Sayfalar

5.20.2013


Oğluma   ithaf   ediyorum. 




DOĞUM GÜNÜ !

Bugün , 29  haziran 1982

Sen ve yüzbinler doğdu!

Bebek yüzünden başka 

Ne yeryüzü ,

Ne gökyüzü  güzeldi ..!

Senin kadar güzel, senden de güzel,

Tek güzeldin! 

Güneş , ay ,su!

Ve toprakta ki aşk buradaydı ,

"O" sendin !

Sahi, işte,belki ..

Bu duygunun adı annelikti !

Sen hala , 
          toprakta , güneşte , suda ki aşk'sın ! 

Sen umarsın ,sen sonsuz özgürlüksün çocuğum ! 

leyla erdem yiğit 
30 haziran 1982 Bursa

Önemli not : Şiirlerim ve makalelerim  noter onaylıdır. Alınamaz , sahiplenilemez , isimsiz  kullanılamaz. Saygı ile.  

NAYLA
Çocukluğum kaldı   Nayla'da ..
Beştaş oyunumun taşları işte orada !
                                                 Görüyormusun ?
Yağmurun şakırtısını duyuyormusun ?
Sen hala o'radamısın ?
Sus....!
            Kaçamaklarımı duymasınlar.
Kayan mısır taneleri hala yerde mi ?
                                     Toplama ne olur ; çiçek yerine kalsınlar.
Çocukluğum kaldı Nayla'da ..!
Ne olur ; ne olur söyle , 
                                      Nayla'mı yıkmasınlar.
                                              leyla erdem yiğit -  2010
ŞİİRLER ,



MİNNACIK DEV ÇOCUĞUM , 
Top oynadın acıktın, 
Oyun kurdun öğrendin !
Çiçek kaslım,
Çam boylum .
Ağaç kovuğunda ki kurt'um benim ! 
Umarım , kaya dikenim !
Kokusuna vurulduğum dağ rüzgarım !
Varlığı bereket ,
Beyni gümrah oğlum !
Hayatın ellerinde, sevdan yüreğindedir !
Vakit ölmesin !
Sevinçlerine bak !
Akıl odasına bir yaprak düşür ,
Bilgi denizlerinde imzan ,
İnsanlık ovasında  yüzün ,
Emek bağlarında ellerin olsun, 
                               güldikenin solmasın !
Aşk içinde büyülen 
Vakit  bitmesin!
Akıl odasına bir insan düşür, 
Hiç mi , hiç ölmesin!
Biricik,
           minnacık,
              dev çocuğum ,
                       oğlum!
2002 / Eski Foça / İZMİR 
leyla erdem yiğit 

4.29.2013

DURUMUN DİLİ ,

             Eğer sizi yönetenler   çok zenginleştilerse ve siz nasıl zengin olduğunu merak etmiyorsanız , sorgulamıyorsanız o yöneticiye dolaylı yoldan her türlü yolsuzluğu yapabilirsin , hakkındır  iletisi veriyorsunuz. Ve suç ortağısınız.
             Eğer sizi yönetenleri sorgulamıyor , hesap soramıyorsanız , bunu yapabilmeniz güç ile engelleniyor ise sizi erişkin yerine koymayan bir yönetici ile karşıkarşıyasınız. Önlemez iseniz
DİKTATÖRLEŞECEKTİR ! 
            Sadece ve süreklice siyasi propagandaları alkışlayanlar budaladırlar. Dinlemek ve sorgulamak gerçeğe yaklaşmaktır. Sadece alkışlamak kendinizin kendi ellerinizle aldatılmasıdır.
             Bazı siyasiler bazı tür insanlar gibi kendilerini ve hadlerini bilmezler. Ancak aklınızın alamayacağı kadar sevgi ve saygıdan söz ederler. Oysa, sevgi ve saygı sevdiklerinden
utanmak  duygusunu üretir.  Bunları , utanmayanları  

ayıklamaz iseniz hayatınız değersizleşir ve hak etmeyenlere büyük paye verirsiniz.
LEYLA ERDEM YİĞİT
 Nisan 2013 

4.15.2013

              İZMİR'DE  YAŞAYAN  YURTTAŞ OLARAK  BÜYÜKŞEHİR  BELEDİYE  BAŞKANI  SAYIN AZİZ  KOCAOĞLU'NA YAZILNIŞTIR . 


