Sayfalar

3.12.2026

 Düşünmek ve sorgulamak aklın güzelliğidir. L.E.Yiğit


 GALİP ERDEM                                                                                                                           Galip Erdem, Fındıklı’da “Ofluoğlu” adı ile bilinen bir ailedendir. Babası nahiye müdürlüklerinde bulunmuş Rasim Bey, annesi Pehlivanoğullarından Zekiye Hanımdır. Galip Erdem ailenin tek çocuğudur.

İlkokulu Fındıklı 11 Mart İlkokulunda bitiren Galip Erdem, babasının memuriyeti dolayısıyla, ortaokulu Bitlis ve Siirt gibi illerde tamamlar. Babası Erzurum Narman nahiye müdürlüğüne tâyin edilince, Galip Erdem de Erzurum’da lise tahsiline başlar ve 1949 yılında liseyi pekiyi derece ile bitirir.
8 Kasım 1951’de başlayan yedek subaylık görevi, 31 Ekim 1952’de teğmen rütbesiyle biter. Ve 27 Nisan 1953’te PTT Genel Müdürlüğü Ankara Yenişehir Şubesinde ilk olarak memuriyete adımını atar. 7 Temmuz 1954 tarihinde memuriyetten istifa eden Galip Erdem Maliye Bakanlığı Millî Emlâk Genel Müdürlüğünde tekrar memuriyete başlar. 6 Ocak 1955 yılında bu görevinden ayrılır. Daha sonra İETT idaresinde takip memuru olarak işe başlar (7.7.1956). Ertesi yıl bu görevinden de ayrılır ve GİMA T.A.Ş.’ ye girer. Bu arada sigortalı olarak 476 gün çalışır (3.8.1959). Bu arada Ankara Hukuk Fakültesinden mezun olur.
23 Kasım 1959’da Bayındırlık Bakanlığında Tevfik İleri’nin müşavirliği görevine başlar. Bu görevi uzun sürmez. “Tercüman" imzasıyla fıkralar yazar (1 Ağustos 1961). Yeni İstanbul Gazetesinde fıkra yazarlığına devam eder (1.1.1962) ve İzmir’de avukat İhsan Koloğlu’nun yanında avukatlık stajını tamamlar (1963).
10 Mart 1965’te Zafer Gazetesinde fıkra yazarlığını sürdürür. Aynı çalışmaya Babıâlide Sabah Gazetesinde devam eder. 1.7.1966 tarihinde Millî eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları Müdürlüğüne müşavir olur. 2.4.1969’da tekrar fıkra yazarlığına başlar ve “Bizim Anadolu” Gazetesindeki bu çalışması, 31 Aralık 1969’a kadar devam eder.
Galip Erdem, daha sonra Başbakanlık Plân ve Prensipler Dairesinde danışman olarak görev alır . 30.06.1973 tarihine kadar, danışmanlık görevini sürdürür.
1.2.1974’te Ortadoğu Gazetesinde tekrar fıkra yazarlığına başlar. 10.09.1975’te Başbakanlık Müşaviri olur. 22.07.1981 tarihinde Turizm ve Tanıtma Bakanlığında Genel Müdürlük Müşavirliğine nakledilir ve 24.02.1982’de yirmi yıl üzerinden emekli olur. Avukatlığa başlar. Bu süre altı yıl devam eder. Mamak’ta görülen ünlü MHP ve Ülkücü Kuruluşlar dâvasının avukatlığını üstlenir. İnsanüstü gayretlerle fedakârane bir şekilde çalışır.
1987’de Merzifon Yağlı Tohumlar A.Ş.de yönetim kurulu üyeliği, Konya Şeker Fabrikasında denetçilik görevinde bulunur. 1987 yılında Sosyal Güvenlik Eğitim Vakfı Başkanlığı vazifesini üstlenir. Daha sonra bu görevinden ayrılmak zorunda kalır.
15.8.1989’da Namık Kemal Zeybek’in bakanlığı döneminde Kültür Bakanlığı APK Başkanlığına APK uzmanı olarak tayin edilir. Daha sonra üçlü kararname ile Bakanlık Müşavirliğine getirilir (17.9.1990). Bilâhare, Türk kültürüne antipatisi olan Fikri Durmuş Sağlar tarafından müşavirlikten alınıp 7.5.1992’de aynı bakanlıkta tekrar APK uzmanlığına tâyin edilir.
Bu görevde iken 10.3.1995 tarihinde yaş haddinden emekli olur. Böylece 26 yıl beş ay hizmeti dolayısıyla birinci derecenin dördüncü kademesinden emekliliğe hak kazanır.
1966’da evlenen ve 1974’te boşanan Galip Erdem’in 1969 doğumlu Bilge Erdem adında bir kızı vardır.
12 Mart 1997’de Çarşamba gecesi saat 22.10’da Ankara Gazi hastanesinde vefat eder
Cenazesi 14 Mart 1997 Cuma günü öğleyin Kocatepe Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Cebeci Asri Mezarlığına defnedilir.
Galip Erdem, Karakedi(1950), Türk Yurdu (1959), Tercüman (1960), Ölçü (1960), Son Havadis (1961), Yeni İstanbul (1962-1963), Düşünen Adam (1962) Babıâlide Sabah (1965), Zafer (1966), Bizim Anadolu (1969), Devlet (1969), Töre (1971), Bozkurt (1974), Ortadoğu (1974), Hergün(1977), Ocak (1971), Yeni Sözcü (1981), Bakış (1981), gazete ve dergilerinde köşe yazıları, fıkralar ve makaleler yazar.
1958-1960 yıllarındaki Türk Ocakları Merkez Heyetinin yayın organı Türk Yurdu Dergisinin Genel Yayın Müdürlüğü görevinde bulunur.
6-7 Eylül 1955’te, hâdiseler dolayısıyla, Topkapı-Çapa dolmuşunda iken gereksiz ve sebepsiz yere içindekilerle birlikta Emniyet Müdürlüğüne getirilir. 45 gün Selimiye Kışlasında gözaltında tutulur ve daha sonra süçsuz olduğu anlaşılarak serbest bırakılır. 54 kilodan 39 kiloya düşer.
Galip Erdem’in ilk yazısı “Beşsanat” adlı bir dergide yayınlanır. 1948’de yayınlanan şiirinin adı “Bayrak”tır.
Galip Erdem’in yayınlanmış eserleri şunlardır:
Ülkücünün Çilesi (1975)
Sosyalizm ve Milliyetçilik üzerine Mektuplar (1975)
Suçlamalar (iki cilt)
Mektuplar (1984)
Galp Erdem’in kitap haline gelmemiş yüzlerce yazısı bulunmaktadır. Ayrıca yayınlanmamış altmışa yakın şiiri mevcuttur.
Galip Erdem yazılarında pek çok takma ad da kullanmıştır. Bunlardan Bilge Erdem, Elif Bilge, Murat Bilge, İlteriş Metin, Mehmet Rasim, Aptalî bazılarıdır.
Orhan ARSLAN

