Sayfalar

4.29.2013

DURUMUN DİLİ ,

             Eğer sizi yönetenler   çok zenginleştilerse ve siz nasıl zengin olduğunu merak etmiyorsanız , sorgulamıyorsanız o yöneticiye dolaylı yoldan her türlü yolsuzluğu yapabilirsin , hakkındır  iletisi veriyorsunuz. Ve suç ortağısınız.
             Eğer sizi yönetenleri sorgulamıyor , hesap soramıyorsanız , bunu yapabilmeniz güç ile engelleniyor ise sizi erişkin yerine koymayan bir yönetici ile karşıkarşıyasınız. Önlemez iseniz
DİKTATÖRLEŞECEKTİR ! 
            Sadece ve süreklice siyasi propagandaları alkışlayanlar budaladırlar. Dinlemek ve sorgulamak gerçeğe yaklaşmaktır. Sadece alkışlamak kendinizin kendi ellerinizle aldatılmasıdır.
             Bazı siyasiler bazı tür insanlar gibi kendilerini ve hadlerini bilmezler. Ancak aklınızın alamayacağı kadar sevgi ve saygıdan söz ederler. Oysa, sevgi ve saygı sevdiklerinden
utanmak  duygusunu üretir.  Bunları , utanmayanları  

ayıklamaz iseniz hayatınız değersizleşir ve hak etmeyenlere büyük paye verirsiniz.
LEYLA ERDEM YİĞİT
 Nisan 2013 

4.15.2013

              İZMİR'DE  YAŞAYAN  YURTTAŞ OLARAK  BÜYÜKŞEHİR  BELEDİYE  BAŞKANI  SAYIN AZİZ  KOCAOĞLU'NA YAZILNIŞTIR . 


Sayın Başkan, 
        Kaygınızın kaynağı, türü ne olursa olsun; "barış sürecine destek" vermeniz, gizlenen ve kısa vakit sonra bölünmekle , parçalanmakla ve TC nin YIKILMASI İLE sonuçlanacak bir süreci desteklemeniz demek olduğunu size belirtmek doğrusu ya...., beni utandırdı ! 
Sayın BAŞKAN, 
         Bu haberin doğru olmadığını duymayı ne çok isterdim. Ulus bilinci olan ve dünyayı doğru anlayabilen zekanın sahipleri, size bundan sonra oy veremeyeceklerdir. Çünkü siz, büyük şehir belediye başkanı olduğunuz için söylediğiniz her şey dikkate alınır,alınacaktır.
Şu anda adını anımsayamayacağım bir düşünür "Yugoslavya parçalanırken tüm aymazlar, çıkarcılar ve budalalar öne geçirilmişti! İyilere yol kapanmıştı " diyor.
Sayın Başkan ,
         Tarihin en kanlı savaşları öncesi "barış şarkılarının" sıkça söylendiği vakitlerdir.Bu neden ile "arap baharı", "ileri demokrasi" gibi "barış" kastedilen tanımlamalar bende nefret duygusu üretiyor. Çünkü söylemler YALAN VE siyasi(politik), olanlar ve olacaklar ise gerçektir..!
Bunun için nesnel koşullara ve olanlara baktığımda ben,  SİYASAL İKTİDARIN İSTEDİĞİ BARIŞI  istemiyorum. ÇÜNKÜ Bu "barış" yolunda SURİYE /İSRAİL/ PKK+ABD ŞEYTAN ÜÇGENİ VAR. ÜSTÜ KAPAKLANMIŞ ,GÖREMİYORUZ! Yürüdüğümüzde hangar gibi kapakları açılacak şeytan üçgenine düşecek ve yiteceğiz..! Diyarbakır daki halefiniz ile başka türlü "kardeş" olmak mümkün.
T.CUMHURİYETİNİN DİYARBAKIR'LILARI İLE dünün eşit yurttaşlarıydık,
Bu günde,yarınlarda da eşit yurttaşları olmaya devam edeceğiz...!
Ve lutfen kendi ağzınızdan bu haberleri yalanlayınız yada doğrulayınız !
Esenlik dileklerim ve saygı ile .