Sayın Başkan, 
        Kaygınızın kaynağı, türü ne olursa olsun; "barış sürecine destek" vermeniz, gizlenen ve kısa vakit sonra bölünmekle , parçalanmakla ve TC nin YIKILMASI İLE sonuçlanacak bir süreci desteklemeniz demek olduğunu size belirtmek doğrusu ya...., beni utandırdı ! 
Sayın BAŞKAN, 
         Bu haberin doğru olmadığını duymayı ne çok isterdim. Ulus bilinci olan ve dünyayı doğru anlayabilen zekanın sahipleri, size bundan sonra oy veremeyeceklerdir. Çünkü siz, büyük şehir belediye başkanı olduğunuz için söylediğiniz her şey dikkate alınır,alınacaktır.
Şu anda adını anımsayamayacağım bir düşünür "Yugoslavya parçalanırken tüm aymazlar, çıkarcılar ve budalalar öne geçirilmişti! İyilere yol kapanmıştı " diyor.
Sayın Başkan ,
         Tarihin en kanlı savaşları öncesi "barış şarkılarının" sıkça söylendiği vakitlerdir.Bu neden ile "arap baharı", "ileri demokrasi" gibi "barış" kastedilen tanımlamalar bende nefret duygusu üretiyor. Çünkü söylemler YALAN VE siyasi(politik), olanlar ve olacaklar ise gerçektir..!
Bunun için nesnel koşullara ve olanlara baktığımda ben,  SİYASAL İKTİDARIN İSTEDİĞİ BARIŞI  istemiyorum. ÇÜNKÜ Bu "barış" yolunda SURİYE /İSRAİL/ PKK+ABD ŞEYTAN ÜÇGENİ VAR. ÜSTÜ KAPAKLANMIŞ ,GÖREMİYORUZ! Yürüdüğümüzde hangar gibi kapakları açılacak şeytan üçgenine düşecek ve yiteceğiz..! Diyarbakır daki halefiniz ile başka türlü "kardeş" olmak mümkün.
T.CUMHURİYETİNİN DİYARBAKIR'LILARI İLE dünün eşit yurttaşlarıydık,
Bu günde,yarınlarda da eşit yurttaşları olmaya devam edeceğiz...!
Ve lutfen kendi ağzınızdan bu haberleri yalanlayınız yada doğrulayınız !
Esenlik dileklerim ve saygı ile .

