Sayfalar

12.30.2025

 DEĞERLİ ZÜLAL KALKANDELEN, Ne kadar haklısınız. Hırsızlık şan ve şeref olmuş.. Ben bu türden hırsızlıktan usandım.ŞEREF İZGÜ adında güya müzik adamı, iyiliğim de olan , yüzyüze tanıdığım ,güya müzik adamı şiirlerimi seslendirip video yaptı.. Göre göre yabancı bir (Onepar) adında bir eser pazarlama şirketinde adımı kaldırarak pazarlamayı sürdürdü. Bir arkadaşım haber verdi. YOUTUBE DE DE adımı ikinci planda lutfen yazdı. Buna karşı geldiğimde de "ama okuyan benım" dedi.Sert tepkim üzerine seslendirme için ödemelerim karşılığında videoda okuduğu altı adet şiiri kaldırıp, sadece " Güldünya" şiirimi bıraktı. Lutfen bu şiirimi dinleyiniz. Kaldırmadıysa size göndereceğim. 2011 YILINDA Kadıköy ADEN otelde yazar ve okurlar buluşmasından sonra yazdığım YAŞLI KADIN başlıklı minik öykümden aldıkları cümleleri kendileri yazmış gibi , ayrıca M.Gorki'ye atıf yaparak yayınladılar. Facebookta sert tepkiler verdim. kaldırdılar. ANCAK bunların görülmez yerlerde ne yaptıklarını hiç bilmiyoruz. Bu türden insanların vicdan ve irade yoksunu olduklarını , dolandırıcılığın şahikası olduklarını düşünmüyor emin oluyorum. Size de aynı şeyi yapmaları ne kadar ilginç. Laik sosyal hukuk devleti çoktan yıkıldı."Memleketin tüm tersaneleri , kaleleri istila edidi.. " Başka anlatımla "..bilfiil işgal edildi.." İnsanlığın yüzyıllarca engizisyon işkencelerinden ve inançların mahkemelerinden geçerek kazandığı DEĞERLER VE hukukun üstünlüğü YOK oldu.Özgürlük ve eşitlik gerekçesi ile HIRSIZ ve NAMUSSUZ ne kadar insan varsa, İNSAN GİBİ GÖRÜNÜR OLDU. AYDINLIK BİR TOPLUMDA BU İNSANLAR, insan gibi de olsa görünebilir miydi ? CHP NİN VAKTİYLE, ayrı bir makale konusu olacak bir geçmişi anımsadım. 141-142.MADDELERİN YANINDA 169. MADDENİN de KALDIRILMASINA DESTEK VERMESİ AFEDİLİR DEĞİL. Demokrasi kendini tüketen VE AHLAKSIZ İNSANLARIN AT KOŞTURDUĞU REJİM ASLA DEĞİLDİR. Derin sevgi ve saygım ile.

12.28.2025

  SORGULAMA,

Dört bacaklı masalarında,
Sarayda ki odalarında adı sanı yazılanlar,
Siz hey...
Siz, siz,siz.
Kuyruklu imza atanlar.
Rozetli , yakalıklı kafalar,
Ağır ağır inceleyip ak kağıtları,
Dillendirmeyip solduranlar,
Yasa tanımayanlar,
Hüküm kesen çağdaş padişahlar ..
İnsanları bir adım ötede durdurup,
İnsandan ırak mı , ırak olan siz cümle belgeliler,
Neredesiniz ?
Yapıtlarınız hani ?
Hani, hani ürettikleriniz ?
Buyruk vermek niye ?
Korktuğunuz ne ?
Bir ince yürek, ince bir yaprak düşecek,
Şafak ile gündüzün birleştiği yerde,
Buyruk geçecek yaratanların eline diye mi ?
Bu ağır yağma , bu yüzsüz kavrama..?
Boşluğa yankılanan ses, ses, ses...
Demokrasi nerede, kimin elinde ?
Kim hazırlayan giysilerini , tanınmıyor,
Neden çehresi yamuk,
Gözleri bulanık, yüzü solgun, ağzı kenetli,
Nerede O, nerede?
Yoksa ölü mü ?
Sahiden demokrasi mi ?
Yaşanmıyor ki ?
Bu duvarlar neyin nesi ?
Sırtını yaslamışsın,
Utançtan karardı gün ışığında yeri izleyen Tanrı,
Ve o'nun mirasçıları ..
Ve gökte,
Ve yerde,
Soluk olan her yerde,
"ENEL HAK" diyen Hallacı Mansurları..
1986 Balıkesir.
leyla erdem yiğit