3.04.2026



 16 nisan 2017 de ki referandumda HAYIR ÇOĞUN olmaz ise , 2018 ilişkin kötü hayalimi paylaştm.....

Ajanslar diyecek ki : 3 Mart 2018 ,......sabahın ilk ışıklarında ....evleri arandı. Kalpaklar bulundu ve tutuklandılar.......!
AYRICA 03 mart 2011 tarihinde yazdığm BAŞKA başlıklı şiirim bu güne çok uygun ! bir kaç satır değişikliği ile bilginize sunuyorum. Sevgilerimle
03 MART2017
BAŞKA ,
Bu akşam karanlığı , başka karanlık..!
Tutuşursak el, ele ..
Ellerimiz ışık yakacak..
Korkma , unutma !
Bu karanlık başka olacak !
El , ele tutuşmak ışıtacak..!
Ortaklık sevinci dünya kuracak .
Unutma ..bu karanlık başka olacak.
mağaralarda gerileceğiz..
Tut , tut insanlığını ellerinle
mağaralar erisin ,
ve göğersin...
Hazırlan , unutma , korkma !
Hayır de kötülük tuzağına,
Hayır de ışığı kovanlara
ve çetin !
ve başka !
Hayır de, tut insanlılğln ellerini,
Ortaklık sevinci ekildikçe yeşerecek
Unutursan kendini karanlık hayat bulacak ,
O kez, sen, ben, iyilik,adalet, aşk ve özgürlük ölmüş olacak
Tohumlarımız toprakta kalsada ,
Yeşermesi çocuklarımızın ,çocuklarına kalacak!
Unutma !
Bu gelecek karanlık başka olacak...
leyla erdem yiğir / 03.03.2011
Onlar; kötüler ABAT olamasın , padişahlık PAYİDAR OLMASIN diye ÖLDÜLER...!


