Sayfalar

6.20.2013

 SUNU,

            Düşünce  doğa bilimleriyle kaynaşmaya başlamıştır. Kuramla kılgının  karşılıklı  etkileşimi ile gelişen doğabilimsel  bir "bilgi sevgisi" dir.
            Kimi zaman , kimi yerde bir kavramın aydınlatılması  birçok yapıtı gerektirdi. Kimi  yerde de bir çok yapıt bana sadece bir tek kavram bile vermedi. 

            Bir avuç bilgiden , gökyüzü kadar bilgi edinmek için yolculuk etmektir felsefe . 
             İnsanlığımı , yüzyıllar  süresince  doğal bir varlığı insan etmek için  uğraşan bütün değerlere borçluyum. 

leyla erdem yiğit  
22 mart 2012
             

  1. "...KURŞUN SIKAR, KURŞUN.... ÖLÜMÜNE ...! 


           TC Başbakanı , 72 bin m2 olduğu ve en çok 250 bin kişiyi alabileceği belirtilen İST. KAZLI ÇEŞME alanında ; genel başkanı olduğu AKP nin yaptığı "milli iradeye saygı" mitinginde konuştu ve çok öfkeliydi !
           Herkese karşıydı !
           Herkes kabahatliydi..!
           Herkes suçluydu..!
           Başta, GEZİ PARKI halk hareketine katılan herkes terörist , herkes sustalı maymun olmalıydı .
           Kendisini dinledikçe, Ethem Sarısülük'ün cenaze merasiminin POLİS PANZERLERİNİN gölgesinde Ankara / Kızılay meydanında neden yapılamadığını bu " öfkenin" cenazeleri bile düşman sayabileceğini düşündüm.
    Kafa tasından mermi / kurşun çekirdeği çıktığı ve kurşun ile öldüğü saptanan ETHEM SARISÜLÜK'ÜN SUÇLUSUNUN BİZATİHİ POLİS olabileceğinin ortaya çıkabileceği olasılığı başbakanda öfke ürettiği seziliyordu..!
    Ve başbakan dedi ki , "....kardeşlerim polis biber gazı kullanır , gelişmiş ülkelerin hepsinde polis, biber gazı ve gaz kullanıyor ....HATTA ORALARDA "..POLİS KURŞUN SIKAR , KURŞUN... ! ÖLÜMÜNE ..!" SÖZLERİNİ ÖZEL BİR VURGU İLE SÖYLEDİ.
    Polisin kurşun kullanması halinde de de haklı olabileceğini ileri süren bir başbakanın (LAİK hukuk devleti OLDUĞU SÖYLENEN) Türkiye Cumhuriyetinin BAŞBAKANI OLMASININ ANCAK, ZİLLET OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM.
            Sahi.... bu adam gerçekten TC nin başbakanımıdır ?
    Başbakan bu beyefendi ise memleketin büyük ve etkin sanayicilerine , İŞ adamlarına hesap soracağım der mi ? POLİSİN ŞİDDETİNDEN KAÇAN yurttaşları barındıran bina , otel sahiplerine , "canına okuyacağım" anlamı taşıyan korkutmada bulunur mu ?
    Demokratik hakkını kullanmaya giden öğrencinin öğretmenlerini ,müdürlerini , akademisyenleri , esnafların bir bölümünü ve yaralıları tedavi eden doktorları tehdit eder mi ? Korkutur , tutuklar mı ?
            TIP DOKTORLARININ Hipokrat yemini yaptığını , bu yeminin bir tür insanlık yemini olduğunu bilmez mi ? Gönüllü sağlık hizmetinde bulunan doktorları da kastederek "....HESABINI SORACAĞIZ ..." diye avaz avaz bağırır mı ?
    Başbakanın derin bir aymazlık ama , sonsuz güç içinde olduğunu gördüm.
             Ve ben başbakan için çok üzüldüm !
    Bir tane dostunun olmadığını söylemek istiyorum.
    ABD ÖNCE KULLANIR , SONRA GÖZDEN ÇIKARIR olduğunu kimse söylememiş kendisine! Yabancı medyaya boşuna kızıyor !
    Başbakan bunu anlamak istemiyor ,
    Henüz sallantının duracağı ümidinde ki çevre farelerinin kendisine "hoş" geçineceğini kabul edemiyor!
    Danışmanları , kendisi " Faiz lobisinin" hakkından gelmesinin çok kolay olduğunu bilemiyorlar mı ? FAİZİ YASAKLAR ve "faiz lobisini" cezalandırılabilir... Böylece her şey halledilir ! Başbakan bunu yapmıyor ama , bas bas bağırıyor !
             Yeniden sormak gerekiyor !
             Sahi .. TC başbakanı bu adam mı ?
    O zaman, PKK ile Ortadoğu , Suriye üzerinden ANLAŞMA YAPARAK ve " barış süreci başlatarak .. PKK nın başkanını dünyanın her tarafında meşrulaştıran bir başbakan bu başbakan değil mi ? O zaman, Kazlı çeşme mitinginde Gezi Parkı halk hareketinin insanlarını ; PKK İLE ATATÜRK'ÜN RESMİNİ YAN YANA ASMAKLA SUÇLAR MI ?
    VE SAHİ... BİR BAŞBAKAN HER ŞEYİ GERÇEK DIŞI olarak , İNATLA TEKRARLAR MI ?
    Devlet kendisiymiş gibi, " benim Polisim , benim valim , benim ...benim...benim..." der mi ?
             Bu dil, demokratik hukuk devletinin başında ki bir başbakanın dili olur mu ?
    "....İÇİŞLERİ BAKANIMA YİRMİ DÖRT SAATE TAKSİM , GEZİ PARKI TEMİZLENECEK DEDİĞİNİ..." HIŞIM İLE ANLATIR MI ? " Temizlemek " sözcüğünü hangi nezaket dili ile söylüyor ?
    Polis, hak ve özgürlükleri bastırmak memuru mudur ?
    Bir türlü yakalanamayan AKIL HASTASI SERİ KATİLİ kaçırmamak için kurşun atan ABD POLİSİNİ örneklerek "....kurşun atıyor , kurşun ! Ölümüne ..." diyebilir mi ?
             Başbakan dünyaya seslendi , söylediklerini duydular !
             Söyledikleri AYIP değil mi ?
             Hani bütün dünyada şah , ülkesinde padişah gibiydi ?
             Komşularla sevgili gibiydik , sorun sıfırdı !
             Özgürdük !
             Ne olduk ?
             Biz ne olduğunu biliyoruz .
             Sahi siz benim , bizim , bunların , onların , şunların başbakanımısınız ?
    Leyla Erdem Yiğit
    16 HAZİRAN 2013