Yukarıda ki Sorgulama adlı şiirim 1986 yılında yazılmıştır, Balıkesir Baro dergisinde yayınlanmıştır..
Noter onaylıdır.
leyla erdem yiğit 
Daha Azını Gör

Yorumlar



--


 İZMİR,

Kapkaranlıkta yıldız,
Gece karanlığında ay,
Zamanın kofluğunda ışıksın.
Sahilinde uçsuz yaşam sevinci,
Sokakların begonya kokar,
Köylerinde doğa dans eder.
Yeşil kokudur , sarı yapraktır,
Toprak dostlara dostur.
Deniz bakar her yerden,
Körfez selama durur kızıl ufuktan.
Sofraların lezzettir.
Kadehin önünde insandır her yer.
Kadınların şık,
Erkeklerin efendi,
Çocukların kelebek kadar güzel,
Gençler geleceğin markası,
Yaşlılar Ege'nin imbatında dingin,
Gelinlerin damatların kıvrak ve eşit,
Hoşgörü ırmağı,
Can dostların barınağısın.
Güzellik anıtı
İzmir, İZMİR, İZMİR!
İzmir ne kadar mazbut,
O kadar da mağrursun.
2020 temmuz 14 salı günü .
leyla erdem yiğit.

Not; Şiir yeni kaleme alınmış ve yazın hırsızları için kayıt altına alınmıştır Gerektiğinde veya istismar edilip başka ad ile kullanıldığında mahkeme açılacaktır. 
Daha Azını Gör

Yorumlar

Henüz yorum yok

İlk yorum yapan sen ol.

12.24.2025

 Leyla Erdem Yiğit

İnsanın kirli suyu , doğal su gibi görünür değil , insan bilim yüzyıllardır bu kirin görünür olması için kitaplar yazıyor, sanat yapıyor , araştırıyor, değer üretiyor , uygarlık inşa ediyor. İNSAN, bazan kire aşık OLMAYI , YADA kir'e bulaşmak uğruna İYİ -KÖTÜ İŞLER yapıyor.( Sevgi ihtiyacı) için dostluk kuruyor, sınıyor, sınanıyor, yanılıyor, yanıltıyor..🙂 Kısacası kirin ve temizin sarmaş ,dolaş olduğu deneyimlerin serüveni hayat değil mi..🙂? İNSAN BİLİM NE DEMEK diye sorsalar  ; İNSAN kirini GÖRÜNÜR KILMAK İÇİN ZAMANA ÖZGÜ  KİR VE TEMİZİN KAVRANMASI ÇABASIDIR BİR BAKIMA DERDİM.    Bu nedenle de insan bilimin erdemli eller TARAFINDAN  yapılması çok değerlidir. Bilimi yapan ve salık veren de kirli olursa halimiz
yaman olur..!