14 nisan 2013 

4.05.2013


  1.  ANALAR AĞLAMASIN ! 
    İki türlü anlamda "analar ağlamasın" diyorlar..!
    İlki masumane bir düşünce ile demek istiyorlar ki ; " analar çocuklarını PKK teröründe kaybetmesin " ...
    İkinciler ve çoğunluk AKİL'LER ise; bilerek ve isyeyerek demek istiyorlar ki ; "..hem ağlayacak ana kalmasın , hem ölecek oğul , hem de vatan kalmasın .
    Yeterki, SN .T.Erdoğan başbakan KALSIN ,
    Gülen cemaati rotasında devam etsin...!
    ABD başkanı Obama'nın Ortadoğu'da emir ve arzuları yerine gelsin .B. Esad öldürülsün , Suriye parçalansın !
    T.Erdoğan büyük başkan olsun ,
    A.Öcalan özgür kalsın ,
    Ulusal birlik yıkılsın , Atatürk ve Türk devrimleri son bulsun !
    Kürdistan KURULSUN !
    Öğlece; ne TC KALSIN ,
    Ne terör , ne ağlanacak yurt,
    Nede ağlayacak anneler kalsın !
    Bir millet PARYALAŞSIN ! ARAPLAŞTIRILSIN..!
    Kadını,T.Erdoğan kadını , erkeği Arap dökmesi olsun ..!
    Türk'ler ,diğer deyişle Türk ULUSU, bayrağını ARABIN VE FARSIN BAYRAĞINA DÖNÜŞTÜRSÜN , Ortadoğu'nun beyaz yakalı şef garsonu OLSUN !
    Yurttaşlar İSE , T.G.A ( tayyip, gülen,abdullah) ÜMMETİ olsun ! demek istiyorlar...!
    "...analar ağlamasın" ve "barış" diyerek, ne kadar iyilik perisi insan olduklarını düşündürerek esas amacı gizliyorlar ! Başkalarının ve analarımızın hayatı ile ilgilendiklerini kanıtlayarak" YUKARIDA İŞARETLEDİĞİM ESAS AMACI GİZLEYEBİLDİKLERİNİ SANIYORLAR !
    TV lerde gerile gerile ,gizli bir alay ile, "....çözüm nedir , siz söyleyin bakiim" diyorlar.
    Sinsi ve ince ince sopa da gösteriyorlar.
    Atatürk derseniz, size; "..gününü görürsün " demeye getiriyorlar. Ve size , sizi aşağılayan bir acıma duygusu fırlatıyorlar ! Sunucular bu söylemcilerin sözlerini kesmekten korkuyorlar!
    "Mahallenin kabadayıları " her gün başımızı şişiriyorlar.... Şimdi bir kesim "AKİL ADAM" oldular ya ..!
    "Mahallenin kabadayıları " bizatihi padişahımız tarafından taçlandırıldı ya !
    Vay...vay....vay bize !!!!!
    "Çözümü siz söyleyin bakiim" diyecekler ya !
    Söylüyorum.
    1- Demokratik hukuk devletinin bütün kurallarını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini noksansız uygulamak. Adalet ve hukukun bağımsızlığını ve egemenliğini ödünsüz ve mutlak sağlamak !
    2- PKK TERÖRÜNÜ ULUSLARARASI HER TÜRLÜ ARAÇ , ZEMİN VE POLİTİK OYUN KARTI ve DENGE ÜLKELERİNİN DESTEĞİ İLE diplomatik arenaya oturttarak dış politikann bir nolu meselesi yapmak.
    Başta ABD olmak üzere dünyadan, "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini talep etmek.