14 nisan 2013 

4.05.2013


  1.  ANALAR AĞLAMASIN ! 
    İki türlü anlamda "analar ağlamasın" diyorlar..!
    İlki masumane bir düşünce ile demek istiyorlar ki ; " analar çocuklarını PKK teröründe kaybetmesin " ...
    İkinciler ve çoğunluk AKİL'LER ise; bilerek ve isyeyerek demek istiyorlar ki ; "..hem ağlayacak ana kalmasın , hem ölecek oğul , hem de vatan kalmasın .
    Yeterki, SN .T.Erdoğan başbakan KALSIN ,
    Gülen cemaati rotasında devam etsin...!
    ABD başkanı Obama'nın Ortadoğu'da emir ve arzuları yerine gelsin .B. Esad öldürülsün , Suriye parçalansın !
    T.Erdoğan büyük başkan olsun ,
    A.Öcalan özgür kalsın ,
    Ulusal birlik yıkılsın , Atatürk ve Türk devrimleri son bulsun !
    Kürdistan KURULSUN !
    Öğlece; ne TC KALSIN ,
    Ne terör , ne ağlanacak yurt,
    Nede ağlayacak anneler kalsın !
    Bir millet PARYALAŞSIN ! ARAPLAŞTIRILSIN..!
    Kadını,T.Erdoğan kadını , erkeği Arap dökmesi olsun ..!
    Türk'ler ,diğer deyişle Türk ULUSU, bayrağını ARABIN VE FARSIN BAYRAĞINA DÖNÜŞTÜRSÜN , Ortadoğu'nun beyaz yakalı şef garsonu OLSUN !
    Yurttaşlar İSE , T.G.A ( tayyip, gülen,abdullah) ÜMMETİ olsun ! demek istiyorlar...!
    "...analar ağlamasın" ve "barış" diyerek, ne kadar iyilik perisi insan olduklarını düşündürerek esas amacı gizliyorlar ! Başkalarının ve analarımızın hayatı ile ilgilendiklerini kanıtlayarak" YUKARIDA İŞARETLEDİĞİM ESAS AMACI GİZLEYEBİLDİKLERİNİ SANIYORLAR !
    TV lerde gerile gerile ,gizli bir alay ile, "....çözüm nedir , siz söyleyin bakiim" diyorlar.
    Sinsi ve ince ince sopa da gösteriyorlar.
    Atatürk derseniz, size; "..gününü görürsün " demeye getiriyorlar. Ve size , sizi aşağılayan bir acıma duygusu fırlatıyorlar ! Sunucular bu söylemcilerin sözlerini kesmekten korkuyorlar!
    "Mahallenin kabadayıları " her gün başımızı şişiriyorlar.... Şimdi bir kesim "AKİL ADAM" oldular ya ..!
    "Mahallenin kabadayıları " bizatihi padişahımız tarafından taçlandırıldı ya !
    Vay...vay....vay bize !!!!!
    "Çözümü siz söyleyin bakiim" diyecekler ya !
    Söylüyorum.
    1- Demokratik hukuk devletinin bütün kurallarını ve kuvvetler ayrılığı ilkesini noksansız uygulamak. Adalet ve hukukun bağımsızlığını ve egemenliğini ödünsüz ve mutlak sağlamak !
    2- PKK TERÖRÜNÜ ULUSLARARASI HER TÜRLÜ ARAÇ , ZEMİN VE POLİTİK OYUN KARTI ve DENGE ÜLKELERİNİN DESTEĞİ İLE diplomatik arenaya oturttarak dış politikann bir nolu meselesi yapmak.
    Başta ABD olmak üzere dünyadan, "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini talep etmek.
