Sayfalar

3.01.2022

 UKRAYNA ,2022 ŞUBAT

Sığınakta Ukranya'ya hoşgeldin geldin
bebek,
Kan,ateş,öfke ve korku denizine hoş geldin,
Ve sen,
Putin'in nehir,nehir akan vicdan sefaletine
hoş geldin ,
Bebek kal burada,kundağında.
Annen yanında,
"CAN dostlar" köpeğimiz kedimiz
sarmalayacak seni,
Putin'in kalbi dursun,
Dünya seni duysun diye,
bağır, bağır bebek...
Putin; utanıp arlanmaz ama,insan senden
utanır bebek.
Korkma annen yanında,
Sen kal bebek,
Namustur cepheye gitmek,
Namustur cephede sefalet avı..
Vicdandır direnmek...
Bağır, bağır bebek.
Putin'den geleceğini almaya gidiyorum.
Sen hayatsın,
Babanı bekle bebek.
leyla erdem yiğit
2022 mart / İzmir
Bir 6 kişi ve açık hava görseli olabilir
Bilgen Erdem Karasu, Nuray Sayın ve 20 diğer kişi
11 Yorum
1 Paylaşım
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

11 Yorum

En alakalı


7.24.2021

uz 2016 da çok acılı ve kanlı verdi.
YEŞİL KUŞAK projesi şu idi ; ( Toplum; bilimin öncülüğünden çok ve önce DİN'İN öncülüğünü kabul edecek.)... .BİLİM YEDEK , DİN ESAS OLACAK ..
İktidar erkini elinde tutan bütün siyasetler bu anlayışa göre davrandılar. Yeşil Kuşak projesini güçlendirdiler. Siyasi iktidarların OY almabilmesinin en iyi yolu oldu. Yıllar geçtikçe kurumlar ve kuruluşlar tümüyle bu projeye hayat vermeyi görev bildi .... Aksini düşünen ve davrananlar tutuklandı , sürüldü , mahalle baskısı gördü Kadın ise "orospu" , erkek ise "ibne" olarak tanımlandı..... Sessiz ve iki yüzlü dedikodular gerçek bilindi... 27 mayıs 1960 ihtilaline karşı olmak , asker düşmanlığı Yeşil Kuşağın temel çıkış yöntemlerinden biriydi.
Yeşil Kuşak toplumun veya ulusun tepesindekilerden alta doğru , alttakilerden de üste doğru akış yöntemi ile işledi... LAİKLİĞİ tam ve katıksız savunan hiç kimse milletvekili , ünlü gazeteci, sanatçı , "kanaat önderi" , saygın yurttaş , işadamı , yazar , VS. olamadı, Olabilmesine asla fırsat verilmedi. Toplumun vicdanı olmayan ve olamayanlara aydın , nitelik dışı lumpenlere sanatçı, çıkarcı maskaralıklara şovmen denildi.. ...KALİTE VE NİTELİK YAVAŞ YAVAŞ HAYATTAN KOVULUR OLDU.. Böylece iyilik değil kötülükler meşrulaştı.
İnsanlığın bütün değerlerine kezzap atıldı..
Kardeşler kardeşleri , komşu komşuları , babalar oğulları , oğullar hiçkimseyi , yetkili yetkisizleri , yetkisizler yetkilileri , kısacası kimse kimseyi sevmez oldu .. Öfke büyütüldü , haset esas oldu.. Anomaliler normalleşti ..Anormallik normal olanı altetti .
Toplumun hayat ufkunU kapkara bir duman bürüdü.. !
Seneler önce; İzmir - Karşıyaka çarşısında tam CHP binasının önünde BİR GÜN sesimin yettiğince "...Ya..karanlığı, ya aydınlığı tercih edeceksiniz " diye bağırarak zamanın gerici iktidar uygulamalarını yeren bir bildiriye imza istiyordum ve çağrı dağıtıyordum. Kümeler halinde biriken yurttaşlar imzalıyordu. Genç bir kadın ile erkek .. sempati ile yaklaştılar ;
---- "Korkmuyormusunuz "? dedi kadın
---- Hayır
---- "O zaman DİNİ cemaatleri anlayamamışsınız". diye karşılık verdi.
Anlasaydık böyle mi olurdu diye düşünmeden edemedim.
TC nin toplumuna ; "Bir tek Cemaatleri SEVİN VE ALLAH İLE ALDATIN " emrini veriyorlardı .. Bu emiri dinleyenler zengin oluyordu. İktidar oluyordu. Devlet gücüne devşiriliyordu...
Yıllar sonra Türk ulusunun insanları BİLİMİN ÖNCÜLÜĞÜNÜ artık gönülden reddeden HALE GELDİ.. .
Artık ,Türkiye topraklarında yaşayanların IŞİD, ELNUSRA , HİZBULLAH gibi siyasileşmiş ve üniter devleti bölecek PKK - PYD gibi terör guruplarına KAN verebilecek dini guruplar için münbit hale geldi. Bu hale uygun bir iktidar gerekliydi
Ve AKP yaratıldı. İktidar yapıldı.. Böylece 15 temmuz melez darbesi gecesine gelindi. Şimdi herkes herşeyi anlamaya çalışıyor.
Yeşil kuşağın eseriyiz
Bakalım OHAL YEŞİL KUŞAĞIN İHYASINA MI , TC nin İHYASINA MI ÇALIŞACAK ?
29 temmuz 2016
leyla erdem yiğit

8.02.2020

·
YEŞİL KUŞAK ÜRÜN VERDİ..