    3- Bu duruşun ve talebin arkasında bir ulusun olduğunu her yol ve araç ile dünyaya duyurmak .
    4- KOMŞU ülkelerle YANSIZ VE İYİNİYET İLE YANYANA DURMAK .
    5-Bağımsız "kürdistan"ın kimin maşası olacağını haykırmak ! Böyle bir devletin ne demek olduğunu , finans sermayenin rolünü anlatmak ! Ve halkı kendisi için DOĞRU bilgilendirmek ..!
    6-PKK terörü ile silahlı mücadelenin yanında, ekonomik ve siyasal mücadeleyi yüksek seviyede uygulamak ! İnsan olmak ortaklığının en büyük ortaklık olduğunu , etnik köken taleplerinin demokrasi ve hukuk ile ilgisiz olduğunu kanıtlayabilen açıklık ve politik uygulamalara hayat vermek !
    7- Tartışılamayacak , inanç düzeyinde ki her tür konuyu bireyin kendisine bırakılmasının önemini kavramak ve kavratmak.
    DEVLETİN DİN VE DİNLERLE İLGİSİNİN olmamasını , BİLİM VE AKLI ÖNCELEYEN POLİTİKALARA AĞIRLIK VERMESİNİ BAŞARMAK ÇÖZÜM için gereklidir.
    8- Sanki, işkence ve kötü muamele şimdi hiç olmuyor da önceleri oluyor muş gibi , sanki kötü muamele ve işkence YALNIZCA Diyarbakır'da bir tek Kürt yurttaşlara olmuş, bunuda Türk'ler yapmış gibi , " ...hadi bakiim , çözümü söyleyin .." diyen ikinci CUMHURİYETÇİ azmanlar bilsinler ki ; bu ülkede herkes çile , işkence ve yoksulluk( FAKİRLİK) çekti , çekiyor..!
    Kürtlere özel bir tavır gösterilmedi , gösterilemez di ...! Bu toplumsal doğallığa da aykırıdır. Kürt yurttaşlar çok kötü yaşadı da; biz Türk yurttaşlar saraylarda , bir eli balda, bir eli yağda yaşamadık...
    Bu söylemler ne kadar ayıp , yalan ve düzeysizdir.
    9- Toplumu aldatmayınız. Çözüm sürecinde ne olacak ?Apaçık anlatınız :
    1- A.Öcalan özgür olacak mı ?
    2- Üniter devlet bozulmayacak ise AYLARDIR Oslo'da VE İMRALI'DA Katil baş terörist ile görüşmeye ne gerek vardı...? Neyi görüştü...? Emir verseydi , Kandil'in SINIR ÖTESİNE geçmesini sessizce halledemezmiydi ?
    BU BÜYÜK TANTANA , HEYETLER , MİTİNGLER, MEKTUPLAR olmazsa olmuyormuydu ?
    üniter Devlet güvencesi devam ediyor mu?
    3-Özerklik verilmeyecek,KARŞILIĞINDA başkanlık alınmayacaksa,
    anayasanın değişmez maddeleri değişmeyecek, "Türk adı" kalkmayacaksa bu törenler , bu gidip gelmeler, bu "akil adamlar" neyi, neden , nasıl anlatacaklar ?
    Türk ulusunun DİRENDİĞİ HER NEYSE, O NEDİR ?
    TV lerde kıllı, kılsız göğüslerini açarak , yayvan yayvan , özensiz ve lümpen tavırlarla ;
    "çözümü siz söyleyin bakiiim" dinleyelim diyen;
    çıkar , şan şöhret ve siyaset şovmenlerine ,
    "gazeteci müslümanlara",
    böyük mü, böyükkkk yazar çizere SORULUR VE duyurulur!
    leyla erdem yiğit
    05 Nisan 2013