6.13.2013


AKP MİTİNGİ NE İŞE YARAYACAK ?

            AKP 15/ 16 haziran günü miting yapıyor. 
            Bu miting AKP için çok anlam yüklüdür. Ve onlara göre siyasi rakiplere panzehir olacaktır. 
İst Gezi parkı halk hareketi bütün dünya da yankı buldu ve haklı bulunuyor ! 
BU DURUM DEVAM EDİYOR. 
AKP ve onun Sayın genel başkanı VE EMRİNDEKİLERİN ; İÇERİDE .....sabahlara kadar KÖTEK atarak , kiminizin gözünü çıkararak , kiminizin beyin ölümünü gerçekleştirerek, kiminizi biberli gazda boğarak SİZİNLE başa çıkarım! .
Sizi, güzel mi güzel adam ederim ....!
Ama , dünyaya TAFRA atmam şart oldu ..! 

Kuvvetimle görünmek , gerekirse aba altından sopa göstererek, alayına vay...! dedirtmem lazım..! diye düşündüğü anlaşılıyor!
            Bu nedenle AKP nin , İKİ GÜNLÜK ARDI ARDINA yapacağı mitingleri, "yüzde elli insanı " diğer yüzde elliye göstermek için yapmayacak !
DIŞ dünyaya ŞUNU SÖYLEMEK İÇİN YAPACAK ; " .. ABD, AB baksana.. Tayyip kaç kişidir saysana...." , "...gücümü görün de laf söyleyin .
." Ben istersem , bu insanlara bir işaretimle herşeyi yaptırırım , bu milyonlar ben demektir , ben de onlar demektir..." İLETİSİNİ KUVVETLE VERMEK isteğinin gereği olarak yapacak !
             Yurttaşın,
SİYASİ KOBAY   olduğu "...ileri demokrasiyi " hiç görmemiştik , görüyoruz!
             Cehalet, kendinden başka herkesi kör zannedermiş !
             AKP nin mitingleri bakalım dış dünyanın eleştirilerine merhem olacak mı ?
             
