzerden tazyikli su ve biber gazı ile müdahele ediyor. KURGU: Levent SERT
gençler ,Siz geleceksiniz !
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız !
Çocuklarınızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın hayat nehri sizsiniz .
Sadece siz !
Nehirler kurumaz ki , kurumamış !
Ama size bir şey olursa
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız !
Vicdansızlar dayansa da !
12.05.2012
KADIN MI DEDİN ?
Atatürk'ün devlet başkanlığı döneminde , 1934 yılının 5 aralık günü olan bugün; kadınlarımıza seçmek , seçilmek hakkı verildi. Bu hak ;İsviçre , Almanya ve Fransa gibi batılı ülkelerinden çok önce verlmesine karşın bugün ; o ülkelerin kadınları bizim kadınlarımızdan daha çok mutluluk ve eşitlik içindedirler .
Bağımsız yargı , diğer bir deyişle bağımsız devlet ve gerçekten hukuk sitemimiz olmayınca biz kadınları kullanıyorlar !
Kimi dinlerin günahı ve ayıbın nesnesi olarak , kimi "erkeğinin hizmetkarı" görülerek , kimi çocuklarının cankurtaran simidi olarak , kimi de kadının kendisinin değil , başkalarının "namusu" olarak kullanıyorlar .
Kadınlar bu konumlandırma ve anlam yüklemenin arkasında ki siyasi ve sosyal patolojiyi kavrayamayınca kimi öğle , kimi böyle hayatlar var !
Kadınlar kendilerine , sonra herkese ve dünyaya ; "önce insanmıyım , yoksa önce kadınmıyım?" sorusunu sormalıdır. Büyük Atatürk bu soruyu sormamız ve sorabilmemiz için ümmetten yurttaşlığa , imparatorluktan ulusa getirdi bizi . Oysa şimdi; yurttaşlıktan ümmetçiliğe dönüştürülmenin her türlü yolları deneniyor ! Bunun propagandası yapılıyor , azmi gösteriliyor (!), hukuk lağvediliyor.
Kadınlar, kadınlar, kadınlar bunun fakındamısınız ?
Cehalet en çok kadınları sarmalar , savaş en çok kadınlara tecavüz eder ! Karanlığı, en çok gericilik üretir .
Farkındamıyız !
5 aralık 2012
Atatürk'ün devlet başkanlığı döneminde , 1934 yılının 5 aralık günü olan bugün; kadınlarımıza seçmek , seçilmek hakkı verildi. Bu hak ;İsviçre , Almanya ve Fransa gibi batılı ülkelerinden çok önce verlmesine karşın bugün ; o ülkelerin kadınları bizim kadınlarımızdan daha çok mutluluk ve eşitlik içindedirler .
Bağımsız yargı , diğer bir deyişle bağımsız devlet ve gerçekten hukuk sitemimiz olmayınca biz kadınları kullanıyorlar !
Kimi dinlerin günahı ve ayıbın nesnesi olarak , kimi "erkeğinin hizmetkarı" görülerek , kimi çocuklarının cankurtaran simidi olarak , kimi de kadının kendisinin değil , başkalarının "namusu" olarak kullanıyorlar .
Kadınlar bu konumlandırma ve anlam yüklemenin arkasında ki siyasi ve sosyal patolojiyi kavrayamayınca kimi öğle , kimi böyle hayatlar var !
Kadınlar kendilerine , sonra herkese ve dünyaya ; "önce insanmıyım , yoksa önce kadınmıyım?" sorusunu sormalıdır. Büyük Atatürk bu soruyu sormamız ve sorabilmemiz için ümmetten yurttaşlığa , imparatorluktan ulusa getirdi bizi . Oysa şimdi; yurttaşlıktan ümmetçiliğe dönüştürülmenin her türlü yolları deneniyor ! Bunun propagandası yapılıyor , azmi gösteriliyor (!), hukuk lağvediliyor.
Kadınlar, kadınlar, kadınlar bunun fakındamısınız ?
Cehalet en çok kadınları sarmalar , savaş en çok kadınlara tecavüz eder ! Karanlığı, en çok gericilik üretir .
Farkındamıyız !