3.20.2013

AĞIRBAŞLILIK ! 

             Bir toplumun sessizliği  kötülüğünün kanıtı olamaz ! Ama  toplumun sessizliği sizin iyiliğinizin de kanıtı değildir. 
             Son kırksekiz saattir  medyanın çoğunluğu  " imralı, nevruz , Ankara'da  AKP VE Adalet  Bakanlığına  yapılan saldırıyı  tekrar tekrar  işliyorlar! Saldırının ;AKP nin  yetkin  üyelerince    barış sürecini sabote etmek isteyen   " ergenokon 'un "    işi olduğu tahlili yapıldı. 
             Elbet ya ! 
             Üniter devleti yavaş yavaş   parçalayabileceğinizi , 
             Ulusu aheste aheste  yıkabileceğinizi ,
             Laik cumhuriyet ve parlamenter rejimi  yumruklayarak  değiştirebileceğinizi ,
             Laik eğitim siteminin canına ot tıkayarak  devam edebileceğinizi 
             ve  büyük efendilerin gölgesinde  yalan  dağından   bangır bangır söyleşerek  SÜRGİT  % 50 alacağınızı sanıyorsunuzya  " oyun içinde oyun oynarken " ergenekon "  saldırdı demekte haklısınız ! 
             Elbet ya ! 
             Ergenokon  sanıkları için,    özelleşen savcılar "müebbet hapis" cezası  istedi  ya ! Halk ta bunu yedi ya !
             Sessizce  duruyor  !   
            Üniter devlete  hizmet  ederek  ve laik hukuk devletinin  onurunu   koruyarak  ,  ömrünün   tümünü bu   ide   ile   tüketen  genel kurmay başkanı ve   iyi  yetişmiş komutanların  SUÇLU olduklarına inandı  ya...!  
            Yarın nevruz ! 
             Sanki nevruz sadece  Diyarbakır ve çevresinde  yaşayanların  nevruzu gibiymiş gibi "diyarbakır " ile kalkıyor , diyarbakır ile yatıyoruz. 
             Nevruzu ( Cemre nin havaya , suya, toprağa düşmesi , baharın gelişi) karşılamak için  en  son teknikle  yapılandırılmış  meydan için milyonlarca  lira harcayan  Diyarbakır belediye başkanı  ve BDP ''ye  sormak gerekmez mi ? 
              Hani.... ağzınızı tiyatral  mimiğe büründüre büründüre  , muzaffer komutanlar gibi "nevroz"  deyip duruyosunuz ya....,  büyük paralar harcadığınız , beş  ton  odunu  yakacağınız  Diyarbakır   meydanlarında;   dans etmek , katilleri  "büyük lider yapabilmek için"  yıllardır harcadığınız  çabanın  birazını ;
gençlerin   eğitiminde  fırsat eşitliğine  harcasaydınız , 
birazını  "kadınların eşitliği" için sarfetseydiniz ,
birazını ağalığın  son bulması için  , 
birazını da toprak mülkiyetinin  hakça olmasını isteyip , feodalizmi  yıkmak için ;  biraz da  fabrika bacaları yükselmesi için   emek üretseydiniz  o şehirde,  bu gün  hayat nasıl olurdu ? İnsanlar   İnsan   olmak üzerinden  değilde ,   "kürdüm"  diye hak ve eşitlik istermiydi. ? 
           Özgürlük ve eşitlik  mücadelesinin etnik temel ile ne bağı vardır ?
 Siz orada  kürt/türk  düşmanlığını  işlemek yerine  tecavüzcülerle , domuzbağı ile  insan öldürenlerle MÜCADELE VERSEYDİNİZ   , eroin kaçakçılığını  görmezden gelmeyerek    DİCLE üniversitesinde  bilimin ve aklın egemenliğine çalışabilseydiniz ne olurdu ? Sanatı yeryüzünde   uçurup , halk ile buluştursaydınız  nasıl olurdu ? Size insana  yakışmazmıydı ? 
           BDP deki ;   ulusun üyelerinin bir kısmı  için kötü laflar etmekten hiç sakınmayan birkaç  kadın milletvekili ile   "kadınlara eşitlik"   tanıdığınızı herhalde ileri süremezsiniz. Binlerce ensest olayı ve gizil tecavüzcülerle  mücadele etmeniz  Katil A. Öcalan' a    biad    etmenizden   daha    İNSANCA değilmi idi  ? 
Efendiler ve Tanrılar  SURİYE'DEN , İRAN'DAN, IRAK'TAN VE BİZ TÜRKİYE'DEN  koparılacak toprak parçası ile " kürdistan "  kurmak için  bizde de süreci başlattı , "..açılım" geldi.
Türk DEMEK CEZA-İ SUÇ'A dönüştü ! 
           Şimdi; güneydoğu' lu  yurttaşlara , size , katillere  ve  kendisini katillerin yanında hizmetkar görenlere seslensem başıma bela gelir mi ?
1- Toprağımızı asla vermeyeceğiz. Toprak  erdem , bağımsızlık ve insanlıktır !  Ya istiklal , ya ölüm ! 
2- Siz, KENDİNİZE  TÜRK DEĞİL DE KÜRT demek istiyorsanız , resmi aidiyet ve kimlik sayfalarında  kürt yazılmasını istiyorsanız yukarıda  belirttiğim  ülkelerin kesiştiği  bölgeye   göç edebilirsiniz , Talaban'i ile  yaşayabilirsiniz.
          Bu yazım DA   TÜRK sözcüğünün  TARİHTEN SÜZÜLEREK GELDİĞİNİ ANLATACAK DEĞİLİM. TARİHİ ANLAMI YÜKLENDİĞİNİ  VE İNSANLIK KADAR ESKİ  niteleme olduğunu  ama , IRK  anlamı olmadığını  ,  belli  ilkeler  VE DİL (türkçe)  BİRLİĞİNİN ADI OLDUĞUNU SAVUNACAK DEĞİLİM. 
Ancak , etnik kökeni ne olursa olsun TC ni kuran Anadolu  halkının üst kimliğine TÜRK   dendiğini  belirtmek zorundayım... Bunu  anayasadan çıkarmak  ve anayasamızın değiştirilemez ilk dört  maddesini   değiştirmek  siz kürt  yurttaşlara nasıl eşitlik ve özgürlük getirecek  ?   Sizin gibi ben , benim kadar siz , onun kadar biz EŞİT  değilmiyiz. ?
           Kötülükleri , iyilikleri  Kürt'e /  Türk'e göremi  ayarladılar ? 
Son on yılın  öncesinde   mahkemelerde sen Türk' müsün , Kürtmüsün  diye soran oldu mu ? 
           Sessizlik ,  bazı dönemlerde akıl demektir. Ama ,   "sessizliğin onay" demek olduğunu sanmak akıl değildir.  
           Ağıbaşlılıkla   , budalalığı karıştırmak ne kötüdür..... Halk  sessiz ise budala değil ki ! 