Ne işe yaradığını göreceğiz !
12 Haziran 2013

Leyla Erdem Yiğit 

6.05.2013





  1. ŞAŞTILAR !


             Bir zamanlar "..mağdur.." acınması yaptılar , halk HAK verdi.
            TC nin tepesinde birinci ve ikinci koltuğa oturdular ! 
     Ve sonra " ya..allah bismillah .." dediler ve neler , neler yaptılar ! 
    Suç ürettiler , SİLİVRİ KAMPINI AÇTILAR ...!
    Trakya'nın yelinde , Meriç nehrinin selamlığında ki Silivri OVASININ ortasında , kervanların geçmediği , kuşların uçmadığı ISSIZLIKTA SİLİVRİ CEZA KAMPINI KURDULAR.
            HALK ŞAŞIRIP KALDI , OLANLARI ANLAMAYA ÇALIŞTI !
    Ve sonra gördü ki hukuk yok , yargı yok , vicdan yok , merhamet yok , erdem yok !
    Yer bakır , gök tunç , toprak kavruk !
            Bundan utandı halk !
           VE sustu !
           Yoksullukla mücadele ediyoruz dediler ama,
    Bir tane fabrika ,
    bir tane sanayi kuruluşu ,
    bir tane halk için tavuk kümesi bile yapmadılar!
            Halk sustu !
            Makarna , şeker, kömür verdiler !
    TC. SOSYAL HUKUK devletini HAYIR VAKFINA döndürdüler!
            Halk sustu !
            Memura , emekliye , çalışana üç kuruş verdiler
    Ne kadar parası olan kapital sahibi yabancı varsa geldi , parasını bankaya koydu on yıldır faiz zengini oldu....! O faizi halk verdi !
    Uluslararası inşaat şirketleri başka yerde kaybettiği paralarını yerli inşaat şirketleri ile birleşerek , TOKİ nin de aracılığı ile kule duvarlar  inşa edip  kredi  karşılığı  halka ev verdiler. Halk bankalara ipotek oldu !
    Çalışanlar kaybetti , çiftçi kaybetti ...!
    Tarımcılık , hayvancılık bitti, birileri kazandı !
             Halk  kötüye  yormadı  sustu !
    Donunu bile satmak zorunda kaldı ..!
    İcra korkusu , bankaların acımasız tefeciliği karşısında çaresiz  kaldı !
            T.C devletinin demokratik , laik , çağdaş ve bilimsel eğitim temelinin esası olan TEVHİD-İ TEDRİSAT yasasını yerle bir ederek 4+4+4 yasasını çıkardı ... Çocukları böcek , öğretmenleri köçek , Milli Eğitimi ÇADIR KURUMU yaptı .
             Halk sustu !
             On yaşına gelmeden çocukların , ailelerin önüne DİN BİLGİSİ ALMASINI DAYADI.
    Laik eğitim tükendi ! Eğitbilim sizlere ömür , vefat etti.
    Demokrasilerde DİN referans değildir ve resmi alanda kullanılamaz !
    Devlet bütün dinlere eşit uzaklıkta ve iyiniyet içinde olmalıdır.
    Bunun en kuvvetil kanıtı da siyasi ERK'İN UYGULAMALARIDIR.
     Yurttaşlara, bize, bana cehenneme gitmek özgürlüğü tanımayan  ve ( belki ben cehenneme gitmek isterim , kimi ilgilendiriyor ? CEHENNEME Gitmek istemeyenlerin beni ilgilendimediği gibi ) ".. illada iyi mümin" olmamızı isteyen bir yönetim asla demokrat olamaz ! 
    Gerçekten de; bu yönetimin (HÜKÜMET EDENLERİN ) Roma hukuku na dayanan çağdaş / mer-i hukuk düzenini İYİNİYET ile tercih ettiğini  söylyebilmenin  çok zor olduğunu kim yadsıyabilir !
              Ancak,  halk  gene sustu !
              Üniversitelerin " dindar nesil" olması için son hızla devam edildi !
    ATATÜRK'ÜN "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünü AĞZINA ALANIN AĞZINI BURDULAR , YÜREĞİNE KORKU SALDILAR !
             ÜÇ çocuk , beş çocuk yapılmalıdır, kadınlar kürtaj olamaz, erkekler rakı içemez,  gençler "ayyaş"  gezemez dendi . Halife gibi dini hayat , sevgili gibi ahlak , diktatör gibi biat istediler
             Halk sustu !
             Ve Halk, her gün korktutuldu ! Korkması için her şey yapıldı !
    70 bin kişi şu anda izleniyor dendi. 
    Halk  kisesizlikte eklenince  konuşamaz , düşünemez oldu !
    Siyasi  Tutukluluk hali ,  siyasi  hükümlülüğe dönüştü.
    Adalet , yargı ve hukuk devletin bağımsız kurumları olması  yerine,  AKP ye aşk ile bağladılar ! Bu Aşk hiç bitmedi !
           Sonra , sonra Genel Kurmay başkanını , bilim adamlarını , gazetecileri , namuslu kim varsa onları tutukladılar , bir türlü suçları bulunamadı ..!
           Kimisi öldü , kimisi ölüyor !
           Ve onlar , "KANDİL"  ve  yeni anayasa marifeti ile ÜNİTER DEVLETİN YIKILMASINI, İLİM VE İLAHİYAT DERNEKLERİ İLE LAİK DEVLETİN YOK OLMASINI "istişare" ettiler ! İKİNCİ Cumhuriyetçiler ile ise, TERS KÖŞEDEN TC nin yerine "İslamcı Osmanlılığının sistematik yapısını   getirmenin  adına "ustalık dönemi" dediler!
            Halk sustu!
            Doğanın , sanatın ve insanın sevincini hiç hayal edemediler ! Edemiyorlar !
            Ağaçları , tarihin karnelerini , dereleri ve suları ticarete , rant ve kişisel zenginliğine dönüştürmek MODA OLDU !
     Buna karşı olan milyonlarca insanı; hiç mi hiç duymadılar . Bu insanlardan etkilenmediler , hissetmediler !
    "İNSANLIK ANITI" NA UCUBE DEMEKTEN  ve anıtı  tarumar  etmekten  HİÇ SAKINMADILAR !
    Fazıl Say gibi dünya ölçeğinde gerçek bir sanatçıyı esaret bir hayat içinde ölüme terketmek kimi memnun edebilirdi ?
    Ama bunu denediler , olmadık dava açtılar !
    Halkın vicdanı ayağa kalktı , anlamadılar.
    Şimdi halkın   sadece vicdanı değil , kendisi ayağa KALKTI !
    Belki böyle anlarlar diye ! 
    Ama ,