68- 70 kuşağının ve gençliğinin çok iyi bildiği " Yeşil kuşak " emperyal çalışmalarının ilk somut ve açık meyvesini 15 temmuz 2016 da çok acılı ve kanlı verdi.
YEŞİL KUŞAK projesi şu idi ; ( Toplum; bilimin öncülüğünden çok ve önce DİN'İN öncülüğünü kabul edecek.)... .BİLİM YEDEK , DİN ESAS OLACAK.
İktidar erkini elinde tutan bütün siyasetler bu anlayışa göre davrandılar. Yeşil Kuşak projesini güçlendirdiler. Siyasi iktidarların OY almabilmesinin en iyi yolu oldu. Yıllar geçtikçe kurumlar ve kuruluşlar tümüyle bu projeye hayat vermeyi görev bildi . Aksini düşünen ve davrananlar tutuklandı , sürüldü , mahalle baskısı gördü Kadın ise "orospu", erkek ise "ibne" olarak tanımlandı.
Sessiz ve iki yüzlü dedikodular gerçek bilindi.
27 mayıs 1960 ihtilaline karşı olmak ve asker düşmanlığı Yeşil Kuşağın temel çıkış yöntemlerinden biriydi.
Yeşil Kuşak toplumun veya ulusun tepesindekilerden alta doğru , alttakilerden de üste doğru akış yöntemi ile işledi. LAİKLİĞİ tam ve katıksız savunan hiç kimse milletvekili , ünlü gazeteci, sanatçı , "kanaat önderi" , saygın yurttaş, işadamı, yazar, VS. olamadı. Olabilmesine asla fırsat verilmedi.
Toplumun vicdanı olmayan ve olamayanlara aydın , nitelik dışı lumpenlere sanatçı, çıkarcı maskaralıklara şovmen denildi. KALİTE VE NİTELİK YAVAŞ YAVAŞ HAYATTAN KOVULUR OLDU.. Böylece iyilik değil kötülükler meşrulaştı.
İnsanlığın bütün değerlerine kezzap atıldı..
Kardeşler kardeşleri , komşu komşuları , babalar oğulları , oğullar hiçkimseyi , yetkili yetkisizleri , yetkisizler yetkilileri , kısacası kimse kimseyi sevmez oldu .. Öfke büyütüldü , haset esas oldu.. Anomaliler normalleşti. Anormallik normal olanı alt etti .
Toplumun hayat ufkunu kapkara bir duman bürüdü.
Seneler önce; İzmir - Karşıyaka çarşısında tam CHP binasının önünde BİR GÜN sesimin yettiğince "...Ya..karanlığı, ya aydınlığı tercih edeceksiniz " diye bağırarak zamanın gerici iktidar uygulamalarını yeren bir bildiriye imza istiyordum ve çağrı dağıtıyordum. Kümeler halinde biriken yurttaşlar imzalıyordu. Genç bir kadın ile erkek sempati ile yaklaştılar.
---- "Korkmuyormusunuz "? dedi kadın
---- Hayır
---- "O zaman DİNİ cemaatleri anlayamamışsınız". diye karşılık verdi.
Anlasaydık böyle mi olurdu diye düşünmeden edemedim.
TC nin toplumuna ; "Bir tek Cemaatleri SEVİN VE ALLAH İLE ALDATIN " emrini veriyorlardı. Bu emiri dinleyenler zengin oluyordu. İktidar oluyordu. Devlet gücüne devşiriliyordu.
Yıllar sonra Türk ulusunun insanları BİLİMİN ÖNCÜLÜĞÜNÜ artık gönülden reddeden HALE GELDİ.
Artık Türkiye topraklarında yaşayanlar; IŞİD, ELNUSRA , HİZBULLAH gibi siyasileşmiş ve üniter devleti bölecek, ayrıca PKK - PYD gibi terör guruplarına KAN verebilecek dini guruplar için münbit hale geldi. Bu hale uygun bir iktidar gerekliydi.
Ve AKP yaratıldı. İktidar yapıldı. Böylece 15 temmuz melez darbesi gecesine gelindi. Şimdi herkes her şeyi anlamaya çalışıyor.
Yeşil kuşağın eseriyiz
Bakalım OHAL YEŞİL KUŞAĞIN İHYASINA MI , TC nin İHYASINA MI ÇALIŞACAK ?
29 temmuz 2016
leyla erdem yiğit

7.17.2020


     hırsızları için kayıt altına alınmıştır Gerektiğinde veya istismar edilip başka ad ile kullanıldığında mahkeme açılacaktır.
    İZMİR,
    Kapkaranlıkta yıldız,
    Gece karanlığında ay,
    Zamanın kofluğunda ışıksın.
    Sahilinde uçsuz yaşam sevinci,
    Sokakların begonya kokar,
    Köylerinde doğa dans eder.
    Yeşil kokudur , sarı yapraktır,
    Toprak dostlara dostur.
    Deniz bakar her yerden,
    Körfez selama durur kızıl ufuktan.
    Sofraların lezzettir.
    Kadehin önünde insandır her yer.
    Kadınların şık,
    Erkeklerin efendi,
    Çocukların kelebek kadar güzel,
    Gençler geleceğin markası,
    Yaşlılar Ege'nin imbatında dingin,
    Gelinlerin damatların kıvrak ve eşit,
    Hoşgörü ırmağı,
    Can dostların barınağısın.
    Güzellik anıtı
    İzmir, İZMİR, İZMİR!
    İzmir ne kadar mazbut,
    O kadar da mağrursun.
    2020 temmuz 14 salı günü .
    leyla erdem yiğit.
    Not; Şiir yeni kaleme alınmış ve yazın