leyla erdem yiğit 
21 mart 2013 
             


1.17.2013

CHP,  GÜNEŞİ YERYÜZÜNE İNDİRENLERİN PARTİSİ OLAMADI !
               Ünlü  gazeteci M.Ali.Birand'ın  ölüm gününde  CHP den söz etmek  şaşırtmasın sizi. Dünyanın ünlü gazetecileri  ünlü siyasetçilerin  eserleridir. 
                Türkiye'nin   bu güne dek  haklı ün sahibi olmuş büyük siyasetçileri oldu. Cumhuriyetin olgun ve eşit tutumu sayesinde oldu bu. Bu günkü gibi cehaletin  oluk oluk aktığı  , saça sakala bulanmış ya da  defileye çıkar gibi  frapan ve çekici hazırlanmış  gazeteciler gibi  gazetecileri baştacı yapsaydı cumhuriyet,  herhalde çoktan  çökmüş   olurduk ! Bu günkü gibi  başbakanlar ve  yetkili kudretliler  yazdıkları , çizdikleri için  herkesi hergün,  etkisinde oldukları  inkar edilemez yargıya götürselerdi  " duayen " gazeteciler olurmuydu...? Ünlü siyasetçilerden   B.Ecevit, S. Demirel, E.İnönü  ve  D.Baykal  bilgi , düzey ve entellektüel   kalibreleri ile   ünlü gazetecileri  yarattılar. Bu günkü gibi   her türlü düzeyin sözkonusu olmadığı  , öngörülerin hiç gerekmediği  gazetecilik geçerli olsaydı hiç ünlü gazeteciler olurmuydu ? 
               Siyasetçiler de , gazetecilerde , hayatın her türlü alanı  bozguna uğratıldı, bozuldu !  CHP en çok bozuldu ! Üzerinden her biçimde oyun kuruldu, uygulandı ! Genel başkanı tuhaf  oldu! Tutumu ve söyledikleri  ile  köklerinden koptu, aşureye dönüştü. Akıllı  gazetecilerin  donanımlı olmak gereği duymadığı CHP oldu. Yazar çizeri, keşfedemeyen ve  güneşi yeryüzüne indiren nice  zeki, donanımlı, nesnel, insan, çalışkan ve  eleştirel  insanlarla tüm bağlarını kopartan  kulüp gibi bir şeye dönüştü. 
                 Genel başkanına iletmek isterim ki ;
                 Halkçılık kravatsız gezmekle , saça sakala dolanmakla , kadınları vitrinde kullanmakla ve   bilgiliyi  yadsımakla   olmaz !
                CHP lilik;Üniter devletin dünya dengeleri , dünya barışı için koşul ve denge olduğunu  yüksek sesle konuşmamakla  olmaz !  TESEV aklı ile susarak olmaz. 
                CHP lilik ; başkaları istedi diye ulusun aleyhine anayasa yapmakla olmaz ! 
                CHP 'lilik; ne dediği anlaşılmamakla olmaz ! 
                Güneşi yeryüzüne indiren laik düşün sahibi sanatçılar, işçiler, yazarlar çizerler, sıradan insanlar,bilim adamları ve üreten herkes ile birleşemez , konuşamaz , politika üretemez ise CHP lilik OLMAZ ! 