    onlar çok  şaştılar !
    5 haziran 2013

    LEYLA ERDEM YİĞİT

5.20.2013


Oğluma   ithaf   ediyorum. 




DOĞUM GÜNÜ !

Bugün , 29  haziran 1982

Sen ve yüzbinler doğdu!

Bebek yüzünden başka 

Ne yeryüzü ,

Ne gökyüzü  güzeldi ..!

Senin kadar güzel, senden de güzel,

Tek güzeldin! 

Güneş , ay ,su!

Ve toprakta ki aşk buradaydı ,

"O" sendin !

Sahi, işte,belki ..

Bu duygunun adı annelikti !

Sen hala , 
          toprakta , güneşte , suda ki aşk'sın ! 

Sen umarsın ,sen sonsuz özgürlüksün çocuğum ! 

leyla erdem yiğit 
30 haziran 1982 Bursa

Önemli not : Şiirlerim ve makalelerim  noter onaylıdır. Alınamaz , sahiplenilemez , isimsiz  kullanılamaz. Saygı ile.  

NAYLA
Çocukluğum kaldı   Nayla'da ..
Beştaş oyunumun taşları işte orada !
                                                 Görüyormusun ?
Yağmurun şakırtısını duyuyormusun ?
Sen hala o'radamısın ?
Sus....!
            Kaçamaklarımı duymasınlar.
Kayan mısır taneleri hala yerde mi ?
                                     Toplama ne olur ; çiçek yerine kalsınlar.
Çocukluğum kaldı Nayla'da ..!
Ne olur ; ne olur söyle , 
                                      Nayla'mı yıkmasınlar.
                                              leyla erdem yiğit -  2010