    3- Bu duruşun ve talebin arkasında bir ulusun olduğunu her yol ve araç ile dünyaya duyurmak .
    4- KOMŞU ülkelerle YANSIZ VE İYİNİYET İLE YANYANA DURMAK .
    5-Bağımsız "kürdistan"ın kimin maşası olacağını haykırmak ! Böyle bir devletin ne demek olduğunu , finans sermayenin rolünü anlatmak ! Ve halkı kendisi için DOĞRU bilgilendirmek ..!
    6-PKK terörü ile silahlı mücadelenin yanında, ekonomik ve siyasal mücadeleyi yüksek seviyede uygulamak ! İnsan olmak ortaklığının en büyük ortaklık olduğunu , etnik köken taleplerinin demokrasi ve hukuk ile ilgisiz olduğunu kanıtlayabilen açıklık ve politik uygulamalara hayat vermek !
    7- Tartışılamayacak , inanç düzeyinde ki her tür konuyu bireyin kendisine bırakılmasının önemini kavramak ve kavratmak.
    DEVLETİN DİN VE DİNLERLE İLGİSİNİN olmamasını , BİLİM VE AKLI ÖNCELEYEN POLİTİKALARA AĞIRLIK VERMESİNİ BAŞARMAK ÇÖZÜM için gereklidir.
    8- Sanki, işkence ve kötü muamele şimdi hiç olmuyor da önceleri oluyor muş gibi , sanki kötü muamele ve işkence YALNIZCA Diyarbakır'da bir tek Kürt yurttaşlara olmuş, bunuda Türk'ler yapmış gibi , " ...hadi bakiim , çözümü söyleyin .." diyen ikinci CUMHURİYETÇİ azmanlar bilsinler ki ; bu ülkede herkes çile , işkence ve yoksulluk( FAKİRLİK) çekti , çekiyor..!
    Kürtlere özel bir tavır gösterilmedi , gösterilemez di ...! Bu toplumsal doğallığa da aykırıdır. Kürt yurttaşlar çok kötü yaşadı da; biz Türk yurttaşlar saraylarda , bir eli balda, bir eli yağda yaşamadık...
    Bu söylemler ne kadar ayıp , yalan ve düzeysizdir.
    9- Toplumu aldatmayınız. Çözüm sürecinde ne olacak ?Apaçık anlatınız :
    1- A.Öcalan özgür olacak mı ?
    2- Üniter devlet bozulmayacak ise AYLARDIR Oslo'da VE İMRALI'DA Katil baş terörist ile görüşmeye ne gerek vardı...? Neyi görüştü...? Emir verseydi , Kandil'in SINIR ÖTESİNE geçmesini sessizce halledemezmiydi ?
    BU BÜYÜK TANTANA , HEYETLER , MİTİNGLER, MEKTUPLAR olmazsa olmuyormuydu ?
    üniter Devlet güvencesi devam ediyor mu?
    3-Özerklik verilmeyecek,KARŞILIĞINDA başkanlık alınmayacaksa,
    anayasanın değişmez maddeleri değişmeyecek, "Türk adı" kalkmayacaksa bu törenler , bu gidip gelmeler, bu "akil adamlar" neyi, neden , nasıl anlatacaklar ?
    Türk ulusunun DİRENDİĞİ HER NEYSE, O NEDİR ?
    TV lerde kıllı, kılsız göğüslerini açarak , yayvan yayvan , özensiz ve lümpen tavırlarla ;
    "çözümü siz söyleyin bakiiim" dinleyelim diyen;
    çıkar , şan şöhret ve siyaset şovmenlerine ,
    "gazeteci müslümanlara",
    böyük mü, böyükkkk yazar çizere SORULUR VE duyurulur!
    leyla erdem yiğit
    05 Nisan 2013