                 Ve  ayrılıkçılığa , giderek iç kavgaya ve şiddete yol açabilecek , topraklarımızı  bölecek her türlü siyasete  ve arkasındakilere  karşı duramaz iseniz CHP  tükenir , sizi  de CHP yi de arasak bulamayız ! Sizin gitmeniz uğur getirse de CHP nin tükenmesi ulusun ve Türkiye Cumhuriyetinin tükenmesi demektir ve felakettir. Bunun için  nesnel koşulları üretmeyiniz. Bunu istememek  ,  dilememek ile önleyemeyiz. 

leyla erdem yigit
17 OCAK 2013 
            

12.29.2012

YENİ YILDA  DAHA  ÇOK  MU UTANACAĞIM.!. 
          
          En çok  kırksekiz saat sonra   yeni bir yıl gelecek. 2013 yılı..! 
          İnsanlık  hayallerini  yineleyebilmek , acılarını tüketebilmek, sevinçlerini  katmerleştirmek için  zamanı  anlamlandırmaktadır. O'na bir yığın  önem atfetmektedir. Oysa, zaman  bize sadece tanıklık yapar! Zamanı  şu yada bu biçimde anlamlaştıran biziz! 2012 yılı  önceki yıllardan tanıklığa devam etti !
2013 yılı da tanıklığı sürdürecek !  
Yinede utanmayacağız kötülük yapmaktan, 
toplumu aldatmaktan, 
yalan  üretmekten , 
haksız zengin olmaktan, 
adaleti öldürmekten  utanmamayı sürdürecekmiyiz ? 
TSK ya doğal olmayan, gizli erek taşıyan  düşmanlıktan, hukuk nedir ? sorusunu sormamaktan utanmayacakmıyız ? 
Hiçbir şeyi merak etmemekten,
Sanatı ve gerçek sanatçıyı ölmeye sürmekten,
insanlığın duygu ve estetik  eyilimine  düşman olmaktan,
kişilik bozuğu siyasi demeçleri baştacı yapmaktan ve o'na karşı durmamaktan,
acımak duygusunu  yitirmekten,
bilimi ıskalamaktan, 
erdemi,ahlakı minnacık beyin sınırlarına sıkıştırmaktan, yada "inançların gölgesinde" yorumlamak  bizi utandırmamaya devam mı edecek ?
 " Aman bize birşey olmasın .."  gerekçesi ile  dil   bozuntusu  , şivesi anlaşılmaz, ne dediği hiç anlaşılmaz, dedikodu düzeyinde bile zeka ve nesnellik  içermeyen  " hükumet" yanlısı konuşmacıları TV lere çıkartarak bizimle alay eden  medyanın varlığından,
774 lira olan asgari ücretten,
4+4+4 eğitim siteminden ,
Üniversite giriş sınavında  bilimle uzak/yakın ilişkisi olmayan din bilgisi / yada  inançardan en az dört adet  soru sormaktan, 
Şiddetin her türlüsünün  geçerlenmesinden, sıklaşmasından,  insanlığımızın erinçsiz ezilmesinden utanmamayı marifet mi bileceğiz yeni yılda ? 
Üniter devletimizi  yıkmak , güneydoğumuzun topraklarını  parçalamak  için anayasayı   değiştirmeyi düşünenleri  korumak ve kollamaktan,
Silivri'de , Silivri kampında ki hukuk garebeti  duruşmalardan  ve insanlık ayıbından,
Devlet gücünde   "suç" üretmekten!  
Yüzlerce aydın, bilim adamı ve namuslu insanlara, siyasi erk'in gücü ile üretilen bu suçları yapıştırarak  Silivri zindanlarında tutuklamak,