 ŞEHİTLER,

Ulu şehitler,
İnsanlığın altın yüzü,
Ulusun vicdanı,
Acının deryası , annelerin ciğer paresi ŞEHİTLER..!
Siz, ULU şehitler.
Toprağın soyağacı, tarihin kalemi, silahın zırhı.
Ey ... ULU şehitler!
Kalkın düştüğünüz topraktan,
İki yüzlü kötüleri açıklayın.
Kaldırın tüm perdeleri , yok edin korkuları .
Adaleti çağırın , hukuku not edin.
Yurtta sulhu , cihanda sulhu verin bize .
Verin bize,
Verin bize.
Sağ kalalım , yok olmasın çocuklar,
Masumiyet BOĞULMASIN"kıllı,siyah örümceğe benzer ellerde"..
İyilik güneşten olsun.
Gelecek senin kadar büyük olsun.
Ölmesin ölmeden.
Şehitler , ey...ulu şehitler .!
Bizim ŞEHİTLER ,
Tarihin aydınlığına akan şehitler
leyla erdem yiğit
04 mart 2018 TSK Afrin-Suriye'de

3.03.2026

 BAŞKA ( Ajanslar :.......evleri sabah ışıklarında arandı , kalpaklar bulundu ve tutuklandılarrrr.....haberini verdi )

BAŞKA,

Bu  akşam  karanlığı ,  başka karanlık !

Tutuşursak el ele,

Ellerimiz ışık yakacak,

Sönenler , tekrar yanacak.

Korkma , unutma !

Bu karanlık başka olacak ! 

El , ele tutuşmak  ısıtacak ..

Ortaklık  sevinci , bir dünya   kuracak.

Unutma , bu karanlık başka karanlık..

Mağaradan da  soğuk olacak..!

Ellerinde  insanlığın olsun ,

                  Tüm mağaralar erisin..

Hazırlan , , unutma , korkma !

Bu karanlık başka olacak..!

3 mart 2011  leyla erdm yiğit.

 

3.01.2026

01 MART 2015 TARİHİNDE  ÖNAY ALPAGO'YA YAPTIĞIM ELEŞTİRİDİR. Leyla Erdem Yiğit Kıymetli Önay Hanım , şef garson "adınızı lavaşa yazmış ya!" TC ne artık hiçbir şey olmaz....Üniter devlet yıkılmaz ,vatan bölünmez ! Seçimlerde solcular, aydınlar ve ahlaklı insanlar yirmi milyon oy ile tek başına iktidar olur... Sanat yaygınlaşır . bilim hayata girer. İnsan nesnel olacak kadar eğitilir...Doğru bilgilenir. Duygularını aklın eşliğinde kullanır ve yönetir. Ve çokkkk mutlu OLURUZ :)) Siz eski bir bakansınız Eleştirmeye daha çok uygunsunuz. Bu sayfaları ekranlara sıkışacak övgülerle harcamak yerine insan bilincini değiştircek bilgiler yazsanız, kötülükleri apaçık karşı dursanız ne iyi olacak...... Eski bir popülist ve bomboş beyinli kadın politikacıyı bu türden eleştirdiğim için beni listesinden çıkarmıştı.....Siz de koşullu mu olgun ve iyilikli davranırsınız hiç bilemiyorum. ......İnsan , psikolojide , hele hele S.Freud'a göre koşullu seven canlıların başında geliyor ama sizin bu gerçeği aşıp aşmadığınızı kestiremiyorum. Saygı ile.



 AH...ÇOCUK !

Şiir yazmak saatimde değilim,
İnsanlığın köteklenmesinden yoruldum!
Kelepçeli ellerinde, utanç boğulmuş,
Geleceğin öldürülmüş çocuk,
Uçuk benizli çocuk.
Kalın enseli siyaset mafyası yuttu seni !
Utanan kimse yok,
Vicdan hasta !
Uçuk kalpli,kent haydutları tepemizde!
Siyaset mafyası kapımızda,
Korkuyormusun ?
Dünyanın bütün anneleri bileklerini tutuyor!
Çocuk sesinde ve seninle ağlıyor !
Kim olursan ol,
Bırakmayacaklar ellerini, Yüreğimde saklısın çocuk! Korkma !
Diren ki,
Uyansın insan,
Ay düşsün sulara,
Güneş batmasın ufuklarda,
Diren çocuk!
Ses ol dünyaya.
leyla erdem yiğit Mart 2014