5 aralık 2012
11.28.2012
GÜNEYDOĞUMUZU PARÇALAMAK İSTİYORLAR !
Sayın Başbakan " muhteşem yüzyıl" TV dizisi için, bizim ecdadımız böyle değil ......." benzeri sözler söyledi ya , aman allah... ! Memleketin her boyda ve her akılda medyası bu sözleri tartışıyor !
Sanki dış politika ve bağımsızlık meselemiz imiş gibi .
Sanki, başbakanın YÖK için getirilmek istenen, ancak şirketler bu anlayış ve ilkelerle yönetilir dedirtten yasa tasarısını beyenmediğini söylemiş gibi .
Sanki, her dereceli okullarımızda ve kurumlarda " giysi serbestliği" adı altında türban takmanın serbest bırakılması imiş gibi .
Sanki , onlarca bilimadamı , asker ve düşünürün vicdanın ortayerinden , gücün ve kudretin orta yerine çekilerek aylardır tutuklu oldukları konusu gibi imişçesine !
Sanki patriotlar için , Suriye'nin direnişi ve dünya dengelerinin GÜÇLÜ BACAKLARINDAN BİRİ olan üniter yapımızın büyük önemi üzerine akılcı bir şey söylemiş gibi .
Sanki sinsi ve yakıcı süren pahalılık , acımasız ve adaletsiz gelir dağılımı için bir şey söylemiş gibi . Memleket "muhteşem yüzyıl'ı" tartışıyor !
Medya ve azman yazarlar , ünlüler ve iğrenç duygu üreten ikiyüzlülük ne kadar ürkütüyor insanı !
Oysa Güneydoğu'muzu parçalayacaklar ! Buna ilişkin ciddi bir tartışma var mı ?
Eğer, yeni anayasa yapılanması gerçeğe dönüştürülmez ise, yani hergün en az bir şehit ile sessiz ve aparatif dozda kan akıtmak yöntemi ile insanlığı yıldırarak , " kürt yurttaşlara özerk yönetim sağlamak gerekir" dedirterek , sonra da IRAK , SURİYE , TÜRKİYE 'den koparacakları topraklarda bu ülkelerin kürtlerini birleştirerek kurulması hayal edilen "kürdistan " kurmak mümkün olmaz ise ; başka bir yol denenecektir .
Bu deneme şudur ; bütünlük içinde dikkatle çözümleme yaptığımızda bazen ip uçlarını yaşadığımız gibi , güneydoğumuzda halk ayaklanması denenecektir. Bu ayaklanma TC güvenlik güçlerince bastırılmak istenince de ;
____...dur.. ! Yoksa patriotları uçaklarınıza karşı kafanızda patlatırız... diyecekler. Böylece güç, "kürdistan " hayali kuranlara geçecek , üniter devletin VE AYNI ZAMANDA LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN sonu olacaktır.
Bu olasılıkların bu gün kuşkulu bulunabilmesi yakın gelecekte doğru olmayacağı demek değildir. Böyle olmasa Suriye 'den gelecek "tehdit" nedir ki , NATO'DAN patriot isteyelim ! Sayın başbakanın " Akçakale'ye bomba düşürenlerin yarın başka şeyler yapmayacağının garantisi yok "...demesi tehditlerin büyüyebileceğini işaret ediyor olsa bile !
Aydınlar !
Sanatçılar !
Muhalefet !
Üniversiteliler !
Gençler !
Köylüler !
Kadınlar!
İşadamları ,
Okumuşlar !
Sanat; tamtakır dozda tartışarak ne anlaşılır ne algılanır !
Sanat üst yapı kurumudur ! O kurum bağımsızdır ve hayatımızın önünden gider. Başbakanlar birşeyler dediğinde sanatın doğal yapısı altüst olmaz. Siz bırakın bunları ,
" tuttu memleketin siyatik ağrısı "
Memlekete ;" bir don , bir fanila al(alım)..."
İnsanlaşmak ortaklığı dışında tüm sıfatlar ( türk , kürt gibi illah ...) için kavgaya tutuşmanın akıldışı ve efendilerin çıkarına olduğunu öğrendiğimizde geç kalmamış olmamızı diliyor , istiyorum. 28 kasım 2012
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











.jpg)