kimisinin ölümüne ve kimisinin de ayakta ölmesinden  rahatsızlık duymamayı  sürdürecekmiyiz ? 
           Etnik ayırımcılıktan,emperyalizme karşı duran Suriye'yi arkadan hançerlemekten,Suriye ile bizim ulusal çıkarlarımızın ve toprak bütünlüğümüzün sıkı ilişkisini tersyüz ederek halkı aldatmaktan!
          ODTÜ de başlayan akıl ve vicdan  çığlığını, bilimin ve üniversal  etiğin tespitlerini   bastırmak için her türlü  söylemden  çekinmeyen  yöneticileri alkışlamaktan! 
          Cemaat ve cumhuriyet toplumunu ayırtetmemekten, aynı imiş gibi algılatmaktan! 
         Tekbir sesleri ile yürüyüş ve protesto hakkını kullanan  gençlere yada halka   güleryüzlü  güvenlik ilişkisi  uygun görülürken ,   yürütülen iç ve dış politikaları protesto eden ve  gerçeği açıklayan gençlere ölümcül bibergazı sıkmaktan,tutuklamaktan , evlerini basmaktan, hayatlarını  iğdiş ederek  perperişan etmekten!
Yığınla  yandaş, uydurulmuş yazar, düşünür, ticaret ve çıkar soytarısını ulusun başına "patriotlar" gibi bela etmekten! 
Ve ulusu peşkeş çekmekten! 
Hizbullah / "allahın askerlerinin" parti kuracak kadar semirtilmesinden!      
Arapların mahalle tavrı  ve dinsel  kültürü ile dedikodu siyasetini  "icra"etmekten  UTANMIYORLAR ,  UTANMIYORUZ,  UTANMADIK! 2013 yeni yılda da  UTANMAYACAĞIZ! 
Tek şey diliyorum gelen yeni  yılda ! Esenlik ve UTANMADAN  YAŞAMAK !  



Esenlik ve UTANMAK  DİLİYORUM 2013 TEN ! 


12.18.2012


gençler ,
Siz geleceksiniz 
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız ! 
Çocuklarımızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın  hayat nehri sizsiniz ! 
Sadece siz! 
Nehirler kurumaz ki , kurumamış ! 
Ama sakın, size bir şey  olmasın!
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız! 
Vicdansızlar buna dayansalar da ! 
leyla erdem yiğit 
19 aralık 2012 /İzmir 

                                                                             
ODTÜ'DE OLAYLAR ÇIKTI..! 
İzleme Sayısı: 13,760
              Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı Göktürk Uydusu’nu fırlatma töreni öncesinde ODTÜ’de öğrencilerle polis arasında çatışmalar çıktı. ODTÜ kampüsü içindeki Teknokent’te yapılacak tören alanına yaklaştırılmayan sol görüşlü öğrencilerle polis arasında çatışma çıktı. Polis öğrencileri dağıtmak için panzerden tazyikli su ve biber gazı ile müdahele ediyor. KURGU: Levent SERT
gençler ,
Siz geleceksiniz ! 
Siz gökyüzü kadar sonsuz akılsınız ! 
Çocuklarınızın , torunlarımızın , insanlığın ve bağımsız aklın hayat nehri sizsiniz . 
Sadece siz  !
Nehirler kurumaz ki , kurumamış ! 
Ama size bir şey olursa 
Yorgun ömrümüzde buna dayanamayız ! 
Vicdansızlar dayansa da !