3.20.2013

AĞIRBAŞLILIK ! 

             Bir toplumun sessizliği  kötülüğünün kanıtı olamaz ! Ama  toplumun sessizliği sizin iyiliğinizin de kanıtı değildir. 
             Son kırksekiz saattir  medyanın çoğunluğu  " imralı, nevruz , Ankara'da  AKP VE Adalet  Bakanlığına  yapılan saldırıyı  tekrar tekrar  işliyorlar! Saldırının ;AKP nin  yetkin  üyelerince    barış sürecini sabote etmek isteyen   " ergenokon 'un "    işi olduğu tahlili yapıldı. 
             Elbet ya ! 
             Üniter devleti yavaş yavaş   parçalayabileceğinizi , 
             Ulusu aheste aheste  yıkabileceğinizi ,
             Laik cumhuriyet ve parlamenter rejimi  yumruklayarak  değiştirebileceğinizi ,
             Laik eğitim siteminin canına ot tıkayarak  devam edebileceğinizi 
             ve  büyük efendilerin gölgesinde  yalan  dağından   bangır bangır söyleşerek  SÜRGİT  % 50 alacağınızı sanıyorsunuzya  " oyun içinde oyun oynarken " ergenekon "  saldırdı demekte haklısınız ! 
             Elbet ya ! 
             Ergenokon  sanıkları için,    özelleşen savcılar "müebbet hapis" cezası  istedi  ya ! Halk ta bunu yedi ya !
             Sessizce  duruyor  !   
            Üniter devlete  hizmet  ederek  ve laik hukuk devletinin  onurunu   koruyarak  ,  ömrünün   tümünü bu   ide   ile   tüketen  genel kurmay başkanı ve   iyi  yetişmiş komutanların  SUÇLU olduklarına inandı  ya...!  
            Yarın nevruz ! 
             Sanki nevruz sadece  Diyarbakır ve çevresinde  yaşayanların  nevruzu gibiymiş gibi "diyarbakır " ile kalkıyor , diyarbakır ile yatıyoruz. 
             Nevruzu ( Cemre nin havaya , suya, toprağa düşmesi , baharın gelişi) karşılamak için  en  son teknikle  yapılandırılmış  meydan için milyonlarca  lira harcayan  Diyarbakır belediye başkanı  ve BDP ''ye  sormak gerekmez mi ? 
              Hani.... ağzınızı tiyatral  mimiğe büründüre büründüre  , muzaffer komutanlar gibi "nevroz"  deyip duruyosunuz ya....,  büyük paralar harcadığınız , beş  ton  odunu  yakacağınız  Diyarbakır   meydanlarında;   dans etmek , katilleri  "büyük lider yapabilmek için"  yıllardır harcadığınız  çabanın  birazını ;
gençlerin   eğitiminde  fırsat eşitliğine  harcasaydınız , 
birazını  "kadınların eşitliği" için sarfetseydiniz ,
birazını ağalığın  son bulması için  , 
birazını da toprak mülkiyetinin  hakça olmasını isteyip , feodalizmi  yıkmak için ;  biraz da  fabrika bacaları yükselmesi için   emek üretseydiniz  o şehirde,  bu gün  hayat nasıl olurdu ? İnsanlar   İnsan   olmak üzerinden  değilde ,   "kürdüm"  diye hak ve eşitlik istermiydi. ? 
           Özgürlük ve eşitlik  mücadelesinin etnik temel ile ne bağı vardır ?
 Siz orada  kürt/türk  düşmanlığını  işlemek yerine  tecavüzcülerle , domuzbağı ile  insan öldürenlerle MÜCADELE VERSEYDİNİZ   , eroin kaçakçılığını  görmezden gelmeyerek    DİCLE üniversitesinde  bilimin ve aklın egemenliğine çalışabilseydiniz ne olurdu ? Sanatı yeryüzünde   uçurup , halk ile buluştursaydınız  nasıl olurdu ? Size insana  yakışmazmıydı ? 
           BDP deki ;   ulusun üyelerinin bir kısmı  için kötü laflar etmekten hiç sakınmayan birkaç  kadın milletvekili ile   "kadınlara eşitlik"   tanıdığınızı herhalde ileri süremezsiniz. Binlerce ensest olayı ve gizil tecavüzcülerle  mücadele etmeniz  Katil A. Öcalan' a    biad    etmenizden   daha    İNSANCA değilmi idi  ? 
Efendiler ve Tanrılar  SURİYE'DEN , İRAN'DAN, IRAK'TAN VE BİZ TÜRKİYE'DEN  koparılacak toprak parçası ile " kürdistan "  kurmak için  bizde de süreci başlattı , "..açılım" geldi.
Türk DEMEK CEZA-İ SUÇ'A dönüştü ! 
           Şimdi; güneydoğu' lu  yurttaşlara , size , katillere  ve  kendisini katillerin yanında hizmetkar görenlere seslensem başıma bela gelir mi ?
1- Toprağımızı asla vermeyeceğiz. Toprak  erdem , bağımsızlık ve insanlıktır !  Ya istiklal , ya ölüm ! 
2- Siz, KENDİNİZE  TÜRK DEĞİL DE KÜRT demek istiyorsanız , resmi aidiyet ve kimlik sayfalarında  kürt yazılmasını istiyorsanız yukarıda  belirttiğim  ülkelerin kesiştiği  bölgeye   göç edebilirsiniz , Talaban'i ile  yaşayabilirsiniz.
          Bu yazım DA   TÜRK sözcüğünün  TARİHTEN SÜZÜLEREK GELDİĞİNİ ANLATACAK DEĞİLİM. TARİHİ ANLAMI YÜKLENDİĞİNİ  VE İNSANLIK KADAR ESKİ  niteleme olduğunu  ama , IRK  anlamı olmadığını  ,  belli  ilkeler  VE DİL (türkçe)  BİRLİĞİNİN ADI OLDUĞUNU SAVUNACAK DEĞİLİM. 
Ancak , etnik kökeni ne olursa olsun TC ni kuran Anadolu  halkının üst kimliğine TÜRK   dendiğini  belirtmek zorundayım... Bunu  anayasadan çıkarmak  ve anayasamızın değiştirilemez ilk dört  maddesini   değiştirmek  siz kürt  yurttaşlara nasıl eşitlik ve özgürlük getirecek  ?   Sizin gibi ben , benim kadar siz , onun kadar biz EŞİT  değilmiyiz. ?
           Kötülükleri , iyilikleri  Kürt'e /  Türk'e göremi  ayarladılar ? 
Son on yılın  öncesinde   mahkemelerde sen Türk' müsün , Kürtmüsün  diye soran oldu mu ? 
           Sessizlik ,  bazı dönemlerde akıl demektir. Ama ,   "sessizliğin onay" demek olduğunu sanmak akıl değildir.  
           Ağıbaşlılıkla   , budalalığı karıştırmak ne kötüdür..... Halk  sessiz ise budala değil ki ! 

leyla erdem yiğit 
21 mart 2013