12.22.2025

 Değerli Yılmaz Özdil,

Demokrasi ve insanlık kahramanı UĞUR MUMCU, vaktiyle okuyucuların güven ve soluk almak kaynağıydı. Benim kuşağım olan 70-80 kuşağı U.MUMCU ve o'na yakın akademisyenler ile soluk alıyorduk. Onları okudukça ve dinledikçe İç dünyamız aydınlanıyor ve şimdi yaşadığımız günlerin filizlendiği alacakaranlığın koyulaşmasına karşı direnmek ve engel olmak gücü kazanıyorduk. GENÇLİK ve MASUM HALK; UĞUR Mumcu , A.TANER KIŞLALI, MUAMMER AKSOY, BAHRİYE ÜÇOK GİBİ AYDIN OLAN AKADEMİSYEN VE GAZETECİLERE, adalete , hukukun üstünlüğüne, vicdan kavramına ,erdemin - doğruluğun kazandıracağı sonsuz saygınlığa, Tanrı'ya inanır gibi inanıyordu. ONLAR YANSIZDI. "İRFANI HÜR VİCDANLARI HÜRDÜ"Başka anlatımla bilimseldiler. Bağımsız idiler. Ve çok çalışkan , EMEK veren İNSANLARDI. İnsanlık UTANMAYI bildiği için mi O AYDINLARI ÜRETTİ, YOKSA ONLAR ÇOK BÜYÜK OLDUKLARI İÇİN Mİ ORTAYA ÇIKMIŞLARDI bilemiyorum. 1980 12 EYLÜLÜNDEN ÇOK ÖNCEYDİ. EVLİLİĞİMİN ÇOCUKSUZ İLK DÖNEMLERİNDEYDİM. Ankara'da Kızılay'DA DİVAN OTELİ SİRASINDA Kİ CUMHURİYET GAZETESİNİN ANKARA BÜROSUNA SOĞUK BİR KIŞ GÜNÜ GİTTİM. KAPIDA Kİ GÖREVLİ'YE gazeteci Uğur Mumcu 'yu görmek istediğimi ilettim. Sıcak kanlı genç bir adam "tamam" dedi. Bir kaç dakika geçmedi dar bir yazı odasında UĞUR MUMCU karşısındaydım. Bir saate varan yığınla konuyu konuştuk. " iyi ki çocuğun yok, çocuğunla harap ederlerdi seni.." dedi. O zaman tarikat ve cemaatler henüz ürkek, çekimser, dikkatli ve lokal örgütleniyorlar, ancak mahalle temizlği yapıyorlardı. Bursa cemaat ve tarikatlerin konforlu olduğu kentlerimizden biriydi. Ben de "BURSA OLAY" GAZETESNDE köşe yazıları yazıyordum. Uğur MUMCU 'YA örnekler götürdüm. İnceledi, Büyük tevazu gösterdi birkaç köşe yazımı okudu bile.. Ömrümce unutamayacağım asalet dolu gözlerinde ki ışık keskinleşmişti. Analiz yaptı. Yüreklendirdi. Dayanamadım ağladım.. . O asaletli, aydın ve insan adam ile yeniden görüşmek üzere vedalaştım. Ogünden bu güne yıllar geçti. "12 EYLÜL 1980 DARBESİNİ" yaŞadım. MESLEĞİMDEN İKİ YIL İHRAÇ EDİLDİM. ÇİLE, EZA, ÖFKE, YAPAYALNIZLIK, CEHALET VE YALAN DERYASINDA BOĞLDUM.
Değerli Yılmaz Özdil, hayat kesitimden minik notumu sizin değerlendircek yüksek düzeyinize inanmam nedeniyle yazdım. Sizi, okumak için ÇOK TA zamanIMI AYIRMAZDIM. .Ta ki Sn İPEK ÖZBEY ile "Kırmızı Beyaz"programını özenle dinledikten sonra hakkınızda ki değerlendirmem tamamen değişti. Sizi ÇOK ZEKİ ,İNSAN, BİLİMSEL-analitik ve güvenilir buldum. 1990 yılından bu yana İZMİR'DEYİM. Mavişehir'de oturuyorum. . ABD de EMAYTİDE doktora yapmış, ŞİMDİ ABD OLAN TEK oğlum var. Kültürel derinliği var zannedilen bir mahallede oturuyorum. Burada demokrasiyi neden kuramadığımızı, 500 yıl daha kuramayacağımızı düşünmekten kendimi alamıyorum. Sizi görmek şansım olursa anlatacaklarım çok uzun olacak. Ortalama on bin lira aidat ödentisi ile AYLIK, 15 milyonu aşan finansman ile işletme projesi olan BİR SİTEDEYİM. BLOK yönetimleri İLE İÇ İÇE OLAN "AL GÜLÜM VER GÜLÜM " ALIŞVERİŞİNİN NORMALLEŞTİĞİ BLOK ve SİTE yönetimlerini irdelemenizi ne çok isterim. Size ulaşabilmek ümidiyle, sevgi ve saygılariımı bidiriyor, hayat sevinci diliyorum.
leyla erdem yiğit22 aralık 2025